22
Şubat
2026
Pazar
YAŞAM

'O an benim en mutlu ânımdır'

“O an benim en mutlu ânımdır”

Çoğu zaman medyada çıkan haberlerde, vakalara geç kalmaları nedeni ile eleştirilen ambulans şoförlüğünü bir de ambulans şoföründen dinlemek istedik. Mesai saati bilmeden, en hızlı şekilde hastasını hastaneye yetiştirmeyi kendisine görev bilen İlyas Ortakçı bakın mesleği ile ilgili neler söylüyor.

O an benim en mutlu anımdır diyen Özel Bolu Ambulansı sahibi ve aynı zamanda ambulansının şoförü olan İlyas Ortakçı “O anı” şu şekilde anlatıyor. “Mesaimiz ve mesafemiz yoktur bizim. Hastayı yada yaralıyı olduğu yerden aldığımız andan itibaren hayat bizim için durur. Sadece ambulans, yol ve hasta vardır. Hastane ise tek hedefimizdir.”

“O an”a kadar başlarına birçok şey geldiğini söyleyen ve soğukkanlı olmaktan başka çarelerinin olmadığını ifade eden Ortakçı “Arkamızda hastaneye yetiştirilmek üzere can taşıyoruz biz. Çok hızlı olmak zorundayız. Hızlı olduğumuz kadarda atik, dikkatli ve çevik olmalıyız. Kimi zaman bize yol vermeyenler oluyor. Hatta bizle yarışa tutuşanlar, yolun kenarına atmak isteyenler, sıkıştıranlar oluyor. İnanması güç ama yol istediğimizde arabalarının camlarından bize silah gösterip de yol vermeyenler bile oluyor. İşte bu durumlarda serinkanlı olmaktan başka çaremiz kalmıyor” diyor.

Yollarda başlarından geçen bin bir şeyden sonra hastalarını hastaneye yetiştirmekle işlerinin bitmediğini söyleyen İlyas Ortakçı “Hastaneye yetiştirmekle işimiz bitmez bizim. Bir sedyeden öbürüne atıp kaçmak değildir ambulansçılık. Hastaya yatış alana kadar işlemlerini takip etmek ve güvenle yattığını bilmek bizim için önemlidir” şeklinde anlatıyor ambulansçılığı.
“O an” mı? Ortakçı’nın “O an”ı anlatırken heyecanı gözlerinden okunuyor. Ortakçı “Hastayı sağ-salim hastaneye ulaştırmak onu doktorlara emanet etmek çok büyük bir mutluluk. İşte “O an” benim bu işi yapma sebebim, hastam doktoruna sağ-salim ulaştığı zaman kendimle gururlanıyorum” diyor.

3 adet ambulansı olan İlyas Ortakçı 44 yaşında ve 8 senedir bu işi yapıyor. Ambulansında hiç hastasının ölmediğini söylerken en çok etkilendiği ve hiç aklından çıkmayan günlerin ilimizde yaşanan deprem günleri olduğunu söylüyor. O günlerde 33 gün yastığa başını koymadan çalıştığını ifade ederken, “O günlerden kalan kötü anılar, her hastamın hastaneye ulaşması ile biraz daha siliniyor” diyor.

Mert Uğurlu - Kenthaber / Bolu
Yayın Tarihi : 12 Aralık 2005 Pazartesi 14:18:00


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?