
Bursa'da yapılan ortak akıl mitingine katılmadıkları gerekçesi ile 'Genel merkez kararlarına uymamayı alışkanlık haline getirmek' suçlamasıyla görevden alınan Eğitim-Bir-Sen Düzce eski il yönetimi açtıkları davayı kazandı.
Konu ile ilgili olarak bir basın toplantısı düzenleyen, Eğitim-Bir-Sen Düz Şubesi Eski yönetimi üyeleri de bilgilendirdi.
Eğitim-Bir-Sen Düzce Şubesi eski İl Başkanı ve Delegesi Ömer Tokgöz, 2001 yılında Kamu Görevlileri Sendikalar Kanunuyla Düzce'de kamu çalışanlarının haklarını savunmak, sivil toplum bilincini yükseltmek, çalışmalar yapmak amacıyla kurulduklarını belirterek, "Bir avuç gönüllüyle sendikal mücadeleye başladık. 8 yıl boyunca yaptığımız çalışmalarla ilimizde ve ülkemizde pek çok ilki gerçekleştirerek Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen'i birer marka ve itibar edilir bir güç haline getirdik. Bu kazanımlar ve ortaya konan eserler ilkeli, azimli ve gönüllü çalışmanın eseriydi. Bu başarılar taraflı tarafsız her kesimin takdirini kazanmış ve örnek alınmıştır. Sendikamızı başarılı kılan, ilkelerimiz doğrultusunda hareket etmemiz ve duruşumuzdan taviz vermememizdir.Bu ilkeli duruşumuzu iki yıl önce kendi genel merkezimize karşı da gösterdik. Düzce Memur-Sen'e bağlı sendika il başkanlarının istişare toplantısında alınan Bursa'da yapılacak 'Ortak Akıl Mitingine' katılmama kararını uyguladığımız için, Eğitim-Bir-Sen Genel Disiplin Kurulu genel merkez kararlarına uymamayı alışkanlık haline getirme suçlamasıyla 16 Eylül 2008 tarihinde şube başkanı olarak şahsım ve şube sekreterimiz Musa Dursun, sendikal görevlerimizden uzaklaştırıldık. Geri kalan 5 yönetim kurulu üyesi, denetim ve disiplin kurulu üyeleri ve bütün ilçe başkanları ve yönetimleri ile birlikte bu demokrasi ayıbı kararı protesto etme maksadıyla görevlerinden istifa ederek, sendikal mücadele ve demokrasi tarihimizde ender görülen demokratik bir tavır sergilemişlerdir. Bu onurlu davranışa karşılık, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi mevcut durumu fırsat olarak görmüş, bir sivil toplum kuruluşuna yakışmayacak tarzda keyfi bir kararla kendisine ram olacak bir grup üyeyi il yönetim kurulu üyeleri olarak atamıştır. Yapılan bu atama 4688 sayılı Sendikalar kanununa ve iç tüzüğe aykırıdır. Bu durumda yapılması gereken işlem görevden alınan ve istifa eden yönetim kurulu üyelerinin yerine, seçilmiş olan yedek yönetim kurulu üyelerinden en çok oyu alan üyelere çağrı yapılmasıdır. Durum bu kadar sarih ve net iken yedek yönetim kurulu üyelerine hiçbir çağrı yapılmamış, hatta yedek yönetim kurulu üyeleri yazılı olarak görev talep etmelerine rağmen kendilerine herhangi bir cevap verilmemiştir. Ayrıca 19 Kasım 2008 tarihi itibarı ile delegelerimizin üçte ikisi olan 79 delege yazılı olarak yaptığı olağanüstü kongre talebi de yerine halen getirilmemiştir. Bu durum açıkça kanun ihlalidir" dedi.
Atanan yönetimin en geç 6 ay içinde olağan üstü kongreye gitmesi gerektiğini bildiren Tokgöz, "Yönetime atanan üyeler tüzüğümüze göre en geç 6 ay içerisinde şube olağanüstü genel kurulunu gerçekleştirmek zorundadır. Buna rağmen 2008 Kasım ayında atanan yönetim kurulu 20 aydır seçim yapmadan Düzce İl yönetimini işgal etmektedir. Yaşananlar sendikamız için bir ayıptır. Bu ayıbın sorumluları bugün sivil toplum ve demokrasi havarisi görünenlerdir. Tek bir üzüntümüz var. Bu üzüntümüzün sebebi, bir sivil toplum kuruluşu olarak marka haline getirdiğimiz bu kurumun seçilmişler yerine atanmışlar tarafından yönetilmesi, hukukun ve meşruiyetin çiğnenmesi, hak savunmak için kurulmuş bir yapının haksızlığa çanak tutmasıdır. Nitekim biz de yasalardan doğan hakkımızı kullanarak meseleyi hukuki yollarla çözmeyi tercih ettik. 19 Ocak 2009 tarihinde Ankara 10. İş Mahkemesinde dava açtık. Mahkeme, 19 Nisan 2010 tarihinde 8. celse sonunda davayı karara bağlamıştır. Yargıtay'ın da aynen tasdik ederek, onadığı hüküm şu şekildedir: 'Düzce Şubesi yeni yönetim kurulunun seçilebilmesi için olağanüstü genel kurulunu toplanmasına, gerekli iş ve işlemlerin davalı sendika genel yönetim kurulunca yerine getirilmesine, dava masraflarının davalı olan Eğitim Bir-Sen Genel Yönetim Kurulundan alınarak davacılara ödenmesine karar vermiştir' Yani Eğitim-Bir-Sen genel merkezinin bir an önce mahkeme kararını uygulayıp mevcut delegelerimizle olağanüstü kongre yapması kanuni zorunluluk olmuştur. Buna rağmen genel merkez yöneticileri şark kurnazlıklarıyla süreci sarpa sürerek, 07 Kasım 2010 tarihinde olağan kongre yapma kararı almıştır. Yağma yok. Artık kaçacak yeriniz kalmadı. Bu gün itibarı ile, mahkeme kararını uygulamayan yetkililere kararı uygulatma anlamına gelen icra işlem davası başlatılmıştır. Bundan sonra kararı uygulamayanlar hakkında 6 aydan bir yıla varan hapis cezaları söz konusu olacaktır" şeklinde konuştu.
![]() |