
Düzce Üniversitesi 12 Kasım Düzce Depremi'nin 10. yıl dönümünde “Ekonomi, Yapılaşma ve İnsan Boyutlarıyla Düzce 1999-2009'' isimli bir kitap hazırladı.
Kitabın hazırlanması sırasında Doç. Dr. Nigar Demircan Çakar, Yrd. Doç. Dr. Hakan Polat ve Yrd. Doç. Dr. Fatma Eker çeşitli araştırmalar yaparak depremin orman ürünleri sanayisi üzerine etkisi, depremin imar ve yapılaşma üzerine etkisi ve uzun süreli psikolojik etkileri ile ilgili araştırmalar yaptılar. Oldukça ilginç bilgi ve detayların yer aldığı kitap 72 sayfa halinde basıldı. Türkiye Kızılay Derneği'nin desteğiyle 3000 adet basılan kitap 12 Kasım Düzce Depremi'nin 10. yıl anma törenleri çerçevesinde dağıtılacak.
Kitabın yayına hazırlanmasını sağlayan Düzce Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Fatma Eker kitapta yer alan bazı konular hakkında bilgiler verdi. Eker, depremler sonrasında insanlarda halen bir korku süreci olduğuna dikkat çekerek, ''Araştırmadan elde ettiğimiz en önemli bulgu depremin 10. yılında yüzde 67.3 oranında katılımcının yani yaklaşık 2 bin 46 kişinin depremden sonra başlayan ve halen devam eden korkularının olmasıydı. En fazla korkulan şeyler sarsıntı ve gürültü, tekrar deprem olması ve evde tek başına kalmaydı'' dedi.
Eker, doğal afetlerin aniden meydana gelen olaylar içinde yer aldığını ifade ederek, ''Doğal afetler aniden gelen, insanların yaşamlarında önemli değişiklikler yapmasını gerektiren travmatik olaylardır. Doğal afetlerle karşılaşanların ciddi anlamda stres ve gerginlik yaşadıkları, fiziksel, sosyal ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kaldıkları bilinmektedir. Bunların yanı sıra doğal afetlerin tekrarlama olasılığı geleceğe yönelik kaygı ve endişeleri de beraberinde getirmektedir. Deprem gibi kontrol edilemeyen, yaşamı tehdit eden, dehşet uyandıran ve kayıplara neden olan yaşam olaylarından sonra ortaya çıkan psikolojik yıkım, üzerinde önemle durulması gereken bir olgudur. Deprem yaşayan birey aniden ve hiç beklemediği bir anda değişen dünyasına baktığında; bir gün ya da birkaç saat önce yemek yediği, çalıştığı mekanların kısmen ya da tamamen yıkıldığını, yakınlarından bazılarının yaralandığını, kaybolduğunu ve hatta öldüğünü görebilir. Bütün bunlar günlük yaşamın bir parçası değildir. Sıra dışı ve dehşet verici bir özellik taşırlar” diye konuştu.
Kitapta araştırmaya katılanların depreme ilişkin deneyimleri, deprem nedeniyle yaşadıkları kayıplar, depremin yaşananlar açısından anlamı ve depremin psikolojik etkileri gibi konular hakkında da bilgiler yer alıyor.
Düzce Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu ise 12 Kasım Düzce Depremi'nin 10. yıldönümünde, Düzce Üniversitesi olarak farklı bir çalışma yapmak istediklerini ifade ederek ''Depremin; ilimizin en önemli sanayi dallarından birisi olan orman ürünleri sanayisi, imar ve yapılaşma alanları ile insanlarımızın psikolojileri üzerindeki uzun vadeli etkilerini ve son 10 yılda yaşanan gelişmeleri saptamaya karar verdik. Saha araştırmaları yaparak bulgularımızı Düzceli hemşerilerimiz ve tüm vatandaşlarımızla paylaşmayı planladık” dedi.
![]() |