Yurt edinmek kolaydır ancak bu yurdu oluşturacak milletin ikamet edeceği geçimini sağlayacağı havasını soluyup ömrünü geçireceği ve en sonunda da ebedi hayata intikal edeceği toprağı kazanmak gerçek sahibini bulmak ise zordur.
Tarihi yazgılarla sembolleşen olgular
Her koşul ve şarlarla yurt edinilir. Önemli olan, edinilmiş yurdun korunması ve idamesi, geleceğinin teminat altına alınması gerekmektedir ki, bu da geçmişten gelen tarihi yazgılarla ve sembolleşen olgularla sağlanabilir.
Vatan Millet ideolojisi
Kahramanlıkları, vatani ve milleti temsil eden semboller kavramının gelecek nesillerin duygularına aşılamakla mümkün olduğu bir gerçektir. Eski çağlardan günümüze doğru tarihi izlenimlerin gerçeğindeki yurt kavramından hareketle konar göçer, oba, yerleşik düzen ve şehirleşme ortamları içinde liderlik ve sembol fariziyesinin her daim mevcut olduğu görülmektedir.
Sembol olarak seçilen nesne korsan zihniyetinde bile mevcuttur. Ancak yüzyılımızda Vatan - Millet ideolojisini yetişen gençlerimize izole etmenin çağımızın teknolojik kavramlarında bir problem olduğu açıktır. Çünkü aile ocağı, vatan, millet, ulusal din kavramı içinde vatanı ve milleti temsil eden nesnelerin sevgisi insanların ruhlarında değil, kazanılan kavramların içinde olması nedeniyle eğitimin başlangıç noktası olan aile ortamı ile sonraki evrelerde gelişmektedir.
Ayrıca toplum içinde çevre örtüşümleri de bu ortamın kazanılmasında önemli bir faktör oluşturmaktadır. Bütün kavramlar sonradan kazanıldığı düşüncesiyle memleket sınırlarının içinde ve soydaş milletler dahilinde gerçek soy kavramının idolünde aile bireylerine ve eğitim öğretim çizgisinde görev alan eğitimcilere büyük görevler düşmektedir.
Günümüzde yaşam şartları kişinin gelecek uhdesi ile çarpık düzenin elverişsiz ortamı bu görevlerin yerine getirilmesini zorlaştırmakta ve aile kurumu ile eğitim veren kurumları ve çalışanları zor şartlarla karşı karşıya bırakmakta olduğu bir gerçektir. Memleketin iç dış sorunlarıyla uğraş veren hükümetler zaman zaman bu duygusal ortamın yaratılmasına gereken hassasiyeti gösteremediğinden aşağıda belirtilen izolasyon çemberine otomatik olarak dahil olmaktadır..
Olmayacak duaların Aminleri,
Dünya üzerindeki ülkeleri incelediğimizde bu kavramları genç nesillerin dimağlarına işlemek ve onların gelecekte kendi ideolojilerinin kavgasında görmek için akla gelmedik çalışmalar yapmakta ve paralar harcamaktadırlar ki bu çerçevenin çemberinde en çok da memleketimiz hedef alınmaktadır. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ve Osmanlı döneminde de hedef maalesef memleketimizdi. Halen olmayacak duanın aminleri arasında sıkışmış durumda olan bedbahların son taktiği ilginçtir.
Semalarda dalgalanan şanlı bayrağımız
Memleketimizde en son olarak şehitlerimizin kanlarıyla sulanarak şehadetleriyle ulusumuzun semalarında dalgalandırdıkları şanlı bayrağımız üzerinde oynanmakta olan kısmi oyunlar ve provokasyonlarla çirkin olaylardır. Ancak, millet olarak bu türlü hareketlere kesinlikle izin verilmeyeceği ecdadımızın şehitlerimizin ve şanlı sembolümüzün oluşmasında şehadete erenlerin ruhlarını bu oyunların defedilmesindeki azimli mücadelemizle şad edeceğimiz bilinmelidir.
Ay yıldızlı bayrağımız
Olmadık ortamlarda ortaya çıkarak güya kendilerini bağımsız bir millet olarak görenlerle bir takım eskiden yaşanmış muhtemel üzücü olayları her seferinde gündeme getirenlerden başka artniyetli keferelerin de memleketi karıştırma düşünceleri yok değildir. Ancak yurdumuzun semalarında dalgalanan ay-yıldızlı bayrağımızın hiçbir zaman yere düşmeyeceği de bilinen bir gerçektir ki ecdadımız olan Osmanlı zamanında ve de Türkiye Cumhuriyetinin oluşumunda siperden sipere elden ele gönülden gönüle taşınan bu bayrak her daim göklerde dalgalanmış ve dalgalanacaktır.
14.04.2005
Zekeriya ÇAVUŞ
Not: Bu yazıyı 14.04.1993 tarihinde doğan kızım, Kabalak Köyü Şht.Yzb. Beşir Bayraktar İÖO 6. sınıf Öğrencisi Nilüfer ÇAVUŞa, doğum günü hediyesi olarak armağan etmekteyim.