Cihangir, son yıllarda İstanbul'un en gözde semtlerinden biri haline geldi. Yazarlar, gazeteciler, sinema ve tiyatro oyuncuları arasında bir 'Cihangir modası' aldı başını gidiyor. Bu popülerlik, mahallenin eski sakinlerini biraz rahatsız etmiş durumda!
Durun hemen yanlış anlamayın. Ortada gerçek anlamda rahatsız olunacak bir durum yok. Hikâye, Cihangir kahvehanesinin sessiz sedasız el değiştirmesiyle başlıyor. Aslında değişen mekânın sahipleri değil, müşterileri. Kahvehane, yıllardır Firuzağa Cami'nin cemaatine hizmet ediyordu. Namazdan çıkan yaşlı amcalar burada buluşuyor, hem sohbet ediyor hem de çay içiyorlardı. Cihangir, başta sinema ve tiyatro oyuncuları olmak üzere ünlü simaların akınına uğrayınca kahvehanenin de çehresi bir anda değişti. Yaşlı amcaların yerini genç tiyatro ve sinema oyuncuları aldı. Camii cemaati, biraz ilerideki küçük bir çay ocağına gitmek zorunda kaldı. Çünkü çayların fiyatı yoğun ilgiden dolayı üç katına çıkmış. Kahvehane ise genç sinema ve tiyatrocuların 'piyasa mekânı' haline gelmiş. Mekana 'takılan' oyuncular, dikkat çekmek, rol kapmak için yönetmenlerin etrafında adeta dört dönüyor. Kahvehane, yaz aylarında sabaha kadar açık. Bahçesindeki ağaçlar sıcak havalarda serin bir gölgelik oluşturuyor.
Sinan Çetin, Ata Demirel, Yavuz Bingöl ve Cem Özer hemen hemen her gün bu kahveye uğrayanlardan. Gelecek vaat eden sinema ve tiyatro oyuncuları burada seçiliyor, diziler arasındaki oyuncu transferleri burada yapılıyor. Anlayacağınız burası Türk sineması oyuncularına uzun yıllar hizmet eden Yeşilçam kahvehanesini aratmıyor. Çay bahçesinin işletmecilerinden Yavuz Toprak, Cihangir'in özellikle son beş yılda adeta ünlü akınına uğradığını söylüyor. 10 yıldır Cihangir kahvehanesini işleten Toprak, "Beş yıl önce müşterilerimizin büyük bir kısmını mahalle esnafları ve cami cemaati oluşturuyordu. Şimdi ise durum değişti. Cemaat gitti oyuncular geldi." diyor.
Tophane'den 15 kişi getirelim mekânımızı geri alalım!
Aslında bu durum, cami cemaatini biraz rahatsız etmiş. Hatta cemaatten bazıları imama, "Hocam Tophane'den 15 kişi getirelim. Mekânımıza tekrar yerleşelim. Onlar tiyatrocuysa biz de cemaatiz!" demiş. Cami imamı yarı şaka yarı gerçek olan bu sözler karşısında namaza gelenleri sağduyulu olmaları için uyarmış. Cami ile kahvehanenin aynı bahçe içerisinde olması ise bazı ilginçlikleri de beraberinde getiriyor. Mesela cenaze olduğu günler dışarıdaki masaların yarısı toplanıyor. Diğer yarısında ise müşteriler oturmaya devam ediyor. İmam, bir yandan cenaze namazı kılınırken bir yandan da 'modern hayatın ve koyu bir sohbetin' devam ettiğini söylüyor. Cemaatten Ali İhsan Doğru, son birkaç yıldır kahvehaneye uğramadığını belirtiyor. Doğru, gençlerin arasında kendini biraz yalnız hissediyor. O yüzden yaşıtlarıyla birlikte bir sokak ötedeki çay ocağına gidiyor. Kahvenin biraz aşağısına açılan Plato Film, bu değişimin en büyük nedeni. Yılmaz Erdoğan'ın Cihangir'den bir apartman satın alması ve burada genç tiyatrocular yetiştirecek olması da semte ayrı bir atmosfer kazandıracak.