"İstanbul Kapalıçarşı'da tuvalette sıra bekleme sebebiyle çıkan silahlı ve bıçaklı kavgada aynı aileden 3 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı."
2003 yılında yaşanan bu olayın benzeri dünyanın hiçbir medeni ülkesinde hayal bile edilemez. Oysa Türkiye'de hiç de şaşırtıcı olmuyor. Devletin verdiği silahlarla 44 kişiyi gözünü kırpmadan öldürenlerin olduğu bir ülkede üç kişinin "Niyazi" olmasının lafı mı olur!
Kapalıçarşı, 47 bin 600 metrekare alana kurulu, 600 yıllık tarihiyle adeta yaşayan bir müze. Dünyanın ilk alışveriş merkezi. Bugün dünyada perakende sektöründe uygulanan birçok iş modelinin kaynağı.
50 bin kişiye 1 tuvalet
60 sokakta, 4 binin üzerinde dükkân, 5 restoran, 16 kafe bulunuyor. Altın ve döviz ticaretinde önemli bir yere sahip. 25 bin kişi çalışıyor. Günde 250 ile 400 bin kişi arasında insan ağırlayan bu tarihi eserin durumu ise vahim. Hor kullanılmaktan yorgun düşmüş.
Sahipsiz...
Mülkiyet sorunları yüzünden esnafın kafasına göre takıldığı, rölevesinin bile yeni çıkarıldığı Kapalıçarşı'da yani bu dev alışveriş merkezinde kaç tuvalet var dersiniz? Kapalıçarşı'da 5, hanlarda 6 adet. Yani 50 bin kişiye bir tuvalet düşüyor.
Binlerce dolara halı satılan turistler tuvalet aradığında komik manzaralarla karşılaşıyor, pislik karşısında dehşete düşüyor.
Bu durumdan Elginkan Holding'in bir sosyal sorumluluk projesi sayesinde haberdar oluyoruz. Türkiye'nin bir vakıf tarafından yönetilen tek şirketi Elginkan Holding, 7 ay süren mücadelesini başarıyla sonuçlandırarak Kapalıçarşı Esnafları Derneği'ne ait 3 tuvaleti son derece modern ve hijyenik ürünlerle yeniledi. Kamuoyuna duyurmak için de bir sohbet toplantısı düzenledi.
Modern tasarımlı lavaboların alt kısımlarının cam mozaik olduğunu, kubbelerin yüksekliğinin ise ferforje asma tavan eklenerek Kapalıçarşı'nın tarihi dokusuna uygun hale getirildiğini belirten Fırat, çarşının ciddi sıkıntılarından söz ediyor. Mülkiyet sorunları nedeniyle çarşının yenilenmesi, düzenlenmesi gibi konularda büyük sorunlar yaşadıklarını, esnafın elindeki bu kıymetli değere sahip çıkmadığını söylüyor. Bu sorunlardan ziyaret edenlerin yarısının kadın olmasına rağmen kadınlar tuvaletinin sadece bir tane olduğunu anlatan Fırat, Elginkan'ın adımıyla önemli bir engelin aşıldığı görüşünde.
7 ay izin için uğraştılar
Elmor AŞ Genel Müdürü Hakan Günderen çarşının en temel ihtiyaçlarından biri olan tuvaletleri yenileme projesinin aynı zamanda kültürel bir mirasa sahip çıkma misyonundan geldiğini belirtiyor. 7 ay izin için uğraştıkları projeyi 1 ayda bitirdiklerini anlatan Günderen, istenirse tüm tuvaletlerin aynı proje kapsamına alınabileceğini ekliyor.
İş tabii ki üç tuvaletin düzenlenmesiyle bitmiyor. Dernek başkanı ve üyelerinin ısrarla birlikte yapmayı önerdiği 2010 Kültür Başkenti projeleri arasına neden giremediğini merak ettiğim Kapalıçarşı'nın bir an önce özel bir ihtimamla ele alınması zorunlu görünüyor.
Dünyanın en ünlü devlet adamlarının ağırlandığı, kralların kraliçelerin hayranlıkla gezdiği Kapalıçarşı'da yaşanan vurdumduymazlığa bakın da ah etmeyin!