22
Şubat
2026
Pazar
YAŞAM

Çorlu'ya kapalı bölge istemi

Çorlu Yerel Gündem 21 Kent Konseyi olağanüstü toplandı. Çorlu Belediye Başkanı Altan Ersin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın, "İstanbul'un göç sorunuyla ilgili olarak Çorlu'nun cazibe merkezi haline getirilmesi" yönündeki açıklamasını "talihsiz bir beyan" olarak nitelendirdi.

Çorlu Belediye Tiyatrosu Tamer Levent Sahnesi'nde düzenlenen Kent Konseyi Olağanüstü Toplantısı'na, Yerel Gündem 21 Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra Çorlu Belediye Başkanı Altan Ersin, İlçe Emniyet Müdürü Muhittin Sert, Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Ersin, İl Genel Meclisi ile Belediye Meclisi üyeleri ve konseyin doğal üyeleri katıldı. Konuşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mimar Kadir Topbaş'ın, "İstanbul Metropolü'nün Planlanması; Marmara Bölgesi'nin Gelişme Stratejileri" seminerinde söylediği "İstanbul'a göçü, yeni cazibe merkezleri önler. Çorlu veya Tekirdağ gibi yeni cazibe merkezleri İstanbul'un nüfus artışını kontrol altında tutar" sözlerini değerlendiren Çorlu Belediye Başkanı Altan Ersin, "İstanbul öğrencilere bile tahammül edemeyecek hale geldi. Bu devlet ve hükümetin politikası değil, sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin düşüncesi. Bizim su sorunumuz var. Devlet Su İşlerinin (DSİ) resmi yazısına göre, yeraltı suyumuz artık yok denilecek kadar az" dedi.

Deri Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan deri fabrikalarıyla boya fabrikalarının yeraltı sularını tüketerek susuzlukla büyük bir çevre kirliliğine neden olduğunu dile getiren Başkan Ersin, "Çorlu kapalı bölge ilan edilmeli. Biz sanayiye karşı değiliz. Yeraltı sularımızı çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakmakla yükümlüyüz. İstanbul'un göç sorununu çözüme kavuşturacağız diye Çorlu ve Tekirdağ'a yönlendirilmesiyle 2-3 yıl içinde 1 milyon kişi bu tarafa gelir. O zaman biz ne yaparız?" diye konuştu.

Çorlu'nun tüketen yeraltı suyuyla ilgili olarak teknik bilgiler ve bilimsel veriler aktaran Trakya Üniversitesi Çorlu Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Halim Orta ise, Trakya topraklarının ülke topraklarından 2 katı kadar daha verimli olduğunu dile getirerek, "Hedefimiz yer üstü su kaynaklarının kullanılması olmalıdır. Türkiye'deki potansiyel su kaynaklarına göre, kişi başına bin 600 metreküp su düşüyor. Ülke genelinde ortalama kişi başına 400 metreküp su kullanılıyor. Trakya bölgesinde ise bu rakamlar çok daha düşük ve kişi başına 300 metreküp su potansiyeli düşerken, bunun sadece 150 metreküpü kullanılıyor" ifadelerini kullandı.

Trakya bölgesinin sit alanı ilan edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Orta, "Trakya bölgesinde yer alan yerel yönetimler örgütlenmeli. Trakya bölgesinde su ve çevre meclisi kurulmalı. Çerkezköy, Çorlu, Lüleburgaz ve Muratlı dörtgeninde bin 350 adet faaliyette olan fabrika var. Söylediğim her şey bilimseldir, bölgenin musluk suyu 10 sene sonra akmayacak. Bu gece eve gittiğinizde bir saatliğine su şebekesinin ana vanasını kapatın ve çekeceğiniz sıkıntıyı bizzat yaşayın, sonra bunu tüm gün, tüm hafta ve tüm yıl yaşayacağınızı gözünüzde canlandırın" dedi.

.
Yayın Tarihi : 23 Aralık 2005 Cuma 12:47:32
Güncelleme :24 Aralık 2005 Cumartesi 17:27:31


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?