
Bakan Çelik, partisinin Yalova İl Teşkilatı tarafından düzenlenen 2. Danışma Meclisi toplantısına katıldı. Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen toplantıda partililere hitap eden Bakan Çelik, 12 Haziran'da yapılacak genel seçimin oldukça önemli olduğunu söyledi. Çelik, "12 Haziran seçimi gelişime, değişime, kalkınmaya, demokrasiye, özgürlüklere, dünyaya entegre olmaya devam mı yoksa tamam mı seçimi olacak. Bu seçim inanın Türkiye'nin kader seçimi. Son derece önemli bir seçim. 12 Haziran karar günü. Bunun bilincinde olaya bakmamız gerekiyor, bunun bilincinde siyaset arenasında olmamız gerekiyor" dedi.
Muhalefetin güçsüz kaldığını söyleyen Çelik, AK Parti iktidarının birçok şeyi başardığına dikkat çekti. "Biz millet dedik. Yılmadık, yıkılmadık, milletin dertleriyle dertlendik. Çok şükür birçok şeyi de başardık" diyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir şeyi başaramadık. Ne biliyor musunuz o? Muhalefetin ufkunu genişletebilmeyi başaramadık. Bu olmadı. Türkiye'nin uluslararası arenada kredi derecelendirme kuruluşlarında negatiften pozitife geçmek, bir puan artışı sağlamak çok zor bir olay. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak kredi derecelendirme kuruluşlarında negatiflerimizi pozitife çevirdik, ama muhalefetin pozitif düşünmesini sağlayamadık. Muhalefet her alanda karamsar. Hangi konuyu alırsanız alın yalnız karamsar tablolar çiziyor. Ekonomide öyle, sosyal hayatta öyle, icraatlarda öyle. Yapılanların hangisini reddeceksiniz? Hangisini kabullenmeyeceksiniz? Hangisine karşı attığınız iftiralardan dolayı yan yana gelince mahkum olmayacaksınız? Mümkün mü karşımızda durabilmeniz? Bunların ufuklarında ufuksuzluk var. Onu çözmüyorlar. Zannediyorlar ki Türkiye karanlık. Ya problem sensin, sen."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da eleştirilerde bulunan Çelik, "Sayın Kılıçdaroğlu, 1992 yılında genel müdür. Ne vardı o zamanlar. İki anahtar vardı. Kim ne veriyorsa 5 puan ben fazla veriyorum. O dönemde genel müdür olanların o huylarını terk etmeleri pek mümkün değil. Zannediyorlar ki Türkiye 1992'de. Türkiye 2011'de ey Kılıçdaroğlu. Söz veren ama umut vermeyen bir siyaset. Söz veren ama güven vermeyen bir siyaset ve söyleminde istikrar olmayanın eyleminde de bir istikrar olmayacak" diye konuştu.
"MİLLET ÇAKMALARA İTİBAR ETMEZ"
Çelik, ana muhalefet partisini 'taklit yapmak'la suçlayarak, "Ana muhalefetin genel başkanı ve onun uzantıları bir şeyi çok iyi yapıyorlar. Nedir o, taklit. Taklit yapmaya başladılar. Eski genel başkanlarının böyle bir huyu yoktu. O saat 10.00'da kalkardı, gazetesini okurdu, 12.00'ye doğru partiye giderdi, akşam saat 5'te evine dönerdi. Akşam yemeği muntazamdı. Düzenli bir hayatı vardı. Ama yenileri baktılar ki öyle gitmiyor bu iş. Biz muhalefetin alanda olmasından, bu işlere ilgi duymasından, siyaset
yapmasından rahatsız olmayız. Ama taklit yaparsanız bilemiyorum neticesi ne olur. Başbakanımız Diyarbakır'a gitti. Ben de gideceğim dedi, gitti. Başbakanımız askeri birliklere gitti. Ben de o birliğe gideceğim dedi, gitti. Başbakanımız Romanlarla buluştu. Ben de dedi Kuşadası'nda Romanlarla buluşayım, o da gitti buluştu. Sayın Genel Başkan, Recep Tayyip
Erdoğan'ı taklit edebilirsin ama unutma ki asla Recep Tayyip Erdoğan olamazsın. Kasketle rahmetli Ecevit'e benzemeye çalışabilirsin. O senin bileceğin şey. Ama bu millet aslı dururken kesinlikle
taklitlere, aslı dururken kesinlikle çakmalara itibar etmez. Bunu herkesin bilmesi lazım" şeklinde konuştu.
Çelik, CHP'nin halka rağmen halkçılık anlayışını sürdürmeye çalıştığını söyleyerek, "Bunun bir başarı getirmeyeceğini bildikleri için de transferler yoluna gidiyorlar. Yok belediye başkanı, yok yazarlar çizerler. Soyadı Ekşi olan ve milletin gerçekten en önemli makamlarına ağır hakaretler yapan yazarı kendi bünyelerine katıyorlar. Ekşi ekşi konuşanın CHP'ye tat katması mümkün değil" dedi.
Bakan Çelik'in konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.