"Yalova Geleceğini Tartışıyor" adıyla düzenlenen panelde konuşan TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Eyüp Muhçu'nun eleştirilerine cevap veren Yalova Valisi Mehmet Ersoy, "Merkezi hükümeti suçlayacaksanız, lütfen merkezi yönetimin temsilcileri olan bizleri buraya çağırmayın" dedi.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yalova Temsilciliği tarafından düzenlenen panel, İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Eyüp Muhçu'nun açılış konuşmasıyla başladı. Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde düzenlenen panelin açılış konuşmasında Muhçu, iki konu gerçekleşmeden geleceğe umutla bakmanın mümkün olmadığını belirterek, "Bunlardan birisi, merkezi idarenin, yereldeki sağlıklı gelişim süreçlerini engellememesidir. Diğer bir tabirle merkezi hükümetlerin yerel yönetimlerin üzerindeki vesayet politikalarından vazgeçmesi gerekiyor. Bir diğeri ise demokratik katılımcı bir sürecin illerde ve özellikle de Yalova'da örgütlenmesidir. Bu iki husus olmadan buradaki değerlendirmelerin hayata geçmesi ve karşılığını bulması mümkün gözükmemektedir" dedi.
Şube Başkanı Muhçu, 2005 yılında çıkartılan yeni Mahalli İdareler Kanunu ile belediyelerin yetkililerinin arttırılmasını beklediklerini, ancak tam tersinin olduğunu kaydetti. Bakanlıkların belediyelerin imar yetkileri alanlarındaki noktalara müdahaleleri olduğunu ileri süren Muhçu şöyle devam etti:
"Ancak son günlerde gündemde olan 2485 sayılı TOKİ kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını ön gören kanun teklifi TBMM'nin gündemindedir. Bu kanun teklifine göre, bütün kıyılardaki turizm alanları ile ilgili imar yetkileri belediyelerden alınarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na veriliyor. Belediyelerin yasalarla verilen bu yetkileri siyasi kararlarla ellerinden alınmıştır. Kıyılarımız şimdiden küresel şirketlere nasıl verilir diye birtakım organizasyonlara girilmiştir. Bu kararları merkezi hükümet alıyor gibi gözüküyor, ancak IMF'nin istediği açıkça ortada."
Muhçu, aynı kanun teklifiyle TOKİ'nin Ataşehir ve Ümraniye'de de plan yapma yetkisine kavuştuğunu kaydederken, "Bu kanun teklifini verenlerin hiçbirisi kıyı kenti milletvekili değil" dedi.
Muhçu'nun merkezi yönetimlerin yerel yönetimler üzerindeki vesayet politikaları hakkındaki sözlerine Yalova Valisi Mehmet Ersoy tepki gösterdi. Vali Ersoy, panele Yalova'nın geleceğe ilişkin sorunlarını dinlemek için geldiğini, ancak Muhcu'nun konuşmasında ilin valisi olarak 'huzursuz' olduğunu dile getirdi. Her sivil toplum kuruluşunun kendi düşüncelerini hür bir şekilde ifade etme hakkı olduğunu belirten Vali Ersoy, "Ama siz ilin yöneticilerini, ilin kamu görevlilerini, ilin valisini bir panele davet edip, onların görevlisi oldukları hükümetin IMF'nin emri ile birtakım uygulamalar yaptığını, TBMM'nin bağımsız bir kuruluş olmayıp, başkalarının telkinleri ile bazı şeyleri yaptığını ifade ederek onları zor durumda bırakamazsınız. Ne diyeceğim ben şimdi? Ben Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve devletinin burada temsilcisiyim. Buna cevap vermek bana yakışmaz. Bu panelin konusu da bu olmamalı. Merkezi yönetimi suçlayacaksanız, lütfen merkezi yönetimin temsilcileri olan bizleri buraya çağırmayın" diye konuştu.
Panelde Milletvekili İlhan Evcin ve Belediye Başkanı Yakup Koçal da birer konuşma yaptı. 'Yalova'da doğal hayatın tahribatı ve insanın geleceği' konulu bir konuşma yapan TEMA Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca ise ülkelerin silah ve reklama harcadıkları para üzerinde durdu. "Doğa mahvedilmiş durumda. Yapan benim, yok eden benim" diyen Karaca, yeni bir tüketim kültürüne ihtiyaç duyulduğunu aktardı.
Küresel krizin sona ermesi ve dünya barışının sağlanması için temelin bu tüketim kültürünü ortadan kalkması olduğunu savunan Karaca şunları kaydetti:
"Bize tüketmemiz söyleniyor. Bu tüketim kültürünü yeniden eski haline döndürmemiz gerekiyor. Bir yerden başlayabiliriz. Bu da ancak bizim ülkemiz olur. İhtiyacımızdan fazlasını tüketmeyeceğiz. Ekonomi çökerse çöksün. Daha nereye kadar büyüyecek? Bu canavarı yenmenin yolu tüketim kültürünü değiştirmekten geçer."
Karaca, bütün canlıların yok edildiğini, tüm ülkelerin ekonomiyi geliştirmek ve büyütmekten vazgeçip toprağa sahip çıkması gerektiğini savundu.