İş buluyor, kurum içi iletişimi sağlıyor, para kazandırıyor
Blogların faydası saymakla bitmiyor. Kurum içi iletişime katkı sağlıyor, iş bulmak isteyenlerin kendilerini ifade etmesine yardımcı oluyor. Bunlar dışında hayatını blog yazarak kazananlar bile var.
Blogun aslında Türkçe’de tam bir karşılığı yok. Herhangi teknik bir bilgiye gerek kalmadan herkesin bir web sayfası yapabileceği sistemler olarak tanımlanabiliyor. Kullanıcı adı ve şifre oluşturulup sayfa yapılabiliyor. Blogun temelde insanların sesini duyurması ve paylaşım amacı var. Daha önceleri tek yönlü olan bilgi akışı, bilgi tüketen kişilerin bilgi üreteceği ortamlar oluşturmasıyla çift yönlü hale geldi. Bunun temelinde de bloglar yatıyor. Bloglarda insanlar genelre etkin oldukları konularda yazıyorlar.
Blog Ödülleri’nin kurucularından Eray Endeş, hiçbir markanın kendi sitesinde kendi ürünüyle ilgili olumsuz birşey yazmayacağını söylüyor. "Bloglar insanların sesini duyurabilecekleri yerler olduğu için takipçilerin ürünü satın almasında önemli bir karar etkeni. Markaların sosyal medyaya bu kadar yaklaşma sebeplerinden biri de bu. Ama yönetebilecekleri bir mecra da değil." Türkiye’de kurumlar blog kullanmaya henüz başlamadı. Fakat kurum çalışanları ayrı olarak kurumsal olmayan bloglar hazırlıyorlar. Türkiye’de yurtdışındaki kadar yaygın olmamasının sebebi de henüz yeteri kadar ciddiye alınmaması. Blogun mesai isteyen birşey olduğunu söyleyen Endeş, çok ciddi ya da çok rahat yazmanın doğru olmadığını belirtiyor. "İnce bir noktası var, onu sindirmeden yazmak da doğru değil. Kurumlar blogun ne olduğunu bilmiyorlar ya da bilenler çocuk işi olarak görüyor. Ama birçok markanın önümüzdeki sene içinde blogu olacağına inanıyorum."
Peki bloglarda neler anlatıyorlar? Bir ürünün tanıtımı yapılabileceği gibi şirketin ya da kurumun çalışanlarının yaşadıkları, yaptıkları şeyler de anlatılabiliyor. Şirket içinde yapılan etkinlikler, personelin başına gelen olaylar, doğumlar, kutlamalar bloglarda şirketin diğer çalışanlarıyla paylaşılıyor. Yani kurum içinde ne oluyor ne bitiyor internet ortamına aktarılıyor.
Kurum içi iletişime yardımcı
Blog yazmak kuruma ne kazandırabilir? Özellikle yüzlerce, binlerce kişinin çalıştığı plazalarda blog, kurum içi iletişim görevini görebiliyor. Oluşturulan şirket blogunda çalışanların birşeyler yazması, paylaşımlarda bulunması, birbirlerinden haberdar olmalarını da sağlıyor. Tabii bu biraz da cesaret isteyen birşey. Blog Ödülleri’nin kurucularından Burcu Şensoy kurumsal firmaların bloga sıcak bakmamaları konusunda şunları söylüyor: "Çok çalışana sahip olan firmalarda içerden bir bilgi çıkabilir endişesi olabiliyor. Kurumun çok ciddi ve tutucu bir imajı varsa ve bunu zedeleyebilecek çılgın bir parti fotoğrafı blogda yayınlanırsa imaj yıkılır mı endişesi var, diye tahmin ediyorum." Blog aynı zamanda müşterinin kurumla birebir iletişim kurabileceği platform görevini görüyor. Şirket hakkında birçok yerde konuşmalar olabilir. Bunun takip edilmesi, her birine cevap verilmesi zor. Endeş şirketlerin, kendi bünyelerinde böyle birşey yaparlarsa, gelebilecek bütün geribildirimleri toplayabileceklerini söylüyor.
Blog yazarak iş bulunuyor
Blog yazarak işe girmiş ya da blogundan takip edilerek iş teklifi almış kişiler de var. Girmek istediği şirket için ’beni işe alsın’ mesajını direkt olarak veren bir genç de buna örnek. 50 gün boyunca yazdığı blogda beni işe alacaklar mı sorusundan başlıyor. Blogu ziyaret eden kişi sayını her gün yazan, umudu zaman zaman azalsa da bitmeyen bu genç sonunda girmek istediği şirketin dikkatini çekiyor ve orada işe başlıyor. Şensoy, yakın bir zamanda blog yazarlarının CV’lerine blog adreslerini de eklemeye başlayacaklarını söylüyor. "CV, kariyerinizi anlatan 1-2 sayfalık beyaz sayfa. Ama CV’de blog adresi varsa sizi işe alacak insan sizin dışarıdaki yüzünüzü de görebiliyor. Mülakatta sizi tanıması mümkün değil. Ama blogda daha sıcak bir ilişki kuruluyor." Blogların işe alımlarda etkiliği olacağını düşünen Endeş ise blogda CV’ye göre çok daha fazla bilgi içerdiğini söylüyor.
Blog Ödülleri ekibi
Eray Endeş: Doğuş Grubu’nun Yeni Medya departmanında iş geliştirme müdürü olarak çalışıyor. Blogla 2001 yılında tanışmış. O günden beri de yazıyor.
Burcu Şensoy: Dijital bir medya ajansında senior copywriter (metin yazarı) olarak çalışıyor. 2000 yılında blogla tanıştı. Kendi hayatıyla ilgili blog yazıyor.
İlker Utlu: Fizik mezunu bir sigortacı. 6-7 yıldır blog yazıyor. Blog Ödülleri’nin kurucularından.
Onur Yaman: Galatasaray Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden yeni mezun oldu. Ekibin yazılım işlerinden sorumlu kişisi.
Emrah Yaman: Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı bölümünde öğrenci. Sadece görsellere yer verdiği bir blogu var. Ekibin tasarımcısı.
Geçen senenin kazananları ne diyor
Geçen sene Blog Ödülleri’nde İş Dünyası kategorilerinin kazananları, blogları anlattı.
Bulaşıcı Delilik - Serhat Gürcü: Blogumuz ajans ruhumuzu hissettirmek istediğimiz bir yer. YouthRep kurulduğundan beri ajansımızdaki herkes kendisine ’deliler’ der. Adı burdan geliyor. Konsere gidiyoruz yazıyoruz, maça gidiyoruz yazıyoruz işimizle ilgili birşey yaşıyoruz yazıyoruz. Müşterilerimiz bunu ilginç buluyorlar tabii, hatta toplantılarda "Dün yine pasta kesmişsiniz" gibi yorumlar aldığımız da oluyor. Artık insanlar nasıl biryerde çalışacaklarını bilmek istiyorlar ve ruhumuzu yansıtmasını açısından blogumuzun etkisi bu kitle üzerine çok büyük.
Webrazzi.com - Arda Kutsal: Webrazzi (www.webrazzi.com) yeni medya şirketlerine odaklı bir blog. Blogumun olması sektörde özellikle yeni anlaşmalar ve şirketler bulmak adına bana büyük kolaylık sağlıyordu. Hatta zaman içinde Webrazzi’nin sağladığı çevre, iş bağlantıları ve iş fırsatları benim kendi işimi kurmama vesile oldu. Bugün kurucusu olduğum Crenvo Danışmanlık özel bir reklam ya da pazarlama çalışmasına ihtiyaç duymadan tamamen Webrazzi’den oluşan kontaklar ile gelişimini sürdürüyor.
Cingunlugu.com - Yavuz Selim Şen: Blogumda Çin’i yazıyorum, Çin iş dünyası, ekonomisinin yanı sıra, Çinlilerin kültürleri, alışkanlıkları, inanışları, hurafelerine de yer veriyorum. Çin ile iş yapmak isteyen iş adamlarına, girişimcilere ışık tutacak bilgiler bulunuyor. Blogum sayesinde Türkiye’nin ilk internet televizyonu olan Televidyon’da Çin hakkında bir program yapmaya başladım. Blog sayesinde ciddi iş çevresi kuruyorsunuz. Karşınızdakiler bir anda size daha çok güveniyor, insanlarla münasebetleriniz bir anda olumlu yönde değiştiriyor.
Yazarak kazanıyorlar
Blogun faydaları saymakla bitmiyor dedik... Türkiye’de henüz çok değil ama yurtdışında sadece blog yazarak yaşayan insanlar var. Reklamla yürüyen blogların iyi bir içeriği varsa ziyaretçi sayısı da arıyor. İşinden ayrılarak sadece blogger’lığa yönelmiş kişiler de var. Rahatça geçimlerini de sağlayabiliyorlar. Blogger’lara yönelik kampanyalar da yapılıyor. Özel film gösterimleri ya da ürün tanıtımları gibi... Firmalardaki blogger’ların çok ön planda olmadığını söyleyen Endeş Türkiye’de yakın bir gelecekte firmaları online dünyada temsil edecek pozisyonlar olacağını belirtiyor.
Ödülleri de düzenleniyor
Gittikçe yaygınlaşan bu web sitelerinin 2 yıldır yarışması da düzenleniyor. Bu sene 1.436 blogun yarışacağı etkinlikte oylamalar başladı. İş dünyası, kadın, spor, kişisel, kültür-sanat, teknoloji, otomobil gibi 14 kategorinin yer aldığı Blog Ödülleri’nin galipleri internet kullanıcıları tarafından seçilecek. http://2009.blogodulleri.com/ adresinden 26 Nisan’a kadar sürecek olan oylamalardan sonra blog dünyasının ünlülerinin yer alacağı bir konferans ve ödül töreni düzenlenecek. Blog Ödülleri’nin en çok başvurulan kategorisi 491 blogla ’kişisel’.