İş dünyasında kadın yöneticilerin de erkek yöneticilerin de birbirlerinden öğreneceği çok şey olduğu muhakkak. Kadınlar, duygusal zekalarının yüksek olması, sahiplenme duyguları, empati becerileri ve plancı olmalarıyla; erkek yöneticiler de işe odaklı, yalın, net ve mantığa dayalı olmaları ve liderlik özellikleriyle fark yaratıyorlar.
İş dünyasında kadınlar ve erkeklerin yönetim stilleri birbirinden farklılık gösteriyor. Kadınların duygusal zekası, içgüdüsü, sahiplenme duygusu ve empati kurma yetenekleri erkeklere oranla daha öne çıkıyor. Erkekler ise daha analitik, hırslı ve daha cesur olabiliyorlar. Bu noktada, iş hayatında, kadın ve erkeklerin birbirlerinden öğrenebilecekleri çok şey var. Konuyu antropolojik açıdan değerlendiren KRM Genel Müdürü Kerim Paker, bu farkı erkeklerin ve kadınların sosyal yaşam içindeki rollerine bakarak açıklıyor: "Erkeklerin sosyal yaşam içerisindeki rolü genelde, avlanmak ve korumak olurken, kadınların görevi, çevreyi düzenli tutmak ve toplayıcılık olarak ortaya çıkıyor. Binlerce sene uygulanmış bu görev dağılımının, genlerimize işlememiş olması imkansız. Düzenleyici ve toplayıcı olan kadınlar, aynı anda birçok şeyi yürütmeyi, tüm yaptıklarında detayları görebilmeyi ve çevrelerinde bulunan kişilerle paylaşım yapmayı, onların ihtiyaç ve gereksinimlerini anlamayı gerektiren becerilerini geliştirmişler. Erkekler ise amaca odaklanmayı, bir takım halinde sonuca gidebilmeyi, plan yapmayı ve bu planı uygulamayı gerektiren becerilerini arttırmışlar. Bu ayrım doğal olarak sosyal yaşantımıza yön verdiği gibi iş yaşantısına da etki ediyor. Bunu iş hayatı dışında da örneklendirebiliriz. İki çift bir araya gelip birkaç saati beraber geçirip ayrıldıklarında, kadınlar diğer çiftin hayatı, yaşadıkları, inançları, yaklaşımları hatta ilişkisi hakkında birçok bilgiye sahip olmuşken, erkekler sadece bazı konu başlıklarını hatırlayabiliyor. Sosyal yaşamın iş hayatından kopuk olabilmesinin pek de mümkün olamayacağını kabul edersek, iki cins arasında ki farkları daha da net anlayabiliriz."
Hemcinslerini istemiyorlar
Peki kadın yöneticiler kadınlarla çalışma konusunda neler düşünüyorlar. Ekşisözlük’e kadın yönetici yazdığınızda karşınıza çıkan ilk cümle şu oluyor: "Kadınların asla birlikte çalışmak istemedikleri yönetici." Yazılan yorumlara bakılırsa kadın yöneticiler erkeklerden daha ’zalim ve fırsatçılar’, ’egoları hat safhada’, ’erkekler liginde bir yabancı olmalarından kaynaklı olarak hırsları yüzünden çok rahatlıkla şirretleşiyorlar’. Avivasa Genel Müdürü Meral Egemen, kadın yönetici-erkek çalışan ya da erkek yönetici-kadın çalışan ikililerinin daha iyi anlaştıklarına dair bir kanı olmakla birlikte bunun aksi birçok örneğinde bulunduğunu söylüyor ve ekliyor: "Yine de Ernst & Young’ın 5 bin çalışanla yaptığı bir anket çalışmasına göre çalışanlar, daha çok erkek yöneticilerle çalışmak istemekte. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 46’sı hemcinslerini yönetici olarak görmek istemezken, erkeklerin yüzde 49,30’u kadın ya da erkek yöneticinin kendileri için fark etmeyeceğini belirtiyor."
Pfizer Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Figen Şamdancı, "Türkiye genelinde erkek yöneticilere toplum olarak çok alışık olduğumuz için kadın yöneticiyle çalışmak bir risk olarak görülüyor. Kadın yöneticilerin kadın çalışanlarla çalışması daha da riskli görülen bir şey. Çünkü kadınlar daha detaycı ve duygusallar. Çalışma ortamında iki kişinin de aynı detay, sahiplenme ve duygusallıkla baktığı konularda detaylara takılmak haliyle daha kolaylaşıyor. Bu noktada erkeklerin analitik bakış açıları ve netlikleri dengeleyici bir unsur oluşturabiliyor. Ancak kadın yönetici ve çalışan sayısı arttıkça ve iş hayatı, çalışma koşulları profesyonelleştikçe kadın yöneticiler ve çalışanlar arasındaki bu dengenin de giderek daha çok oturmaya başladığını görebiliyoruz. Kadın yöneticilerle kadın çalışanların çok keyifle çalıştıkları pek çok örneği de iş hayatında görüyoruz" diyor.
Rusya’da kadınlar başarılı
11 BDT ülkesinden sorumlu Danone Genel Müdürü Tuncay Tekdemir, 8 yıldır Rusya’da görev yapıyor. Rusya’nın kadınların egemen olduğu bir toplum olduğunu söyleyen Tekdemir, yöneticileri kadın ve erkek olarak kıyaslamanın doğru olmadığını ve aralarında belirgin bir farklılık olmadığını düşünüyor: "Ama, erkek üst düzey yöneticilerin veya erkek 3’üncü partilerin (müşteri, müşteri yöneticileri) yoğun olduğu bir çalışma ortamında iş bilgi ve becerisinin yanısıra seksapel’ini akıllıca kullanabilen yöneticilerin erkek hemcinslerinden bir adım daha önde oldukları, daha hızlı terfi edebildikleri, daha kolay sözlerini dinletebildikleri, daha kolay randevu alabildikleri veya iş bağlantılarını gerçekleştirebildikleri gerçeği de yadsınamaz. Bundan negatif anlamda değil pozitif bir olgu olarak bahsediyorum. Benim çalıştığım kadın yöneticiler bu güne kadar (özellikle Rusya’da) erkeklerden daha başarılı oldular. Ayrıca bariz bir fark da şirkete bağlılıkları ve daha az sıklıkta iş değiştirmeleri."
Kadın yöneticilerin üstün yönleri
Duygusal zekalarının yüksek olması
Empati kurma yetenekleri
Detaycı ve planlı olmaları
Sahiplenme ve sorumluluk hissetme duygusunun yüksek olması
Daha titiz, mükemmeliyetçi, ısrarcı ve takipçi olmaları
Daha güçlü ilişki yönetimi yapabilmeleri ve çalışanları üzerinde daha duygusal bağa sahip olmaları
Daha güçlü iletişim becerileri
Ev, çocuk gibi sorumlulukları da dahil olmak üzere çok şeyi aynı anda yönetebilme kabiliyetleri
İnsani yaklaşımları
Takım çalışmasına eğilimleri
Esprili yaklaşımları
Kararlı, hedefe odaklı olmaları
Erkek yöneticilerin üstün yönleri
İş odaklı, yalın ve net olmaları
Mantığa dayalı, duygusallıktan uzak ve hızlı kararlar vermeleri
Duygularını iyi kamufle edebilmeleri
Otoriter ve liderlik özellikleri yüksek olmaları
Daha analitik olmaları
Hırslı ve rekabete açık olmaları
Soğukkanlı, sabırlı ve tutumlulu olmaları
Prensipli ve düzenli olmaları
Analitik düşünmeleri
Adil ve otoriter olmaları
Kadınların ve erkeklerin taktikleri birbirinden farklı
Başarılı bir yönetici olmak için herkes hemen hemen aynı taktik ve araçları kullanıyor. Ancak kadın ve erkek bu araçları ve taktikleri birbirinden farklı şekillerde kullanıyor. DHL Express’te birlikte çalıştığım 9 kişilik üst yönetim kadrosunda 5 erkek 4 bayan direktör arkadaşım var. İş yerinde sağlıklı bir ortam yaratabilmek için bayan ve erkek yöneticiler arasında dengeli bir dağılımının olması gerekliliğine inanıyorum. Kadınlar çoğu zaman ev, iş, çocuk ve özel hayatı aynı anda yürütmek zorunda olduğundan doğal olarak planlama yetenekleri daha gelişmiş oluyor ve çok yönlü olarak düşünme becerileri ve detaylara verdikleri önem de bununla bağlantılı olarak gelişmiş oluyor. Yöneticiliğin sertlik ve korku yaratma olarak değerlendirildiği günler artık çok gerilerde kaldı. Çalışanların motive edilmesi bununla beraber çok önemli bir unsur haline geldi. Kadınların EQ’su erkeklere göre daha yüksek. Bu sayede ekiplerini de daha iyi motive edebiliyorlar. Kadınları iş hayatında erkeklere oranla daha takipçi olarak değerlendiriyorum. Erkekler ise daha pragmatik, daha düz mantık ve daha soğukkanlı. Kadınlara oranla daha hızlı risk alabildiklerini düşünüyorum.
Aradaki temel farkı iş-duygu dengesinde
Kadınlarla erkekler arasındaki temel fark, olaylara yaklaşım biçimlerinde kendini gösteriyor. Her ne kadar bazı davranış biçimleri kesin olarak cinsiyetle ilişkilendirilemese de bazı davranışlar, örneğin empatik yaklaşım, duygu durumlarının işe yansıması gibi konular kadınlar tarafından daha kolaylıkla ele alınıyor; olaylara ya da konulara mesafeli yaklaşım veya soğukkanlılık ise erkekler tarafından daha sıklıkla gösterilen davranış biçimleri oluyor. Dolayısıyla temel farklılıkların iş-duygu dengesinden kaynaklandığı düşünülebilir. Unutulmamalıdır ki bu duyguların hiçbiri yanlış olmadığı gibi kimi zaman işe duyguları karıştırmak, daha hızlı ve olumlu sonuçlar elde edilmesini de sağlamaktadır. Soğukkanlılık, sabırlı olmak, tutumluluk, prensipli olmak, düzenli olmak, analitik düşünmek, adil ve otoriter olmak gibi özellikleri erkeklerde; insani yaklaşım, takım çalışması, esprili yaklaşım, kararlı, hedefe odaklı olmak, detaylarla uğraşmak, mükemmeliyetçi ve inatçı olmak gibi özellikleri kadınlarda daha çok görebiliriz.
Birbirlerinden öğrenecekleri neler var
LİDERLİK
İyi bir yöneticiden beklenen, eylemi teşvik etmek, ekibine enerji ve ilerleme şevki aşılamak, yardımcılarını motive etmek. Ve uzmanlara göre, bunlar erkeklerde daha gelişmiş özellikler. RH Hudson şirketinden Etienne Van Keer "Erkeklerin yönetim biçimi bariz şekilde dışadönüklük alanına girer: Yönetici karar verir, yönlendirir, denetler" diyor. Demek ki (RH Hudson’ın dünyanın çeşitli ülkelerinde 65 bin kişiyle görüşerek yaptığı kişilik ve psikometri testi sonuçlarına göre) liderlik konusunda erkeklerin kadınlardan bir adım önde çıkmasında şaşacak bir şey yok. Ama farklar çok küçük. "Analizlerimiz, grup yönetimi ve motivasyon gibi erkeklerin daha yatkın olduğu alanlarda bile, kadın yöneticilerle erkek yöneticilerin birbirine çok benzer özelliklere sahip olduğunu ortaya koydu" diyor Van Keer. "Ama fark başka yerde. Yönetici kadınlar ile yönetici olmayan kadınlar arasında. Liderlik ve iletişim konusunda, yönetici kadınlar, yönetici olmayan kadınlardan çok daha başarılı. İkna ve motivasyon konusunda da bu böyle." Van Keer’in çıkardığı sonuç: "Demek ki, yöneticilik noktasına yükselmek için, kadınların erkekleri örnek alarak liderlik vasıflarını geliştirmeleri gerekiyor."
"Womenomics" kitabının yazarı yönetim danışmanı Avivah Wittenberg-Cox da "Bir çok kadın, yönetim stili açısından yetersiz görüldüğü için şirketlerin tepe noktalarına getirilmiyor" diyor. "Demek ki, yükselen kadınlar ya baştan itibaren erkeksi bir liderlik stiline sahip olanlar ya da bunu sonradan edinmeyi başaranlar." Demek ki, sorumluluk mevkilerine gelebilmek için kadınların, motivasyon, etkileme ve ikna konularında kendilerini geliştirmeleri gerekiyor.
EKİP ÇALIŞMASI
Hudson şirketinin "openess" yani "açıklık" diye özetlediği geniş düşünce, entelektüel merak ve soyutlama becerisi açısından kadınların erkeklerden daha donanımlı olduğu gerçek. Buna bağlı olarak kadın yöneticiler farklı görüşlere daha açık, başkalarını dinleme ve paylaşmaya daha yaktın. "Kadınlar, çalışma arkadaşlarının daha iyi ve doğru fikirleri ortaya atmasını kolaylıkla kabulleniyor" diyor Van Keer. "Açıklık olmayınca, yönetim tarzı denetlemeye ve tek taraflı karara kayıyor."
Wittenberg-Cox da aynı görüşte, erkek yöneticiler hiyarerşiye daha fazla önem veriyor. Erkeklerle kadınların iktidar kavramına bakışındaki fark da yönetim stillerini etkiliyor. "Kariyerlerini sabote eden sempatik kızlar" adlı kitabın yazarı Louis Frankel "Erkek için iktidar başkalarını denetlemek; kadın için ise iktidar kendi kaderini belirlemek ve kendi hayatını denetlemek anlamına geliyor" diyor.
İş hayatı artık daha az hiyeyarşi ve daha çok işbirliğine doğru gittiğinden, kadınlara has bu çalışma anlayışının şansı da artacak demektir. Van Keer "Genç kuşaklar onları daha otonom bırakan ve kişiliklerine saygı gösteren yöneticilerle çalışmak istiyor" diyor. Yani, yönetim kadrolarında daha çok kadın yer almalı.
SORUN ÇÖZÜCÜLÜK
Kadın yöneticilerin bir diğer yeteneği de zor durumların üstesinden gelmek. "Yetenekleri desteklemek" kitabının yazarı Pema-Partenaire danışmanlık şirketinin kurucusu Paule Boffa-Comby’ye göre, "Bir sorun ortaya çıktığında, kadınlar da erkekler gibi önce kısa vadede zararlı etkilerini ortadan kaldırmaya çalışır. Ama kadınlar, tekrar ortaya çıkmasını önlemek için, problemin köküne inmeye ve sorunu temelinden halletmek de isterler."
"Açıklık" özellikleri kadınları erkeklerden daha meraklı ve yeniliklere açık hale getirir. Sorun çözümünde bu önemli bir meziyet ve bir avantajdır. Boffa-Comby "İçinde bulunduğumuza benzer kriz ortamlarında kadınların bu üstünlüğünü değerlendirmek gerekir" diyor; "Meşhur üçüncü yolu kadınlar hayal edebilir ve ortaya atabilirler..."
Yazar, çalıştığı şirketin bir departmanının kapatılması mecburiyeti doğunca patronuna "kapatma maliyetini azaltmak için rakip firmayla işbirliğine gitme" fikrini öneren bir kadın yöneticiyi örnek veriyor. Hemcinsleriyle sürekli yarış halinde olan erkeklerden farklı olarak kadınlar daha "otantik" davranabiliyor ve daha cesur kararlar alabiliyorlar. Boffa-Comby "Ama çare odaklı olmakta fayda var yoksa başkalarının planlarına taş koymakla suçlanabilirsiniz" diye uyarıyor.
BAŞARIYI DUYURMAK
Ancaaak, aldığı sonucu başkalarına duyurma, fikrini satma konusunda kadınlar erkeklerin eline su dökemez. "Başarılı" kadın yöneticiler de bu konuda erkekleri örnek almayı başarırlar. Dışadönüklük alanında, yani iletişim, etkileme, ikna konusunda yönetici kadınlar diğer kadın çalışanlardan çok daha etkililer. "Genellikle yönetici kadınlar, standard erkek yöneticilerden daha alçakgönüllüdür" diyor Wittenberg-Cox. "Liyakat esaslı bir sistemde (Meritocracy) yaşadıklarına ve daha çok çalışarak ve daha başarılı olarak yükseleceklerine inanma eğilimindedirler. Ama sonuçta genelde hayal kırılkığına uğrarlar..." Demek ki şirketlerin, kadınların farklı bir yönetim stili olduğunu kabul etmekte menfaati vardır: Görüşlerini ve elde ettikleri sonucu pazarlamak ve talepte bulunmak konusunda başarısızdırlar. Oysa tepe yöneticilerin gözünde bunlar liderlik vasıflarıdır. Hatta kadınların, şirket menfaatini kendi menfaatlerinin önüne geçirmek gibi bir "zaafları" da olabilir. Bu da bir tepe yönetici için iyi bir gösterge değildir.
EMPATİ
Kadınların erkeklerden kesin üstün olduğu bir alan daha: Empati. Bunu da başkalarına dikkat etmelerine, yardım etmeye hazır oluşlarına ve güven vermelerine borçlular. Bu sayede de, ilişkilerin daha güçlü olduğu ve daha keyifli çalışma ortamları yaratabiliyorlar. Boffa-Comby "Erkeklerin çoğunlukta olduğu bir yere bir kadın yönetici atandığında, hava derhal değişiyor ve yumuşuyor. Ekip elemanları arasındaki ego kavgaları azalıyor, rekabet yerini dayanışmaya bırakıyor" diyor. "Kadınlar erkek ağırlıklı ekiplerde çatışmaları daha çabuk ve başarıyla çözebiliyor."
Van Keer kadın yöneticilerin empati konusunda zayıf olan erkeklere özenmemesi gerektiğini, bunun taklit kokacağını, "sahte bir tavır" ortaya çıkaracağını söylüyor. "Erkek gibi davranmaya çalışan kadın yöneticiler otantikliğini, inandırıcığını ve geniş düşünce kabiliyetini ve en önemlisi bir kadından (tabii olarak) beklenen sıcaklıklarını kaybediyorlar..."
GLOBAL VİZYON
Stratejik düşünce açısından olsun, elle tutulur kısa vadeli sonuçlara yönelme açısından olsun, erkekler kadınlardan önde. Ama kadın yöneticiler bu görevlere gelmek için bu zaaflarını kapatmış oluyorlar. Bu açıdan da, yönetici kadınlarla yönetici olmayan kadınlar arasında gözle görülür bir fark var. Daha stratejik düşünmeyi öğrenmek ve kısa vadeli elle tutulur sonuçlara yönelmek için, günlük işlere veya verilen görevlere "ölümüne dalmamak" ve başını kaldırıp ileri bakmayı öğrenmek şart. Frankel, önünüze bir proje geldiği zaman gözü kapalı işe girişip verilen talimatları tartışmadan yerine getirmenin bir hata olduğunu, önce "bu iş farklı bir şekilde, daha iyi yapılabilir mi" diye sorgulamak gerektiğini söylüyor.
ŞİRKET İÇİ BAĞLANTI
Şirket dışında olduğu kadar, şirket içinde de "ilişki ağları ve bağlantıları" kurmakta fayda var. "Kadınlar iktidar mücadelelerinden, siyaset oyunlarından, enformel ilişkilerden habersiz oluyorlar" diyor Wittenberg-Cox: "Erkekler gibi yükselme ve fetih güdülerine sahip değiller. Kadın yöneticilerin yükselmesine kasıtlı bir engel olduğunu (glass ceiling) sanmıyorum; ama iki kadından biri daha çalışma hayatının başında iktidar mücadelesinin dışında kalıyor." Peki kadınlar nerede hata yapıyor? Mesela, erkek çalışanlar patronla dünkü maçın geyiğini yaparken, onlar kendi köşelerinde çalışıyorlar. Halbuki bu tür sosyalleşmeler, rahat ortamlar, yöneticinin yarın daha önemli görevlere getireceği çalışanları tanımasına yardımcı olur. Frankel "Kadınlar erkeklerden daha çekingen davranıyorlar, onlar gibi yöneticilerle olan şahsi ilişkilerini bazı kapıları açmak için kullanmaktan kaçınıyorlar" diyor. "Zaten erkekler sırf bu amaçla ilişki ağlarını oluşturup besliyorlar."