Perakende sektörü kalifiye eleman sıkıntısı çekiyor
Perakende sektörü nitelikli eleman sıkıntısı çekiyor. Hızla açılan mağazalarda çalışacak kalifiye eleman bulmakta zorlanan perakendeciler, kendi çözüm yollarını yaratmaya çalışıyor. Bunlardan biri olan ve İpekyol, Machka, Twist markalarını bünyesinde bulunduran Ayaydın&Miroglio Grup, meslek yüksekokullarında kariyer günleri düzenleyip buradan mezun olanları bünyesine katıyor.
Hızla açılan mağazalar için nitelikli eleman bulmak büyük sıkıntı yaratıyor. Evet, kriz nedeniyle işsiz sayısı çoğaldığından, gelen CV’lerde ciddi bir artış var ama, bu başvuruların çoğu ilgisiz işleri kapsıyor. Ayaydın&Miroglio Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın, önceden bir ilana gelen bin başvurudan 500’ünün işle ilgili olduğunu, şimdi ise bir ilana 5 bin başvuru aldıklarını ama bunun 4 binden fazlasının tamamen alakasız adaylardan geldiğini söylüyor: "Mağaza müdürlüğüne ilan veriyorsun, şoför başvuruyor. Şansını deniyor, ’ben bir CV göndereyim, bugün almaz da yarın benim işimle ilgili pozisyon açılırsa alırlar belki’ diyor. Şu dönemde gelen başvuruların en fazla yüzde 20’si işe yarar. Bir de herkes satış danışmanlığını yapabilirim diye düşünüyor ama hiç kolay bir iş değil" diyor.
Diğer taraftan tekstil sektörünün krizde çok yara alması da insanları bu sektörden soğutmuş. Adayın karşısında iki sektör varsa, tekstil kesinlikle seçilmiyormuş. İnsanlar "şimdi işe başlarsam, acaba yarın çıkarılır mıyım korkusuyla" başka alanlara kaymaya başlamışlar.
İK departmanları önem kazandı
Yeni açılacak mağazalara eleman bulmakta zorlanan perakende firmaları, artık insan kaynakları departmanlarına daha çok ağırlık vermeye başlamış. Ayaydın&Miroglio Grup, çareyi meslek yüksekokullarında kariyer günleri düzenlemekte bulmuş. Genç potansiyellere ulaşmak için her eğitim döneminde 3-4 kez meslek yüksekokullarına gidip, okul müdürleri ile görüşen, kariyer günleri düzenleyen şirket, bu sayede 100 kişiyi bünyesine katmış. Yeni aldıkları elemanlara 2 hafta ila 2 ay arasında süren eğitimler verdiklerini söyleyen Ayaydın, "Gençleri çekmeye çalışıyoruz, o yüzden meslek yüksekokuluna yöneldik. Meslek yüksekokulları bizim için potansiyel. Herkes kendi içinde bir şeyler yapıyor, keşke bu okullarda perakende ile ilgili bölümler açılsa da biz de eleman temin etsek" diyor.
110 mağazası ve 1.325 çalışanı olan şirket, bundan sonra da eleman alımlarını ağırlıklı olarak bu şekilde yapacak.
Mağaza müdürü yok
Bulunması en zor pozisyonların başında mağaza müdürleri geliyor. Satış danışmanlarının bir şekilde bulunup, yetiştirildiğini ama mağaza müdürü bulmanın çok zor olduğunu söyleyen Ayaydın: "Yüzlerce, binlerce mağaza açılıyor, şimdi her semte bir alışveriş merkezi açıldı; bazı semtlere 3-4 tane açılıyor. Bir anda 300 mağazanın açılması demek, 300 müdüre, 300 müdür yardımcısına ihtiyaç var demek. Mecburen içeriden yetiştirmeye bakıyorsunuz. Alışveriş merkezi (AVM) yöneticisi zaten yok, bana göre hiçbiri profesyonel şekilde yönetilmiyor. Üniversite mezununu alıp AVM yönetici olarak atadım, tamam, demekle olmaz. Bu işi bilmek lazım. AVM’lerin sayısı hızla artıyor, ciddi bir rekabet var, bu AVM’lerin hepsi değişik etkinlikler yapmalı ki müşteri çekebilsinler. Bu bilgiye sahip AVM müdürleri yok."
Satış danışmanı olarak işe başlayan bir genç, eğer başarılıysa ve azmederse 5 yıl içinde müdürlüğe gelebiliyor, ardından bölge müdürlüğüne, ülke müdürlüğüne, genel koordinatörlüğe kadar yükselebiliyor.
Mağazada herkes her işi yapıyor
Satış danışmaları prim usulü çalıştıklarından satışlar azaldığı için kazançlarda da düşüş olmuş. Ayaydın&Miroglio Grup, buna bir çözüm bulmak için mağazalardaki kurulu düzeni değiştirmiş. Şimdi mağazalarda herkes her işi yapıyor. Yani bir satış danışmanı, mal da satıyor, kasaya da geçiyor, giren malı da kontrol ediyor, vitrini de yapıyor...
Satış temsilcisi eskiden yine satış yapıyor ama kimi zaman müşteri ürünü beğenip kasaya gittiğinde vazgeçiyormuş. Oysaki şimdi satış temsilcisi o ürünü satıp ödemesini alana kadar müşterinin yanında oluyor ve eğer satış tecrübesini doğru kullanabilirse ürünün satışını sonlandırıyor. Daha önce bu şekilde ürün almak niyetiyle mağaza gelen fakat kasadaki sıra ya da kasa personelinin beklenmesi gibi bir takım durumlardan dolayı vazgeçen müşteriler oluyormuş ki, bu müşterilerin sayıları hiç de göz ardı edilecek gibi değilmiş. Bu şekildeki bir sistemle daha önce mağazadan alışveriş yapmadan çıkan müşteriler yakalanıyor ve çalışanlar satış yaptığı ürün sayısını da primini de artırıyor. Ayaydın, sistemden çalışanların da çok memnun olduğunu, hem daha çok kazandıklarını hem daha çok dinlenebildiklerini ve kendilerine zaman ayırabildiklerini söylüyor.