Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kibar, Türkiye'de 2010 Mayıs ayından itibaren seri üretime geçecekleri Hyundai i20 modelinden yıllık 70 bin adet ihraç etmeyi hedeflediklerini açıkladı.
"63. Frankfurt Motor Show"un dönüşünde konuştuğumuz Kibar, toplam yatırımı 100 milyon doları geçecek araç için oluşturulacak yeni istihdam sayısının da 500 kişiyi bulacağını açıkladı.
Binek araçları pazarında bir numara olduklarını, iç pazar satışlarında 52 bin adede ulaştıklarını kaydeden Kibar, şimdi i20 ile Türkiye için çok önemli bir yatırımı gerçekleştireceklerini söyledi. Mayıs ayından itibaren tüm Avrupa'ya teslim edebilecekleri şekilde Hyundai i20'nin üretimine geçeceklerini hatırlatan Kibar, "İhracat hedefini yıllık 70 bin adet olarak koyduk. Başlangıçta hedefi daha az tutmuştuk. Ancak gelişmeler bizi çıtayı daha yükseğe koymaya itti. Hedefi yükseltmemizin ana nedenlerinden biri, kriz dönemi olarak adlandırılan bu dönemde, Hyundai'nin herkesin aksine Avrupa pazarında yüzde 18 büyümesi oldu" diye konuştu.
Hyundai'nin tüm dünyada iddialı hedefler koyduğunu vurgulayan Kibar, 2005'te 5 yıl içinde ilk 5 büyük otomotiv üreticisi arasına girme hedefinin 2009'da yakalandığını kaydetti. Şimdi başkanın, 2013 yılı itibariyle dünyadaki ilk 3 büyük otomobil üreticisi arasında Hyundai'nin ismini de koymak istediğini açıkladığını anlatan Kibar, "Hedef, hayal gibi geliyor ama işte gerçekler de ortada. Plan aynen yürüyor" dedi.
75 milyon doları bizden
i20 için sadece kendilerinin 75 milyon dolarlık yatırım yaptıklarına dikkat çeken Kibar, ayrıca Güney Koreli bir firmanın 30 milyon dolarlık yan sanayi yatırımı yaptığını, böylece toplam yatırımın 100 milyon doları geçeceğini açıkladı. Kibar, bazı başka Güney Kore firmalarının da yatırımlarının olacağını anlattı. Hyundai'nin yeni ürünleri, i10, i20 ve i30 serisinde yakaladığı başarı ve şirketin hedefleri göz önüne alındığında 70 binlik ihracat hedefini de bir süre sonra yukarıya çekebileceklerine işaret eden Kibar, kapasiteyi doldurur doldurmaz yeni taleplerinin olacağını, Hyundai i20'nin Türkiye'de üretilmesi konusunda Avrupalı distribütörlerden gelen sinyallerin de çok olumlu olduğunu vurguladı.
Elektrikli oto iyi düşünülmeli
Bir sektörde, teknolojiyi oturtmanın ciddi maliyeti bulunduğunu belirten Ali Kibar, "Cep telefonları örneğini hepimiz hatırlayalım. Bugünkü noktaya gelene kadar hangi cihazlar elimizden geldi geçti. Elektrikli otolar için de aynı şey geçerli. Şimdi tüm belli başlı firmaların elektrikli otoda prototip çalışmaları var. Ancak bu modellerin hepsinde hantal bataryaların kısa sürede değiştirme sıklığı sorunları ortada. Ya da altyapı bakımından, sadece ülkenin belli bölümü ile sınırlı kalma sorunu da işin başka bir zorluğunu oluşturuyor. Türkiye için konuşursak, en azından ilk etapta, gelişmişlik düzeyi göz önüne alındığında Marmara Bölgesi ile sınırlı bir çerçeve akla geliyor" şeklinde konuştu.
Kibar, teknolojik gelişmişliğin çok hızlı olduğunu, Türkiye'ye girmesinin nasıl sonuçları olacağının da iyi hesap edilmesi gerektiğine işaret ederek "Türkiye'nin oldukça ileri bir düzeye geldiği motor ve aksam üretimi ihtiyacının ortadan kalkması istihdama nasıl yön verir? Ekonomiye ve sanayiye maliyetlerinin çeşitli boyutlarda düşünülmesi gerekiyor. Teknoloji kurulumunda öncü olmanız o teknoloji başarıya ulaşırsa çok güzel bir adım. Ancak yeni teknolojilerin lanse edilmesi zamana ihtiyaç duyuyor. Yeterince kaynak var mı? Geri dönüşü ne olacak? Bu konuda fizibilitenin kamu tarafından en iyi şekilde yapılması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Ciddi altyapı gerekiyor
Düşük emisyonlu ya da emisyonsuz çevreci otomobil konusunun dünyada yeni ticarileşmeye başladığını belirten Kibar, Hyundai'de elektrikli, hibrit, hidrojen teknolojisi bulunduğunu, fuarda da herkesin standlarında çevreci ürünlere yer ayırdığını hatırlattı. Ancak bu otomobillerin gerçek anlamda devreye girebilmesi için kullanılan yakıtın hızla tedarik edilmesi gerektiğini vurgulayan Kibar, şöyle devam etti: "Bu da ciddi bir altyapı gerektiriyor. Bugün Türkiye'de 16 bin benzin istasyonu var. Yıllar içerisinde oluşmuş. Bu yaygınlıkta bir şarj veya dolum konusu nasıl ve hangi şartlarda halledilecek. Bu konu kritik ve vakit alacağı görülüyor. O çerçevede bence Türkiye için hem yeni hem de mevcut teknolojilerin birlikte kullanımı daha uygun olabilir. Yoksa şurası bir gerçek ki, gerekli altyapı halledildikten ve yeterli ölçeğe ulaşıldığında, sonra sadece batarya ile çalışan otolar büyük tasarruf sağlıyor."
İndirim yılbaşına kadar devam etmeli
Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kibar, Türkiye'de otomotiv sektörüne ilişkin önemli bir avantaj olmadığını, yatırım teşviki olarak arazi tahsisinin öne çıktığını belirterek "Eğer araziniz, arsanız varsa pek teşvikten bahsedemeyiz. Otomotive en büyük teşvik ÖTV ve KDV oranlarında yapılacak ayarlamalarla olabilir. Bu yöndeki çalışmalar Türkiye'nin otomotiv sektöründen dünyada alacağı payla ilgili olarak çok önemli" dedi. Şu anda Avrupa'daki teşviklerin de sona erdiğini belirten Kibar, "Bizde keşke ÖTV'nin yarısı kadar bir indirim yıl sonuna kadar devam etse. Mutlaka önemli katkısı olur. Bizim otomobil şirketleri olarak yaptığımız indirimler devletin yaptığı indirimler kadar makbul olmuyor. Devlet bir indirim yaparsa, bir destek verirse insanlar çok daha fazla dikkate alıyor" diye konuştu.
Krizin altında kalanlara el uzatılmalı
Ali Kibar, herkesin bu dönemde üzerinde çok ciddiyetle durması gereken konunun işsizlik olduğuna dikkat çekerek "Hep beraber, hükümeti, sanayicisi, basını ile hepimiz bu konuda ne kadar gayret sarf edersek o kadar iyi. İnsanların çalışmasından bir iş sahibi olmasından önemli bir şey yok. Özellikle de kendi sanayinizde, kendi insanınızın çalışması çok çok önemli. Krizler dün olduğu gibi bugün de gelecek ve geçecek. Ama bizim altında kalanlara mutlaka el uzatmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.