Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde yaşayanların kimlik ve kültürünü yansıtan soy araştırmaları 30 yıl süren belge ve bilgi araştırmaları sonuçları Kadirli Tarihi kitabında yayınlandı.
Araştırmacı Tarihçi Cezmi Yurtsever, kitabını hazırlarken, Osmanlı Arşivinde 1530 tarihli ve 998 numaralı Tapu-Tahrir (Kökenler) defterinde yapılan çözümlemeler sonrasında günümüzden 5 yüzyıl öncesine ait aile ve aşiret kökenleri hakkında ayrıntılı bilgiler elde ettiğini belirterek, 1562 tarihli Tapu defteri ile 1808 yılı Tımar yoklama ve 1865 tarihli Derviş Paşa’nın iskan defterinde köylerin kuruluşuna katılan ailelerin köken kimlik bilgilerini "Kadirli Tarihi" kitabında yayınladığını söyledi.
Kadirli Tarihi kitabının en önemli özelliğinin yaklaşık 1000 ailenin, 1500-2000 yılları arasını içine alan köken bilgileri ile yaşanan önemli olayların aydınlatılması olduğunu ifade eden Yurtsever, 32. kitabında, araştırmalar sonrası elde ettiği önemli bilgilerin yer aldığını belirtti.
Yurtsever'in Kadirli Tarihi kitabında şu ilginç bilgiler yer alıyor:
"Cengiz Han’ın torunları olan Tatarlar, 700 yıl önce Toros Dağlarında Kadirli’ye bağlı Savrun vadisinde yerleşerek köken özelliğini kaybetmeden günümüze kadar varlıklarını korudular. Kadirli halkının büyük bir kısmı Ortaasya’nın Çin sınırından Cengiz Han’ın ordusunda görev alarak Torosdağlarına gelen Tatarlardır.
Türkçenin resmi dil olarak kullanılması fermanını yayınlayan Karamanoğlu Mehmet Bey’in aşiretinin Kadirli dağlarına gelerek yerleştiği ve 25 kadar köy kurduğu ortaya çıktı. Hülya Avşar’ın ataları olan Avşar beyleri yaklaşık 500 yıl kadar kış mevsiminde Anavarza kalesi eteklerinde ve Savrun suyu kıyısını “kışlak” yurt yeri olarak kullandılar.
Kadirli ilçe merkezinin bulunduğu yerde toprak altında Romalılardan kalan antik Flavyapolis kenti bulunuyor. Ayrıca Orta Asya’dan gelen Oğuz/Türkmen boylarının şimdiki Kadirli şehrinin bulunduğu yerde kurduğu karşı Maraş şehri iki kez haritadan silindi ve 1865 yılında yeniden kuruldu.
Yaşar Kemal’in roman kahramanı İnce Memed ve arkadaşlarının toplu mezarları ve eşkıyalarla ilgili ailelerde bulunan arşiv belgeleri ilk kez kitapta yer alıyor."
hoca kadirlilerin büyük kısmının tatar olduğunu söylemiş.bende kadirliliyim. şu ana kadar kadirlililerin soy sopları ile ilgili bir çok kaynak okudum. kadirlideki halkın dulkadirli beyliği döneminde burda konar göçer olarak yaşayan ve bu beyliğin yıkılmasından sonra osmanlı döneminde buralara zorla iskan edilen ve yerleşen oğuzların boyları ve oymakları olan insanların torunları olduğu, dil ve kültür özellikleri de bir çok tarihçi profesör tarafından incelenerek ortaya konmuş gerçeklerdir. ikincisi kadirli yöresi kenarda kalmış hemen hemen hiç göç almamış bir yerdir. o taktirde dil başta olmak üzere kültür yapısında tatarlarla benzerlik gösterecek bir çok veri olması gerekir. yoksa söylediklerinin hiç bir anlamı yok. halbuki bu yöre avşar,tecirli, cerit, tatarlı, bozdoğanlı,bayat vb.gibi bir çok oğuz boy ve oymağın torunlarıdır. hoca gerçekleri saptırıyor bence.bilinçli veya bilinçsizce.hoca sadece tahmin ettiklerini yazıyor. birazda diğer tarihçi profesörlerin osmanlı arşivinden elde ettikleri ve yöre insanları üzerinde yaptıkları çalışmalara baksa daha iyi olmaz mı?tarih öğretmeni ile tarih profesörü arasındaki bakış tarzı farkı da bu olsa gerek!