Kolonilerin sonbahar bakımının arıların kışı kayıpsız veya en az kayıpla atlatabilmeleri için çok önemli olduğunun belirtildiği açıklamada, kolonilere kış yiyeceği olarak bal, polen ve depolanmış petekler bırakılması gerektiği belirtildi. Peteklerin tamamen balla dolu olmayabileceği ve peteklerin alt gözlerinin boş olması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, "Çünkü, kışın arılar bal dolu gözler üzerinde değil, peteklerin balla dolu kısmının hemen altındaki boş gözler üzerinde kış salkımı oluştururlar. Küflenmiş peteklerdeki ballar, ekşimiş ballar, düşük kaliteli ballar ve salgı balları kış yiyeceği olarak kullanılmamalıdır. Yapılacak kontrollerde 8-10 peteği arıyla kaplı bir kovana kış yiyeceği olarak 12-15 kilo gram bal bırakılmalıdır. Özellikle ilkbaharda taze polen gelmeye başlayıncaya kadarki dönemde arıların yavru yetiştirmeyi başlatıp sürdürebilmeleri için bırakılan ballı peteklerin 3-4 tanesinde aynı zamanda yeterince polen de olmalıdır.Yapılacak kontrollerde arı mevcudu zayıf, ana arısız, ana arısı yaşlanmış ve verimsiz olan koloniler sonbaharda birleştirilmelidir" denildi.
Başarılı kışlatma için mutlak surette sonbaharda bir dönem yavru üretimi sağlanması gerektiği belirtilen açıklamada, arıların sonbahar bakımlarının bal hasadının hemen ardından yapılması gerektiğini belirtildi. Sonbahar dönemi varoa hastalığıyla mücadelesinin son bal hasadından sonra ve kuluçka aktivitesinin azaldığı zaman yapılması gerektiğinin bildirildiği açıklama şu ifadelere yer verildi:
"Sonbahar beslemesi kolonilere yeterince bal ve polen bırakılmış olsa bile, bal hasadından sonra koloniler şurupla beslenebilir. Kolonilere uygulanan şeker şurubu beslemesi ana arının yumurtlama hızını yeniden artırarak genç, yıpranmamış işçi arı yetiştirilmesini sağlar. Böylece genç işçi arılarla kışa giren koloniler fazla bir kayıp vermeden bahara güçlü olarak çıkarlar. Genç arılarla kışlatılan koloniler ilkbahar döneminde daha etkili bir yavru yetiştirme temposu göstererek hızlı gelişirler. Koloniler kışa girerken ve kıştan çıkarken şurup yerine kek ile de beslenebilirler. Kek hazırlama ve uygulamada dikkat edilecek husus, kekin kovan içi ısısında eriyerek arıların üzerine akmayacak kıvam ve katılıkta ve arılar tarafından tüketilebilecek yumuşaklıkta olmasıdır. Bununla birlikte kek hazırlamada polen açığı bulunan bölge ve dönemlerde bu açığın kapatılması için süt tozu, bira mayası ve yağı tamamen alınmış soya fasulyesi unu gibi protein değeri zengin maddeler karıştırılarak arıların protein ve vitamin ihtiyacı karşılanabilir. Ancak bu tür beslemede nosema ve adi ishal gibi hastalıkların ortaya çıkması mümkündür."