Bitlis Baro Başkanı Mezher Yürek, 'derin devlet' ifadesi ile anılan, birçok kanlı eylemin sorumlusu olduğu iddia edilen Ergenekon terör örgütü ile Türkiye'nin güneydoğusunda işlenen faili meçhul siyasal cinayetler ve kayıplar arasında belirgin bir bağ olduğunun anlaşıldığını savunarak, "Failler yargı önüne çıkarılıp adalet gerçekleşmelidir" dedi.
Baro Başkanı Yürek ve baro üyeleri, adliye binası önünde bir basın açıklaması yaptı.
Baro adına açıklamayı yapan Başkan Mezher Yürek, bölgede binlerle ifade edilen faili meçhul cinayetlerin bulunduğunu belirterek, "Binlerle ifade edilen kayıplar ve bu faili meçhul cinayetlerin bölgede JİTEM adlı organizasyona atfedildiği, bu organizasyonun devlet içinde bir yapılanma olduğu, üst düzey muvazzaf askerler ve PKK itirafçılarından oluşan bu organizasyonun devletin terörle mücadele konsepti gereği birçok kişiyi öldürdüğü, çok sayıda kişiyi kaybettiği, çok sayıda kişiyi ölüm kuyularına attığı kamuoyuna yansımıştır. Daha önce TBMM Faili Meçhul Siyasal Cinayetler Araştırma Komisyonu Raporu, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Susurluk Raporu" ve TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu Raporları ile ortaya konmuş ancak çete örgütlenmelerinin arkasındaki güçler ve işledikleri insanlığa karşı suçların ortaya çıkarılması bakımından etkin soruşturmalar yapılmamıştı. Anılan yasa dışı gruplarca işlenen, henüz failleri aydınlatılmayan, kamuoyunca Ergenekon Terör Örgütü tarafından gerçekleştirildiği konusunda çok ciddi ve kuvvetli şüpheler bulunan birçok faili meçhul cinayet ve zorla kaybetme olayının failleri hakkında henüz bir kamu davası açılmadığı da bilinmektedir" ifadelerini kullandı.
Faillerin yargı önüne çıkarılıp adaletin gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Mezher Yürek, "Tüm bu nedenlerle bölgemizdeki birçok politik nitelikli faili meçhul cinayetle zorla kaybettirme suçlarının faili olan Ergenekon terör örgütünün (Susurluk Raporu'ndaki şu tespitten de anlaşılacağı üzere: 'Devletin ilgili tüm kurumları bu iş ve eylemlerden haberdardır.), devlet içinde odaklı olması hasebiyle dönemin adli, idari, askeri ve siyasi aktörlerini de kapsayacak şekilde kovuşturmanın genişletilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için hukuken ve ahlaken zorunluluk arz etmektedir. Türkiye'nin geçmişiyle hesaplaşma-yüzleşme fırsatının ve imkanının bir daha heba olmaması için devlet içinde yasa dışı bir şekilde örgütlenmiş bu organizasyonların tüm ilişkilerinin ve işledikleri tüm suçların açığa çıkması bir zorunluluktur. Türkiye'de başta hukuk örgütü olan barolar olmak üzere bütün sivil toplum örgütlerine düşen görev, bugüne kadar kamu gücünü kullanıp bu gücün arkasına sığınarak suç işleme imtiyazını
elinde tutan ve soruşturulamayan güçlerin hukuk içerisinde yargılanmalarını sağlamak olmalıdır. Bu amaçla biz aşağıda adı geçen barolar ve insan hakları örgütleri, Hakikatleri Araştırma ve Geçmişle Yüzleşme Komisyonu adıyla oluşturulan çalışma grubunu kamuoyuna deklare ediyoruz. Yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler ve zorla kaybetme olayları hakkında bilgi sahibi olanların bu bilgilerini bizimle paylaşmalarını diliyoruz" açıklamasını yaptı.