Merkezi Van’da bulunan Yedi Başak Derneği öncülüğünde hazırlanan ve UNDP Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı tarafından desteklenen Proje kapsamında Yüksekova ilçesinde “Nehil Sazlıkları”olarak bilinen Yüksekova sulakalanının kurtarılması amacıyla alınması gereken tedbirleri tartışıldığı geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi.
22.12.2005 tarihinde Yüksekova’da yapılan toplantıya Merkezi Ankara’da bulunan ve Projede kurumsal danışmanlık yapan Doğa Derneği ve Projenin yerel ortağı olan Hakkari Doğa Tarihi Güzelliklerini ve Ters Lale Koruma Derneğinin yanı sıra, İlçe Belediye Başkanı, Hakkari MYO Müdürü, Kadastro İl Müdürü, Meteoroloji Müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Yüksekova Ziraat Odası başkanı, Tarım İlçe Müdürü ve teknik elemanları, ilgili sivil toplum kuruluşları, sulak alan havzasında bulunan köy muhtarları, alandaki tarımsal kalkınma kooperatifleri ve Yüksekova Haber Gazetesi katıldı.
Toplantıda geçmiş yıllarda DSİ tarafından alanda yapılan kurutma çalışmalarının meydana getirdiği tahribatlar, alanın kurtarılması ve sürdürülebilir kullanımı için alınması gereken tedbirler tartışıldı. Zaman zaman tansiyonun yükseldiği toplantıda Yüksekova Belediye Başkanı Salih YILDIZ, Hakkari’nin doğal değerlerinin korunması ve bunların turizme kazandırılması için her türlü işbirliğine hazır olduklarını, bu konuda geçmiş zamanlarda yapılan hatalara takılıp kalmayacaklarını vurguladı.
Uzun süre aradan sonra Ziraat Odası Başkanlığı tarafından yeni tarım alanları oluşturmak amacıyla başlatılan drenaj çalışmalarına değinen Hakkari MYO Müdürü Doç.Dr.Tahir YAŞAR, ziraat odası başkanlığının görevinin yeni tarım alanları kazanmak için sulak alanları kurutmak olmadığını, bunun yerine mevcut tarım alanlarında verim ve kalitenin artışına yönelik çalışmalarda bulunarak tarımsal üretime ve üreticiye destek olması gerektiğini belirtti.
YAŞAR’a cevap veren Ziraat Odası Başkanı Adnan ONAY ise, alanı kurutmadıklarını, daha önce açılan drenaj kanallarını temizlediklerini ve dağlardan akan suları sulak alana kazandırdıklarını vurgulayarak doğaya ve doğal yaşama saygılı olduğunu ve bu konuda yapılacak her türlü çalışmaya destek olacaklarını belirtti.
Projede kurumsal danışmanlık yapan Doğa Derneği adına bir sunum yapan Dicle Tuba KILIÇ, Yüksekova sazlılarının bitki ve kuş türleri açısından önemine değindi. Doğa koruma derneklerini gerektirmeyen bir doğa koruma bilincinin yerleşmesini arzuladılaklarını belirten KILIÇ, projeye olan yerel ilgiden çok memnun olduğunu belirtti. Alanın uluslararası öneme sahip olduğu ve proje ile yapılacak çalışmalar neticesinde Ramsar alanı olarak kabul edilmesi için doğa derneği olarak üzerlerine düşeni yapacaklarını vurguladı.
Toplantıda sulak alanların önemine değinen Proje Koordinatörü Ziraat Yüksek Mühendisi Yusuf TAŞKIN, sulak alanların tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleri olduğunu belirtti. TAŞKIN, tüm su kütlelerinin, bataklıkların, sazlıkların, turbalıkların ve sulak çayırların sulak alan olarak kabul edildiğini; Yüksekova sulak alanının ovada taban suyunu dengelediğini, ilkbaharda yağışların ve eriyen kar sularının akış rejimini düzenlediğini, besin maddelerini (azot, fosfor gibi) kullanarak suyu temizlediğini, ekololojik ve ekonomik değeri yüksek bir çok bitki ve hayvan türlerinin yaşamasına olanak sağladığını ve özellikle yörenin tarım ve hayvancılığı için çok önem arzettiğini söyledi.
TAŞKIN, yeni tarım alanları oluşturmak için yapılan ve yapılacak kurutma çalışmalarının kısa sürede nisbi bir fayda sağlayabileceğini, ancak uzun vadede görülecek çölleşmenin kurutulan yerlerle sınırlı kalmayacağını, taban suyunun çekilmesi ile tüm ovanın çölleşeceğini vurgulayarak alanın karşı karşıya olduğu tehlikelere dikkat çekti.
Yüksekova sulak alanının maruz olduğu tehditleri sıralayan TAŞKIN, alanın bugünkü durumunu ve buna bağlı olarak yöreye olan etkisini şöyle özetledi:
• DSİ tarafından 1985-1993 yılları arasında toplam 31.950 m uzunluğunda (vezirova köprüsü-keremağa köprüsü arası) boşaltım kanalı kazılmıştır.
• Drenaj ve diğer baskılar ile 2.250 hektar alan kurutulmuştur.
• Alanın biyolojik çeşitliliği tahrip olmuştur.
• Bitki ve kuş türlerinin sayısında ciddi azalma oluşmuştur.
• Yapılan drenaj çalışması neticesinde ovanın önemli bir kısmında taban suyu problemi çıkmış ve yüksek verimli çayır ve meralar verimsizleşmiştir.
• Zengin biyolojik çeşitliliğe sahip sazlık alan yapılan müdahaleler, bölgede ekolojik dengenin bozulmasına neden olmuştur.
• Kurutma işleminden sonra, tarım alanlarına büyük zarar veren çekirgelerin artışına, hayvanlarda parazitlerin sebep olduğu verim kayıplarına ve hastalıklara neden olmuştur.
• Biyolojik mücadelede önemli yer tutan kuş türlerinin ve sayılarının azalması hastalık ve zararlılarla mücadelede kimyevi ilaç kullanımını tetiklemiştir.
• Sulakalana bağlı gelişen ve bölge hayvancılığı için önem arz eden bitki örtüsünün zarar görmesi bölgede hayvancılığı tehlikeye sokmuştur.
• Artık çayırlardan temin edilemeyen kaba yem üretimi ve dolayısıyla hayvancılıkta üretim maliyetleri artmıştır.
• Kuş gözlem turizminin gelişmesi için önemli bir potansiyel kaybedilmektedir.
• ...ve gelecek nesillerin doğaya olan ihtiyaçları unutulmaktadır.
Yedi Başak Derneği öncülüğünde hazırlanan ve UNDP SGP tarafından desteklenen “Hakkari İli Yüksekova İlçesi Sulakalanları Hakkında Farkındalığı Artırma ve Silaj ile Meralarının Yüksekova sulakalanı biyolojik çeşitliliğinin ve ekolojik karakteristiğinin korunması olduğunu belirten TAŞKIN bu amaçla sulakalanı koruma bilincinin geliştirilmesi ve doğa dostu alternatif geçim kaynaklarının geliştirilmesi için 2006 yılı içinde alanda yoğun bir çalışma yapacaklarını anlattı.
Toplantıda görüşlerini belirten diğer kurumlar ortak hareket etme kararı aldı ve konu ile ilgili yapılacak çalışmaları destekleyeceklerini belirttiler.