Gündemi oldukça yoğun bir dönem yaşıyoruz. Dünyada ve Türkiye’mizde önemli gelişmeler oluyor. Bir taraftan küresel ekonomik kriz bütün dünya ekonomilerini allak bullak ederken diğer taraftan adaletsiz paylaşım. Açlık, yoksulluk, işsizlik, acı ve göz yaşı yer küremizde giderek derinleşiyor.Ülkelerin ekonomileri egemen sömürü düzeniyle bir bir çökertilirken maalesef bu küresel felaket Türkiye’mizde de her geçen gün sertleşerek kendisini gösteriyor.
Şüphesiz kriz ortamları ükelerin maddi ve manevi varlıklarının yani bütünüyle zenginliklerinin mutlu azınlığın insafına terk edildiği ortamlardır. Küresel finans kuruluşlarında baş gösteren ve birbirine eklemlenmiş ve korumasız hale düşürülmüş ekonomileri dip dalgayla çökertmeye başlayan kriz şüphesiz diğer ülkelerde olduğu Türkiye’mizde de en çok gençliğimizi vuracaktır.
Bir avuç zengin mutlu azınlığın yeni sömürü düzeni olarak tanımlanabilecek olan küresel dünya projesinde uluşların kaybı sadece ekonomilerin işgalleri, fabrikaların, tesislerin, madenlerihn, limanların hatta toprakların satışı olmamıştır. Bir çok ülkenin bütçesinden dahi kat kat yüksek bütçelere sahip dev uluslar arası küresel şirketler gelişmekte olan ülkelerin maddi zenginliklerine sahip olurken, milletlerin fikriyatı, yaşam biçimleri, kültürleri de küresel düşünceye uygun hale getirilmiştir.
Düşünmeyen, dertlenmeyen, tasalanmayan ve üretmeyen bir gençlik modeli öngören küreselleşme ideolojisi çokluğuyla iftihar ettiğimiz genç nüfusumuz üzerinde büyük tahribatlara da neden olmuştur. Gençlerimizin hayata dair bakışı kısa yoldan zengin olma arzusuna kitlenirken, bu milleti millet yapan bütün değerlerden de koparılmıştır. Gençliğimizin, bütün hayalleri yıkılmıştır. Artık yarınına ilişkin hiçbir hedefi ve gayesi kalmamış bir gençlik mirasıyla karşı karşıyayız.
İMF poolitikaları ile faiz ve borç sarmalında yarınları ipotek altına alınan ülkemizde, yıllardır geliyorum diyen ve nihayet bugün iktidarın da farkına vardığı ekonomik kriz işsizlik sorununu bir kez daha günddemimize taşımıştır. Diplomalı-diplomasız işsizler ordusu haline dönüştürülen genç nüfusumuz şimdilerde yeni bir işsizlik kabusuyla karşı karşıyadır. Altı yıldır büatün uyarılara kulaklarını tıkayan AKP iktidarı, işsizlik sorununa çözüm üretmek yerine bugün de IMF’nin kapısını çalmış ve ekonomiyle birlikte yarınlarımızı ine İMF’nin insafına terk etmenin yollarını arıyor. Saadet Gençliği olarak iktidara sesleniyoruz. Ekonomik çıkmazdan çıkış IMF değil, milli politikalardır. Krizin reçetesi açıktır. Hükümet olarak yapacağınız tek şey Kemal Derviş’i değil 54. ERBAKAN HÜKÜMETİ dönemini bir kez daha okumak ve anlamaktır. Reçeteyi İMF’de, Amerika’da değil, bu topraklarda, Milli Görüş iktidarlarında arayın.
MUHTEREM BASIN MENSUPLARI, DEĞERLİ SAADET GENÇLİĞİ;
Dünyada ve Türkiye’mizde yaşanan ekonomik kriz; gençliğimize altın tepside zenginlik ayali sunan küresel dünya modelinin iflas ettiğini de ortaya koymaktadır. Dün komünizm yıkılmış. Bugün de kapitalist sömürü sistemi ciddi anlamda sorgulanır hale düşmüştür. Evet! Milli Görüş bir kez daha haklı çıkmıştır. Bu son gelişmelerden dolayı bugün bir kez daha görüşoruz ki insanlığın tek kurtuluş reçetesi herkese hakkını veren; sömürüyü değil adil paylaşımı, faizi değil alınterini, rant sistemini değil üretimi, ithal ekonomik politikalar değil milli politikalarıbenimseyen Adil Düzendir.
SAADET PARTİMİZİN AZİMLİ GENÇLERİ;
Bu milletin bugün her zamankinden çok Milli Görüş’e ihtiyacı var. Milli Görüş gençliği olarak bizler bu şuur ve bilirçle çalışmalarımızı yürütüyoruz. Biliyoruz ki, omuzlarımızdaki yük ağır, biz bu yükü taşımaya talip olan gençler olarak Türkiye’nin umudu olmanın iftiharını yaşıyoruz. Biz biliyor ve inanıyoruz ki; bu millet Saadet Partisi ve ortaya koyduğu Milli Görüş’ü yeniden iktidara taşıyarak bütün sorunların ve engellerin üstesinden gelecektir.
26 Ekimde Gerçekleştirdiğimiz bu millete güven ve umut veren “Atılım ve Açılım” kongremizle yeni bir döneme girmiş bulunmaktayız. Kadınıyla genciyle, işçisiyle memuruyla, sanayicisiyle, esnafıyla, fakiriyle fukarasıyla bütün milletimizi heyecanlandıran bu yeni dönemde Saadet Gençliği olarak gecemizi gündüzümüze katarak çalışmak zorundayız. İşte ülkemizin hali ortada! Artık kaybedecek vakit yok! Milli Görüş iktidarı Adil düzen için “ŞİMDİ SAADET!” diyor,heminize teşekkür eder,saygılar sunarım.