Uşak Üniversitesi, Cumhuriyetin 85’inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında “Atatürk ve Cumhuriyet” konulu bir panel düzenledi.
Uşak Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Mustafa Kemal Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelde Atatürk’te Cumhuriyeti Fikri’nin Oluşumu ve Gelişimi ile Cumhuriyetin İlanının Olumlu ve Olumsuz Ektileri konuları ele alındı. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Tuncer Baykara’nın yaptığı panelde Yrd. Doç. Dr. Filiz Çolak, ve Yrd. Doç. Dr. Mehmet Karayaman panelist olarak katıldı. Panele; Uşak Vali Vekli Ali Galip Saral, Vali Yardımcıları Şükür Yıldırım ve Ertuğ Şevket Aksoy, Garnizon Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ruhi Candan, İl Emniyet Müdürü Cafer Şahin ve Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Şişman ile sivil toplum örgütü temsilcileri ve öğretim üyeleri izledi.
Panel Başkanı Prof. Dr. Tuncer Baykara, yaptığı konuşmada, Türk toplumunda sınıfayrımı olmadığını toplumsal her faaliyetin eşit sayıda eşit statüde insanın katılmasıyla yapıldığını ifade ederek, “Cumhuriyetimizin bugününü görmek güzel. ” dedi. Baykara, 622 yıl hüküm süren Osmanlı’nın yerine kurulan cumhuriyet rejiminin önemine değinerek, “Osmanlı hanedanı uzun süre devam etti. Halk ve aydınlar arasında Osmanlı’nın köklü etkileri oldu. Fakat zaman içinde oluşan şartlar, Cumhuriyetin ilanını zorunlu hale getirdi. Mustafa Kemal Paşa’nın kongrelere önderlik etmesi ve akabinde Meclis Başkanı olması, halkın dolaylı olarak yönetime katılmasını sağladı ve 622 yıl süren köklü yönetimin yerine cumhuriyet kuruldu. Selçuklu idaresi gibi Osmanlı idaresi de çözüldü. Türklerde devleti yönetmek için bazı niteliklere önem verilir. Atatürk’te bu vasıfların hemen hepsi bulunuyordu. Atatürk inanç sahibi bir insandı. İstanbul basını Cumhuriyete abuk sabuk tepkiler gösterdi. Cumhuriyet, Türk halkının temel düşüncesidir” diye konuştu
“Atatürk’te Cumhuriyet Fikri’nin Oluşumu ve Gelişimi” hakkında bir sunum yapan panelistlerden Yrd. Doç. Dr. Filiz Çolak, yaptığı konuşmada“Cumhuriyet seçimle iktidarın değişmesine olanak sağlayan bir yönetim şekli. Atatürk cumhuriyeti harp okulu sıralarında düşünmeye başladı. Harplere katıldığında bazı aksaklıkları gördü ve cumhuriyetin mutlaka ilan edilmesi gerektiği kanısına vardı. Atatürk halk hükümetinin oluşması gerektiğini düşündü. O cumhuriyeti her zaman için demokrasi kavramıyla ele aldı. Biçimsel olarak kurulan cumhuriyet rejiminin yanı sıra; bunu demokratik bir rejimle pekiştirmek istemiştir” dedi.
“Cumhuriyetin İlanının Olumlu ve Olumsuz Ektilerini” anlatan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Karayaman ise, Cumhuriyetin ilanından sonra yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Karayaman, “Meclis’in açılışından beri rejimin adı konmamıştı. Cumhuriyetin rejiminin ardından İstanbul basının tutumu hep olumsuzdu. Gazeteler cumhuriyetinin ilanının zamansızlık ve diktatörlük olarak gördü. Tanin, Tevhid-i Efkar ve Vatan Gazetesi yeni rejime tepki gösterdi. Bazı gazeteci-yazarlar rejimin olumsuz olacağına dair söylemler ortaya attı. Dönemin Halifesi Abdülmecit Efendi ise tartışmalardan uzak kalmayı tercih etti””dedi. Karayaman, o dönemin bazı gazete yorumlarında cumhuriyetin ilanından çok zamanlamasına tepki gösterildiğini ifade ederek sözlerine şöyle tamamladı; “Bazı gazetelerimiz cumhuriyetin ilanına olumlu baktı. Aynı şekilde yabancı gazetelerde de Türkiye için olumlu sürecin yaşanacağına değinilmiştir. Times, yeni rejimin mükemmel olduğunu duyurmuştur.Halk tüm olumsuzluklara rağmen rejimi olumlu gördü. Camilerde cumhuriyetin ilanı için dualar okundu. Olumsuz haberlere rağmen genel anlamda önemli bir sıkıntı yaşanmadı”dedi.