Uşak'ın Banaz ilçesi Tepedelen mevkiinde bulunan doğal kaynak suyunun 3 milyon YTL'lik bir yatırımla kiraya verilmesine karşı çıkan köylüler Özel İdare önünde eylem yaptı. Köylüler meclis salonuna girerek, meclis üyelerini yuhaladı.
Banaz İlçesi Murat Dağı eteklerinde bulunan Bahadır Köyü Tepedelen mevkiindeki doğal kaynak suyu, Uşak İl Özel İdaresi tarafından ihale yoluyla kiraya verilmek isteniyor. Bugün saat 14:00'te yapılacak ihale öncesi yaklaşık 100 Bahadırlı, İl Özel İdare önünde doğal kaynak suyunun kiraya verilmesini istemediklerini belirterek tepki gösterdi. "Su bizim hayatımız" diyen köylüler, suyun kiraya verilmesi halinde köyünde satılmasını istediklerini dile getirdi.
Polisin sakinleştirmeye çalıştığı köylüler bir süre sonra İl Genel Meclis Salonu'na girdi. Meclis Başkanı Mehmet Pehlivan, köylülere suyun kiraya verilmesiyle ilgili bilgi vermeye çalıştı ancak köylüler ikna olmadı. Pehlivan, köylülere konuşma hakkı tanıyacağını söylemesine karşın bazı köylüler taşkınlık çıkararak toplantıyı sabote etti. Bunun üzerine ayaklanan köylüler alkışlar ve protestolarla meclis üyelerini yuhalayıp "İhale başladı, Bahadır Köyü satılık ihaleyi bunu da koyar mısınız efendim"
sözleriyle salonu terk etti.
Tepedelen Doğal Kaynak Suyu'nu ihale ile kiraya vermek isteyen ve dün köylülerle uzun süre sohbet eden Vali Kayhan Kavas'ı da protesto eden köylüler, Uşak milletvekillerinin de kendilerini sahip çıkmadığını iddia etti. Suyu vermeyeceklerini gerekirse iş makinelerini yakacaklarını söyleyen köylüler, ihale saatine kadar Özel İdare önünde bekleyip ihaleyi de protesto edeceklerini bildirdi. Bahadır Köyü sakinlerinden Sadettin Yılmaz, Osman Tümer, Veli Sargın ve Nurettin Urhan yaptıkları açıklamalarda, "Geçen yıl köyümüz kuraklıktan susuz kaldı. 4 kilometre uzaktan içecek su getirdik. Şimdi bizim suyumuzu ihale yoluyla satmak istiyorlar. O su bizim canımız. Köylünün tek geçim kaynağı olan bu suyu sattırmak istemiyoruz. Vali Kayhan Kavas, suyumuzu satmak istiyor ama gelsin bir de bu köylülere kulak versin. Sayın milletvekilleri telefonlarımıza çıkmıyor. Bizim bir suyumuz bir de odunumuz var. Canımızı veririz ama suyu vermeyiz. Suyumuzu satacaklarsa köyü de satsınlar o zaman."
İstanbuldan bir bahadırlı olarak köylümün verdiği mücadeleye katılıyorum.. Memleketin bütün yeraltı zenginliklerini bazı zenginlere peşkeş çekerek mlletimi daha da fakir hale getirmenin kimseye gücü yetmeyecektir.
köylümün arkasındayım gecmişten günümüze çeşitli vaatlerle köylümüzü kandıranlar şimdi de suyumuzu almaya kalkıyorlar.
banazlı degilim ama kalbim onlarla bu ğlkede satmadıgınız şey kalmadı şimdi sıra suya mı geldi.