22
Şubat
2026
Pazar
UŞAK

Uşak Tabip Odası'ndan verem açıklaması

Uşak Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Murat Arul, düzenlediği basın toplantısında,dünyada her yıl 8-10 milyon insanın verem hastalığına yakalandığını ve 2 milyon insanında hayatını kaybettiğini söyledi. 

Verem hastalığının (tüberküloz) dünyada ve Türkiye’de çok ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini söyleyen Murat Arul, Türkiye’de 10 ile 20 milyon insanın vücudunda verem mikrobu taşıdığı hesaplandığını dile getirdi. Türkiye’de halen 18 bin verem hastası olduğunu ve hastalığın zengin-yoksul, genç-ihtiyar herkeste ortaya çıkabildiğini anlatan Dr. Arul, “ Dünyada her yıl 8-10 milyon yeni hasta ortaya çıkmakta 2-2,5 milyon insan veremden ölmektedir. Ülkemizde verem hastalığı bu yüzyılın ilk yarısında çok büyük bir salgın yapmıştı ve bir numaralı ölüm nedeniydi. Yürütülen yoğun verem savaşı çalışmaları sonucunda durum değişmiştir. Verem artık önemli bir ölüm nedeni değildir. Ancak Türkiye’de 10 ile 20 milyon arası bir nüfusun enfekte olduğu yani vücutlarında verem mikrobu olduğu hesaplanmaktadır. Bu nüfusun yüzde 10’unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığı ortaya çıkacaktır. Bu nedenle ülkemizde daha uzun yıllar verem hastalığı ile savaşmamız gerektiği açıktır. Halen ülkemizde kayıtlı 18 bin verem hastası bulunmaktadır” dedi. 

Verem mikrobunun kaynağının tedavi görmemiş aktif akciğer ve gırtlak veremi olduğunu öksürmek, hapşırmak, konuşmak, şarkı söylemek ile mikropların havaya saçıldığını belirten Murat Arul, “Sağlıklı kişiler de bu mikropları nefes yolu ile alarak enfekte olurlar. Verem mikrobu vücuda girdikten sonra uzun süre hastalık yapmadan kalabilir. Bu dönemde vücudun savunma sistemleri onları kontrol altında tutabilirler. Bu dönemde mikroplar bir anlamda hapsedilmişlerdir. Hastalık hemen ortaya çıkabilir ya da yıllar sonra bu mikropların aktif hale geçmesi ile hastalık gelişebilir. Tedavi görmeyen verem hastası ile birlikte aynı evde yaşamak, kalabalık, havalanması iyi olmayan ev koşulları, yoksulluk, kötü beslenme gibi durumlar da verem hastalığına yakalanma olasılığını arttırmaktadır. Verem mikrobu güneş görmeyen ortamlarda havada uzun süre canlı kalabilir. Güneşten gelen ultra viyole ışınları verem mikrobunu kısa sürede öldürür. Veremin bulaşması hastaların aksırma, öksürme ve konuşmaları sırasında havaya yayılan mikropların sağlam kişiler tarafından solunması ile olur. Bu nedenle öksürürken ağzımızı kapatmalı, yerlere tükürmemeliyiz. Çatal, kaşık ve eşyalarla bulaşma verem hastalığında söz konusu değildir” diye konuştu. 

Dünya Sağlık Örgütü’nün tedavi başarısını garantilemek için veremli hastaların her doz ilacının bir sağlık çalışanı ya da eğitilmiş bir gönüllü tarafından yutturulmasını esas aldığını da söyleyen Murat Arul, “ Gözetimli tedavi olarak adlandırılan bu yöntem ülkemizde 2003 yılında Nazilli, Denizli ve Aydın ilimizde başlamış ve bugün ilimizin de içinde yer aldığı birçok ilde yaygınlaştırılmıştır. Uygulama ile yüksek tedavi başarısı oranlarına erişilmiş, Dünya Sağlık Örgütü’nün hedeflerine yaklaşılmıştır. Aile hekimliği ve toplum sağlığı merkezlerinin çalışmaya başladığı illerde verem savaşının sürdürülmesi önemlidir. Bunun için, verem savaşı dispanserlerinin korunması gereklidir. Tüberkülozu bilen, verem hastasının tanısı-tedavisi-takibi, temaslı muayenesi ve koruyucu tedavisi konusunda eğitimli ve deneyimli olan verem savaşı dispanserlerinin varlığını sürdürmesi sağlanmalıdır. Aile hekimliği uygulaması başlayan yerlerde yetişmiş dispanser hekimleri ekonomik ve sosyal nedenlerle aile hekimliğini tercih etmektedirler. Bu nedenle eğitimli ve deneyimli dispanser hekimlerinin dispanserlerde kalması için gereken ekonomik ve moral destekler sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

İHA
Yayın Tarihi : 11 Ocak 2008 Cuma 15:47:48


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?