Batman'ın tarihi Hasankeyf İlçesi'nde devam eden kazılarda, mumyalık adı verilen kümbet altı mezarlardan oluşan anıtsal boyutlu 2 tane mezar bulundu.
İşçilerin ücret azlığı nedeniyle katılmadığı Hasankeyf'teki kazılar, 20 üniversite öğrencisinin çalışmalarıyla devam ediyor. Hasankeyf Kazı Ekibi Başkanı Abdüsselam Uluçam, kazı çalışmalarına bu sene Hasankeyf'teki en eski İslam mezarlığından başladıklarını belirterek, ilk araştırma ve gözlemlerinde olduğu gibi değişik dönemlere ait mezar tipleri ortaya çıkardıklarını söyledi. Bütün dünyaca bilinen Ahlat Mezarlığı'nda mevcut kabartmalı sanduka tipi mezarlara rastladıklarını kaydeden Prof. Dr. Uluçam, "Kültür varlığı açısından bir bütünlük teşkil etmesi çok önemli. Çünkü burada aynen Erciş Çelibağı ve Ahlat Mezarlığı'nda gördüğümüz şekilde mezarlığın yapısal formu üzerindeki süslemeleri ve yazılarıyla kültürün bir devamı, bir bütünü olduğunu ortaya koyuyor. İşte bu Orta Asya geleneğinin Anadolu'ya yansıyan şeklinin bir bütün halinde ortaya çıkarılması olması da kültür tarihi açısından önemli" diye konuştu.
Hasankeyf'teki diğer mezarlıklarda daha eskilere inen, kimlik bilgisini içeren tarihli yazı taşları yani 'Şahide' adını verdikleri birkaç mezara rastladıklarını dile getiren Uluçam, "Birkaç tane hem ismi hem de ölüm tarihini içeren mezara rastladık. 13. yüzyıla kadar inen bir takım bilgiler veriyordu. Bunların hepsi yeniden okunacak, değerlendirilecek ve bilim alemine sunulacak" dedi.
Hasankeyf'teki en eski İslam mezarlığının üst kesiminde yamaçta 2 tane 'Kripta' ya da mumyalık adını verilen kümbet altı mezarlardan oluşan anıtsal boyutlu mimari ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Uluçam, "Birisinde bölümlenmiş, cesetleri konulabileceği şekilde ızgara planlı 6 mezar çıktı. Maalesef her biri tahrip edilmiş. Çünkü bütün iskelet kemik birbirine karışmış. Üstünden lağım çukuru akıyor. İskelet kemikleri hamur şeklinde erimiş tamamen, tabutlarla birlikte. Form vermeyen bir hal almış. Ancak yukarıdaki 'Kripta' da ise nispeten daha sağlam bir cesedin diz kapaklarından alt bölümü yani bacak ve ayak bölümleri kalmış. Öbürünün üzerini yıkılmış halen açmadık. Böylece mezarlıkta hem kültür tarihi hem de yapı formu açısından önemli çalışmalar yaptık" şeklinde konuştu.
Mezarlık çalışmalarından sonra Kasımiye bölgesinde kazı çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Prof. Dr. Uluçam, "Bölgedeki köşkler veya kasır adını verdiğimiz yazlık malikanelerde çalışmaları sürdürüyoruz. Geçen sene 5 tane ortaya çıkarmıştık. Şimdi de muhtemelen konumu ihtimaliyle mescit veya cami olabilecek bir yapı üzerinde çalışıyoruz" dedi.

.
Yayın Tarihi :
28 Haziran 2006 Çarşamba 12:32:34
Güncelleme :28 Haziran 2006 Çarşamba 12:39:13