Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nin, Hizbullah terör örgütüne yönelik düzenlediği operasyonda gözaltına alınıp tutuklanan Şerif Onuk'un babası Şefik Onuk, oğlunun suçsuz olduğunu savundu. Örgütün Ankara sorumlusu Şerif Onuk'un domuzbağı ile adam öldürdüğü ileri sürülüyor.
Batman'ın Kozluk ilçesinde ikamet eden ve geçimini çiftçilikle sağlayan Şerif Onuk'un babası 65 yaşındaki Şefik Onuk, oğlunun terör olayları nedeniyle bölgeden kaçtığını kaydetti. Şefik Onuk, gönüllü korucu olduğu için PKK'dan sık sık ölüm tehditleri aldığını belirtti.
Şefik Onuk, İHA'ya yaptığı açıklamalarda çocuklarını tehlikeden korumak için Ankara'ya gönderdiğini ve Ankara'ya yerleşmelerini istediğini söyledi. Terör örgütü Hizbullah'ın Ankara sorumlusu olduğu iddiasıyla tutuklanan Şerif Onuk'un babası Şefik Onuk, sözlerine şöyle devam etti:
"Benim oğlum terörden kaçtı. Bütün suç benimdir, gönüllü köy korucusu olduğum için PKK terör örgütü tarafından hep tehdit edildik. Korktum ben. Ölsem de çocuklarıma bir şey olmasın diye kaçmalarını istedim ve Ankara'ya yerleştiler. İş kurdu hayatını çeki düzene koydu ve kardeşlerini de yanına aldı. Çocuklarım namaz niyazlarında oldukları için iftira atılar. Oğlumun Hizbullahçı olduğunu söylediler, domuz bağıyla adam öldürüp işkence CD'leri falan yakalandığını söylediler. Hepsi iftira, bunları benim oğlumun yaptığını ispatlasınlar beni ve oğlumu ipe assınlar. Bütün bu iddialar yalandır iftiradır."
ÇOCUKLARIMI İSLAM TERBİYESİNE GÖRE YETİŞTİRMESEYDİM DAĞA ÇIKARLARDI
Oğlunun masum olduğunu ve iftiraya uğradığını savunan baba Onuk, imam olduğu için çocuklarını İslam terbiyesiyle yetiştirdiğini ifade etti. Onuk, "Çocuklarım İslamiyet'i öğrenmeselerdi dağa çıkıp Abdullah Öcalan saflarında yer alırlardı. Ama dedik ki, biz devletçiyiz. Biz, Apo ve yandaşlarına karşıyız. Ben ve çocuklarım hep karşı olduk, PKK'dan tehditler alınca oğlum Ankara'ya kaçtı. Orada bir iftira attılar ve yakaladılar. Ben onları Allah'a havale ediyorum. Ellerini vicdanlarına koyup öyle karar versinler ve oğluma ne yaparlarsa yapsınlar" diye devam etti.
BU İDDİALAR DOĞRUYSA OĞLUMU KENDİ ELLERİMLE ASARIM
Oğlunun suçsuz olduğunu savunan ve gözyaşlarına hakim olamayan baba Onuk, "Bütün Batman'dan sorsunlar, eğer benim oğlum bu suçun sahibiyse onu ben kendi ellerimle ipe asarım. Hepsi yalandır, iftiradır. Devlete güveniyorum oğlumun suçsuzluğu anlaşılacak. Tek sorun oğlumun Kürt olmasıydı. PKK'dan kaçtı. Orada namaz kılıyor diye Hizbullahçı dediler ve bir sürü iftira attılar. Bu terör olayları olmasaydı oğlum şu an cezaevinde olmazdı. Korucu olduğum dönemlerde PKK terör örgütü militanları devlete, millete el attılar. Ben de Allah için gönüllü korucu oldum. Hepimiz Kürtüz ve burada namaz kılsan oruç tutsan Hizbullahçı diyorlar. Namaz kılmazsak oruç tutmazsak bize terör diyecekler" dedi.
DEVLET BİZİ KORUMAZSA BİZ NE YAPALIM
Baba Şefik Onuk, "3 amca oğlum PKK'yla çatışırken yaralandı. Bize karşı tehditler artınca çocuklarımı buralardan gönderdim. Ankara'da oğluma Kürt gözüyle bakıp bu iftirayı attılar. Orada bile devlet bizi koruyamazsa biz ne yapalım" şeklinde konuştu.
Bu vatandasimizin anlattigi olayi zannedersem ecevit dönemine rastlamaktadir. cünkü ecevit döneminde ve mutaakip yillardasiyonizmin güneydoguda devletin yaninda yer alan o ulusinas halkimizi devletten koparmaya devletle karsi karsiya getirmek icin planlar yapilip piyasaya sürüldü ve basarilida oldu bazi devlet yaninda bulunan kisilerya batiya göcücikar yol buldu yada azda olsa pkk ya kaymalar oldu.oysaki hizbullah yaftasiyla suclanan kisilerin yasadigi bölgede pek askere ve polise karsi kahpece olaylar olmuyordu,bu kisilerin tutuklanmaya baslamasinin ardindan bumuydu bize verilen ödül diyenler oldu .ve bölgede pkk cirit atmaya basladibplgede askere ve polise karsi saldirilar artti.devlet kendisinden yana olan halka büyük ehemmiyetle yaklasmalidir.bu sahsin oglu tekrar incelenerek serbest birakilmalidir görüsündeyim.