Eğitim-Sennin kapatılmaması için Ankaraya giden Eğitim-Sen Şırnak temsilcileri, üç günlük bekleyişten sonra döndüler. Çarşamba günü yapılan mahkemede, Yargıtay, Eğitim-Senin kapatılmaması yönündeki kararı bozdu.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Eğitim-Senin kapatılmaması yönündeki yerel mahkeme kararını oy çokluğuyla esastan bozunca, Eğitim- Sencilerin istediği oldu ve yerel mahkeme, iki kez Eğitim-Senin kapatılmaması yönünde daha önce aldığı kararı bozmuş oldu.
Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Eğitim-Sen Şırnak temsilciliği, Türkçe, Kürtçe ve Süryanice "Merhaba" diyerek başladıkları basın açıklamalarında şu konulara dikkat çektiler:
"Merhaba, Slav, Slohom! Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı, Karanlık Bir Geleceğe Atılan Adımdır! Çalışma Bakanlığına, Genelkurmay Başkanlığı adına gönderilen bir yazı ile başlayan ve başından sonuna bir hukuk komedisi olarak devam eden Eğitim Sen kapatma istemi, bugün sonuçlandı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Ankara 2. İş Mahkemesinin 'kapatma istemi reddi' kararını esastan bozarak, bir yıldır yaşanan hukuk komedisini Türkiye demokrasisi açısından bir trajediye çevirmiştir. Eğitim Sene açılan kapatma istemli dava, hukuksal olmaktan çok siyasi bir duruma dönüşmüştür. Uluslararası hukuk normlarını, evrensel insan hakları belgelerini yok sayarak verilen karar, Türkiye için kara bir leke olmuştur. Ankara 2. İş Mahkemesi, ulusal ve uluslararası yasalar ve insan hakları sözleşmelerine dayanarak Eğitim Senin 'kapatma istemi' iki kez reddetmesine karşın, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı kararı iki kez temyiz etmesi ve son olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerel mahkemenin kararını esastan bozması, Eğitim Senin başından bu yana savunduğu gibi kararın siyasal olduğunu göstermektedir.
Türkiyenin en büyük ve en yaygın sendikasına karşı verilen bu karar, içinde bulunduğumuz çağdan çok, Türkiyenin ortaçağ karanlığında yaşamayı tercih ettiğini göstermektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun verdiği karar, hukuka, insan haklarına ve demokrasiye meydan okuma anlamına gelmektedir. Türkiye, demokrasisi açısından son derece önemli bir sürece dek gelen bu kararın büyük sıkıntı yaratacağını düşünüyoruz. Eğitim-Sen açısından iç hukuk yolları tükenmemiştir. Eğitim Sen, hakkını uluslararası arenada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde arayacak ve adaletin geç de olsa yerini bulması için bütün güçleri seferber edecektir.
Bugün Eğitim Seni kapatmak isteyen zihniyet ve zihniyet karşısında sessiz kalan tüm kesimler, Türkiye Demokrasisinin gelecekte yaşayacağı tüm sıkıntıların bir numaralı sorumlusudur. Tarih, nasıl TÖSÜ ve TÖB-DERİ kapatan zihniyeti mahkum ettiyse, Eğitim Seni kapatmak isteyenler de bir gün mutlaka tarih önünde mahkum olacaktır. Eğitim işkolunda yetkili sendika olmanın verdiği sorumlulukla örgütlü yaşamımız, hukuksal süreç ve mücadelemiz kesintisiz devam edecektir. Başta Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu olmak üzere, tüm kurumlarımız süreci takip edecektir.
Örgütümüze, geleceğimize sahip çıkacağız. Mücadelemiz yükselerek devam edecektir. Buradan bizleri susturmak isteyen güç odaklarına bir kez daha sesleniyoruz: Yüz yıllık eğitim emekçilerinin örgütlü mücadelesini engelleyemeyeceksiniz! Eğitim emekçilerinin sesini, milyonlarca öğrenci ve velinin umudu olan Eğitim Seni susturamayacaksınız!"