Konyanın Beyşehir İlçesinde, 31 yıl önce gittiği yurtdışında kazandığı paraları, memleketinde yatırıma dönüştüren Beyşehirli gurbetçi, 1.5 trilyon TL harcayarak kurduğu çiftlikte piyasanın istikrarsızlığı nedeniyle pazarlayamadığı sütleri önce halka bedava olarak dağıtmak istedi, ancak bu da kendisine pahalıya mal olunca derelere ve boş arazilere dökmeye başladı.
1974 yılında Beyşehirden Fransaya işçi olarak gittiğini anlatan Nazım Aknarçay, 27 yılın sonunda artırdığı paralarla memleketine yatırım yaparak, işsiz gençlere istihdam sağlamak istedi. 1.5 trilyon TL harcayarak Beyşehire bağlı Üzümlü Beldesi yakınlarında babasından kalan 80 bin metrekarelik alanı düşündüğü büyük besi çiftliğini kurmak için değerlendiren ve içerisinde besi ineği yetiştirmeye başlayan Aknarçay, aynı zamanda süt inekçiliği de yapmaya başladı. Büyük hayallerle kurduğu çiftlikte halen 60 adet sağılabilen inek olmak üzere toplam 140 adet büyükbaş hayvan bulunduğunu belirten Aknarçay, kısa süre sonra yatırım yapmaya pişman olmaya başladığını söyledi.
Özellikle son dönemde, diğer üreticilerle birlikte aynı kadere ortak olduklarını vurgulayan Aknarçay, çiftlikte günde elde ettiği 600 litre sütün piyasadaki istikrarsızlık nedeniyle para etmemesi nedeniyle satılamadığını belirterek, "Bu sütlerin büyük bölümünü satamayınca önce boşa gitmesin diye insanlarımıza bedava dağıttım. Ancak, bunu yapmak için de dolaşmak ve ekstra bir külfet içerisine girmek gerekiyor. Daha sonra baktım ki olmuyor, günlük üretilen sütlerin büyük bölümünü ekşidiği için derelere, boş araziye dökmeye başladım. Dökülen sütlerden kedi ve köpekler istifade etmeye başladı. Ne besicilikte, ne de süt üretiminde istediğim pazar payını ve istikrarı bulabildim. Günlük 600 litre sütün hakkından gelemeyince çiftliğimiz günden güne zarar eder hale geldi. Şuan perişan durumdayız. İşçilerimizle birlikte sütleri süt ürünü olarak peynir, çökelek olarak değerlendirelim dedik. Bu defa da stokumuz süt ürünleriyle doldu taştı. Artık süt alım merkezleri, sütümüzü almaz oldu, iç piyasa tamamen doymuş durumda. Benim üretici olarak şevkim kırıldı. Devlet bizim feryadımıza yetişsin, biran önce bu sorunu çözsün. Üretimde bir sıkıntımız yok ama, üretmiş olduklarımızı pazarlayamıyoruz" dedi.
Şimdiki aklım olsa Fransadan 1.5 trilyon TLyi getirip Türkiyede gömmezdim" şeklinde konuşan Aknarçay, bunun sebeplerini ise şöyle sıraladı: "Çünkü, Türkiyedeki siyaset, işçiliği öldürüyor, üreticiyi ve köylüyü eziyor. Devlet ineklere teşvik veriyor ama, devletin bu politikasını ben beğenmiyorum. Çünkü, fabrika kurmadan işçi alır gibi işimiz. Bizler üretmiş olduğumuz ürünlerin pazarlamasını yapamıyoruz. Devlet de millete bir anda teşvik veriyor. Önce ürünlerimize pazarlama garantisi verilsin, ondan sonra teşvik edilsin. Biz ürünlerimizi satamadıktan sonra ne yapacağız teşviki. Zaten, teşvikten de yararlanamıyoruz. Ayrıca, üretmiş olduğumuz ürünleri satamadığımızdan, fatura kesemediğimizden dolayı zaten teşvik imkanından yararlanamıyoruz."