Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü, su seviyesinin düşmesi nedeniyle giderek küçülüyor. Suların kıyıdan çekilmesi sonucu Beyşehir Gölü'ndeki adalara da ulaşım kolaylaştı. Teknelerle su üzerinden gidilebilen bazı kıyıya yakın adalara suların çekilmesi nedeniyle yürüyerek; hatta traktör ve motorlu araç sahipleri sazlıklar arasından açılan karayoluyla gidebiliyor.
Beyşehir Gölü'nün sahil yerleşim birimlerinden Gölkaşı Köyü'ne yaklaşık bir kilometre mesafedeki Gölkaşı Adası'nda suların çekilmesi nedeniyle benzer bir durumla karşılaşıldı. Bundan 33 gün önce göle kıyısı olan köyden, ekilen buğdayların hasadı için 670 dekarlık alana sahip Gölkaşı Adası'na dubalar üzerinde biçerdöver ve traktör yüzdürülmüştü. Gölkaşı Adası'nın Gölkaşı Köyü ile olan bağlantısı karadan sağlanmaya başlandı.
Gölkaşı Köyü sakinleri, daha önce teknelerle göl üzerinden ulaşabildikleri 1 kilometre mesafedeki adaya artık yürüyerek ya da motorlu araçlarıyla karadan gidebiliyor. Bu arada, Gölkaşı Adası'na olan ulaşımın karadan sağlanması en çok bölgede yaşayan çobanları sevindirdi. Gölkaşı Adası çok sayıda büyükbaş hayvanın otlak mekanı haline gelirken, bu durumdan oldukça memnun gözüken Ramazan Bilir, "Bölgede çobanlık yapıyorum. Göldeki suların çekilmesi en çok bize yaradı. Sazlıkların arasından açtığımız yoldan hayvanları adaya getirip gün boyu otlatıyoruz. Akşam saatlerinde de köye dönerek sahiplerine teslim ediyoruz" dedi.
Gölkaşı Köyü Muhtarı Mesut Aydoğan, Beyşehir Gölü'nde son bir ay içinde derinliğin bir metreden fazla düştüğünü belirterek şunları söyledi: "Su seviyesindeki bu hızlı düşüş, bölgemizdeki suların da çekilmesine neden oldu. Göl suları çekilince kara ortaya çıktı. Bu arada, göl suları içerisinde bulunan boyu 2 metreye ulaşan sazlıklar arasından yol açıp adaya karayoluyla ulaşmaya başladık. Köylülerimiz yürüyerek ya da traktör gibi motorlu araçlarıyla karayolu vasıtasıyla adaya gidip gelmeye başladı; hatta moped ve mobiletlerle adaya gidip gezen köylülerimiz oluyor. Oysa, bundan 33 gün önce buğday ekimi yaptığımız Gölkaşı Adası'na göl üzerinde dubalara bindirdiğimiz biçerdöver ve traktörleri yüzdürerek nakil ettirmiştik. Hasat mevsimi bugünlerde olsa göl üzerinde biçerdöver ve traktör yüzdürmeye gerek kalmayacaktı. Bu durum göz önüne alındığında, gölün içler acısı hali daha da belirginleşiyor. Kıyıdan 1 kilometre mesafede sular çekildi ve sahilde sazlıklarla baş başa kaldık. Beyşehir Gölü'nde çok sayıda ada var. Göldeki suların çekilmesi nedeniyle Gölkaşı Adası'nın alanı da genişledi. Bu arada, göle kıyısı olan Yeşildağ Beldesi'ne yakın bir adada da aynı durumla karşılaşıldığını öğrendik. Orada da sular çekilince adaya karayoluyla ulaşılabiliyormuş."
Beyşehir Gölü'ndeki su seviyesinin hızla düşmesi nedeniyle Türkiye'nin en büyük tatlı su alanının tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ileri süren Muhtar Aydoğan, "Suların çekilmesiyle her yer balçık ve sazlık oldu. Köyümüzde çok sayıda insana ekmek kapısı sağlayan balıkçılık da bitti. Tarımsal amaçlı olarak arazilere su verilmesi bu durumu ortaya çıkardı. Isparta ve Konya'daki ekili arazilere bu yılın kurak geçmesi nedeniyle daha fazla su verilmesinin Beyşehir Gölü'nü bu hale getirdiğini düşünüyoruz. Bu arada, Beyşehir Gölü'ndeki buharlaşma da su kaybına neden oluyor. Beyşehir Gölü'nü kurtaracağı söylenerek, bölgemiz milli park ilan edildi; ama bunun yararını görmediğimiz gibi çeşitli sıkıntılarını çekiyoruz" diye konuştu.
Gölkaşı Köyü'nde çiftçilik ve balıkçılıkla uğraştığını kaydeden Ergün Güler de, göle Beyşehir halkının birlikte sahip çıkması gerektiğini söyledi.