Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nde su seviyesinin her geçen gün düşmesi nedeniyle, bataklık görüntüleri oluşmaya başladı.
Beyşehir Gölü kıyıları, suların hızlı bir şekilde çekilmeye başlamasıyla adeta bataklığa dönüştü. Beyşehirliler, gölün sahibinin çok ama ilgilenenin ve sahip çıkanının bulunmadığından yakınıyor. Beyşehir Gölü'nün Aral Gölü'nün akıbetine uğramasından da endişe ediliyor. Beyşehir Gölü'nde DSİ 4. Bölge Müdürlüğü tarafından her ay su ölçümleri yapılarak su seviyesi tespit ediliyor. Göldeki su miktarının durumu hakkında her ay yapılan basın açıklamalarıyla kamuoyuna bilgi veriliyor. Bu duyurularda, su seviyesinin geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre, sürekli bir düşüşün yaşandığına dikkat çekiliyor. Bu düşüşe rağmen, tarımsal amaçlı olarak su alımlarına devam ediliyor.
Beyşehir Regülatörü BSA kanalı aracılığıyla Konya bölgesindeki ovalara su verilirken, Isparta bölümünde ise kurulan pompa istasyonları sürekli olarak ekili arazilere su veriyor. Mevsimin yağışsız geçmesi, kış aylarında kar yağışı olmaması, dere ve çayların kurumasının ise Beyşehir Gölü'nün beklenen sonunu hızla getirmeye başladığı görüşlerine yer veriliyor. Tüm bu olumsuz gelişmeler karşısında tüm ümitler Derebucak yöresindeki Gembos projelerine bağlanmış durumda. Ancak, Gembos Derivasyon Tüneli'nden Beyşehir Gölü'ne su verilmesi için 2007 yılına kadar beklemek gerekiyor.
Beyşehir Ziraat Odası Başkanı Dursun Ersözlü, Beyşehir Gölü'ndeki su seviyesinin giderek düşmesi ile birlikte kıyılardaki suların çekilmesinin kendilerini üzdüğünü söyledi. Beyşehir Gölü gibi bir kaynağa sahip çıkmak ve korumak gerektiğini belirten Ersözlü, "Korunamayan su kaynaklarının akıbetini hepimiz biliyoruz. Dünya, artık su kaynaklarının önemini geç de olsa kavradı. Ancak, biz su kaynaklarımızın önemini hala kavrayabilmiş değiliz" dedi.
"BSA KANALI'NA VERİLEN SULAR ANCAK BÖLGEYE YETİYOR"
Beyşehir Belediye Başkanı Nazif Tekinöz, kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kalan ve hızla suları çekilen Beyşehir Gölü'nden BSA kanalına verilen suların ancak Beyşehir sınırlarındaki ekili arazilere yetecek kadar aktığını söyledi. Beyşehir Regülatöründen BSA kanalına verilen suların bu haliyle Çumra Ovası'na ulaşamadığını belirten Tekinöz, "Beyşehir Gölü'nün şu an içerisinde bulunduğu durum bizleri çok üzüyor. Beyşehir Gölü'nün su seviyesinin daha da düşmemesi için Beyşehir'deki sivil toplum örgütleri bu konuda neler yapılabileceği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor. Ancak, ülkemizin önümüzdeki günlerde yağışlı bir periyoda gireceğinin açıklanması, bu konudaki umutlarımıza bir nebze olsun su serpiyor" dedi.
Tekinöz, sözleşmelerle yer altı ve yerüstü kaynaklarının kullanım yetkisi verilen DSİ Genel Müdürlüğü'nün 1121.03 su kotuna kadar gölden su çekimi yapabildiğini belirterek, Beyşehir Gölü'ndeki su kotunun halen 1121.40 seviyelerinde bulunduğundan alım yapılmaması için herhangi bir mani hal olmadığına dikkat çekti. Beyşehir olarak taleplerinin 1122.50 su kotunun uygulanması olduğunu vurgulayan Tekinöz, Beyşehir Gölü'nün su seviyesinin aşırı şekilde çekilmesinin mevsimsel kuraklıkla birlikte pek çok nedene bağlı olduğunu söyledi. Beyşehir Gölü'nü besleyen su kaynaklarının havzada hayata geçirilen gölet projelerinden olumsuz etkilendiğini vurgulayan Tekinöz, "Beyşehir Gölü'nü besleyen kaynaklar, yapılan bu göletler sonucu hepsediliyor. Bu arada, gölü besleyen dere ve kaynakların da acilen ıslah edilmesi, taş veya betonla kaplanarak su kaybının önlenmesi gerekiyor. Yine, Beyşehir Gölü'ne bu kaynaklar vasıtasıyla akan çamur ve toprak erozyonunu önleyici küçük bentler de oluşturulması gerekiyor" diye konuştu.
Beyşehir Gölü'nün kuraklıktan etkilenmesi nedeniyle DSİ'nin Isparta bölgelerindeki tarım arazilerine geçtiğimiz yıllara göre daha az su aktarımı yaptığını da ifade eden Tekinöz, "Beyşehir Gölü'nün bir de buharlaşma kaybı var. Yılda ortalama 300 milyon metreküp su buharlaşma nedeniyle Beyşehir Gölü'nden uçup gidiyor.Ama bu olay kendi tabii ekosistemi içerisinde olan bir hadise" açıklamasında bulundu.