
Kastamonu'da Küre Dağları Milli Parkı üzerine Hidroelektrik Santralleri (HES) kurulması planına, düzenlenen toplantıda tepki gösterildi.
Santrale karşı çıkmak amacıyla oluşturulan Doğa Dostları Platformu, çevrecilerin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla bir basın toplantısı düzenleyerek kararı eleştirdi. Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gösterilen toplantıya WWF Türkiye Temsilcisi Sedat Kalem, Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Somoncu, Azdavay Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Diribaş ve Zonguldak Barosu Avukatı Yakup Okumuşoğlu konuşmacı olarak katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Arkeolog Mustafa Afacan, hidroelektrik santralleri yapılması planlanan Küre Dağları bölgesinde fazla insan nüfusu olmamasının HES yapmayı planlayan firmaları yüreklendirdiğini söyledi. Afacan, "Onlar düşünüyor ki bu bölgeler değneksiz birer köy. Ama tabi unuttukları bir şeyler var. Köyler boş olsa bile, o köyleri bu santralcilerden koruyacak bekçi köpekleri illa ki olacaktır. Papatyalarıyla, laleleriyle, çamlarıyla, köknarlarıyla ve o meşhur Kastamonu ayısıyla biz oraları koruyacağız. Düşman geldiğinde nasıl Çanakkale'ye koştuğumuzu, kendi toprağına düşman ayağı basmasa bile Kurtuluş Savaşı'nın her cephesinde canlarımızı ortaya koyduğumuzu bilmeleri lazım. Çanakkale'ye, Galiçya'ya, Trablusgarp'a koşan Kastamonu halkı, burnunun dibine bu santralleri yaptırmaz. Bunu bu santralleri yapmayı düşünenlerin çok iyi bilmeleri lazım" dedi.
WWF Türkiye Temsilcisi Sedat Kalem ise, "HES'in peşinde olduğu en önemli kaynaklarımız, akarsularımızdır. Kastamonu bölgesi, Türkiye için folklorik bir öneme sahiptir. Keşke 30-40 yıl önce bu bilince sahip olsaydık ve korusaydık. Ama Küre Dağları'nda bunu halen daha sağlayabiliriz. İlla doğal alanı koruyacağız diye bir şey yok. Kültürel değerlerimizi de korumalıyız. İlla gelişim fabrikalarla sağlanacak değil. Doğanın faydalarından ve imkanlarından yararlanarak ta gelişim sağlayabiliriz. Kimsenin
gelişmeye, kalkınmaya bir itirazı yok. Ama bunu doğaya zarar vermeden ya da başka formüllerle yapmalıyız" diye konuştu.
Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Somoncu, Küre Dağları'nın hassas bir ekosistemde bulunduğunu savunarak, bölgeye HES yapıldığında Küre Dağları Milli Parkı'ndaki ekosistemin zarar göreceğini iddia etti. Yapılacak faaliyetlerin bilim ışığında sürdürülebilir olmasını isteyen Doç. Dr. Somoncu, Küre dağlarına 5 adet HES yerine 5 adet rüzgar enerjili santral yapıldığında sorunun kökten çözüleceğini öne sürdü.
Azdavay Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Diribaş da, "Kastamonu elbette bu çalışmalara dur diyecek, önüne set olacaktır. Kastamonu aydın bir kişiliğe sahiptir. Bu durum karşısında da aydın kimliğini ortaya çıkaracak ve çalışmalara karşı olacaktır. Enerji lazım, ama geri dönülmeyecek kayıplara uğramadan enerji üretilmelidir. O yeşil yeşil dolarları almak için benim yeşilliğimi elimden almak istiyorlar. Küre Dağları'nı kangren etmek istiyorlar. Eğer bu uğurda Valla Kanyonu üzerinden atlamak gerekiyorsa
atlarım. Emanet olarak aldığımız doğal güzelliklerimizi yarınlara bırakmak istiyoruz" ifadelerini kaydetti.
Türkiye'de bin 500 civarında nehir tipi hidroelektrik santralin yapılmasının planlandığını söyleyen Zonguldak Barosu avukatı Yakup Okumuşoğlu ise, "Bin 500 rakamının yanında 2 bin tane de mikro HES geliyor. Yani köylerimizde akan az miktardaki suyu bile almak istiyorlar. Türkiye'nin yılda 45 bin MW elektrik üretme gücü var. Sadece Artvin bölgesine yapılması planlanan 500 adet HES, ülkemizdeki mevcut gücün yüzde 7'si kadar olacak. Yani ülkemize artı yüzde 7 oranında katkı sağlayacak. Ancak Türkiye'de
ortalama yıllık yüzde 27 oranında kayıp, yani kaçak kullanım var. Bu kaybın yüzde 60'ın üzeri Diyarbakır'da. Bunun için Karadeniz'in eşsiz güzellikteki vadilerini yok etmemiz reva mı" dedi.
Toplantıya katılanlar, HES kurulmasına karşı tepki göstermek amacıyla başlatılan imza kampanyasına da destek verdi.
![]() |