23
Şubat
2026
Pazertesi
ORDU

Milletvekili Kazım Türkmen ‘Bölge derhal afet ilan edilmeli’

CHP Ordu Milletvekili Kazım Türkmen, Karadeniz’de 8 milyon ailenin geçimini doğrudan fındıktan temin ettiğini belirterek, bölgede meydana gelen don afetinden dolayı afet ilan edilmesi gerektiğini söyledi.        
            Milletvekili Kazım Türkmen, Ordu Gazeteciler Derneği’nde düzenlediği basın toplantısında, fındıkla ilgili olarak TBMM Başkanlığı’na önerge verildiğini ifade ederek AKP’ye yüklendi.
            Milletvekili Kazım Türkmen şöyle konuştu: “Değerli basın mensubu arkadaşlarım; Bugün; (dün) ilimiz ve ülkemiz açısından gündemde bulunan bazı konuları sizlerle paylaşmak amacıyla biraradayız. Dilerim ki; bugün (dün) sizlerle ilimiz ve ülkemiz açısından önemli gelişmeleri paylaşalım. Ancak sizlerin de malumu olduğu üzere dünden bugüne ilimiz açısından çok iyi gelişmeler yaşanmamıştır. Önce geçtiğimiz günlerde yaşanan hızlı tren kazası, daha doğrusu katliama değinmek istiyorum. Bu kazada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kazadan yaralı kurtulan yurttaşlarımıza da başsağlığı diliyorum.
            Bu kazanın acısını yüreğimizde yaşarken ne yazık ki hepimizin geçimini direkt ya da dolaylı olarak fındıktan sağlayanlar olarak fındıkta yaşanan don felaketinin yarattığı üzüntü ve çaresizliği de yaşamaya devam ediyoruz.
AKP sözünü
tutmadı
            AKP hükümeti iktidarının ilk fındık sezonu olna geçen yıl fındık üreticilerine verdiği sözü tutmadığı gibi, ne yazık ki don felaketiyle sadece ürününü değil geleceğini de kaybeden fındık üreticilerine adeta ne haliniz varsa görün demektedir.
                        Bildiğiniz üzere ilimizde de hükümetçe oluşturulan hasar tespit komisyonu incelemeler yapmış ve fındık üreticilerimizin don felaketinden dolayı ortalama olarak ürünlerinin yüzde 64.6’sını kaybettiğini tespit etmişlerdir. Yani ilimizin doğal afete maruz kaldığını hükümet uzmanlarına tespit ettirmişlerdir.
            İlimizin yine tespitlerine göre ekonomik kaybı 320 trilyon lira olarak raporda belirtilmiştir. Ancak bu rakam ulaşılamayan köy ve üreticileri hesaba katıldığında 450 trilyon liraya ulaşmaktadır.
            Şimdi bu durumda sosyal hükümete düşen görev nedir? Tabiki bölgeyi Bakanlar Kurulu kararı ile derhal ‘afet bölgesi’ ilan etmek, üreticinin zararlarının karşılanması için kaynak yaratmak ve ileriye dönük üreticiyi koruyucu tedbirleri de hayata geçirmektir.
            Hükümetin yapması gereken budur. Ancak AKP hükümeti bu konuda bugüne kadar hiç bir ciddi adım atmadığı gibi; don nedeniyle ekonomik olarak geleceği kararan üreticilerimizin ek gelirini, ahırındaki ineğini, kümesindeki tavuğunu tespit ederek bu afetteki zarar oranını yüzde 40’ın altına düşürmek istemektedir.
            Bu hangi vicdana sığır? Sizin Adalet ve Kalkınma anlayışınız bu mu? Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda ısrarla hükümeti üreticiye sahip çıkmaya çağırmayı sürdürüyoruz.
            Biliyorsunuz bir grup milletvekili arkadaşımla birlikte 10-14 Mayıs tarihleri arasında bölgemizde partimizin oluşturduğu komisyon olarak hasar tespit çalışmalarına katılmış ve gördüğümüz felaketin boyutunu ve alınması gereken tedbirleri rapor halinde tüm ilgililere iletmiştik. Yetmedi bu konud aben ve partili diğer bazı milletvekili arkadaşlarımız Meclis kürsüsünden bu felaketi defalarca kez dile getirmemize rağmen, AKP hükümeti ve bölge milletvekilleri duyarsızlıklarını devam ettirmişlerdir.
            Bu arada milletvekili arkadaşlarımla birlikte fındık üreticilerinin yaşadığı bu sorunu Türkiye’nin gündemine de taşımak ve üreticiye sahip çıkılmasını sağlamak amacıyla Meclis Başkanlığına milletvekili arkadaşlarımla birlikte fındıkla ilgili meclis araştırması açılması amacıyla önerge verdik.  Ancak, meclis çoğunluğunu elinde bulunduran AKP fındığın ve üreticinin meclisin, dolayısıyla Türkiye’nin gündeme gelmesine izin vermemiştir.
            Bir yandan da yaşanan bu felaket nedeniyle değer iartan Fiskobirlik depolarındaki 2001 mahsülü fındığı ucuza sattırmak için Fiskobirlik yönetimine baskı yapmışlardır. Ancak Fiskobirlik yönetimi kendilerini kutluyorum;
            Bu konuda restleşmek pahasına olumlu bir tavır sergilemiş ve 2001 ürünü fındığın sadece bir bölümünü satarak hükümete beklediğinin üzerinde bir kaynak yaratmıştır.
            Şimdi hükümetin fındık üreticilerinin don zararından meydana gelen ürün kaybını karşılamak konusunda bir kaynak sıkıntıları da kalmamıştır.
            Ancak, hükümetin bu zararların karşılanması yönünde hiç bir girişimi olmadığı gibi, 2 sigara parası olan doğrudan gelir desteği ödemelerinin 2. taksidi daha bir çok ilçemizde ödenmemiştir. Bu da sanırım hükümetin bu konudaki gelecek uygulamalarına ve samimiyetsizliğine bir işarettir.
            Buradan hükümeti ve hükümete mensup bölge milletvekillerine fındık üreticilerine sahip çıkmaları için bir kez daha çağrıda bulunuyorum.
            -Bölgemiz derhal afet bölgesi ilan edilmelidir.
            -Doğrudan Gelir Desteği ödemelerinin 2003 yılı kalan taksidi ile 2004 yılı ödemelerinin tamamı, hiç değilse 1.taksidi en geç Ağustos ayında üreticilerimize ödenmelidir.
            -Hasar tespit komisyonunca belirlenen hasar miktarı ödemelerinin ilk taksidi Eylül ayının hemen başında üreticilerimize ödenmelidir.
            -Üreticilerimizin T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan vadesi gelmiş borçları ile Bağ-Kur ve SSK prim borçları faizsiz olarak ertelenmelidir.
            -Üreticilerimizin gelecek yıllara yönelik üretimlerine devam edebilmeleri için gerekli girdiler sağlanmalı; üreticilere T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla kredi açılmalıdır.
 
NEDİM KOVAN KENTHABER-ORDU
Yayın Tarihi : 5 Ağustos 2004 Perşembe 14:48:57


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?