22
Şubat
2026
Pazar
ORDU

Yazıcıoğlu: Terör örgütlerinin hedefindeyim

Ordu Valiliği görevinde sekizinci yıla doğru yol alan Kemal Yazıcıoğlu, terör örgütlerinin hedefinde olduğunu söyledi. Emniyet teşkilatındaki başarılı çalışmalarıyla bir dönem hafızalara "Komiser Kemal" olarak kazınan Vali Yazıcıoğlu, şimdi ise "Kemal baba", "Vali baba" olarak ifade ediliyor. İstanbul Emniyet Müdürü iken Ordu Valiliği'ne atanan Yazıcıoğlu, 2005 yılı sonunda Ordu Valiliği görevinden emekli olacak. Yazıcıoğlu, Ordu’da 7 yıl içerisinde gerçekleştirdiği çalışmaları Yıldız Haber Dergisi'ne anlattı.

- Karadenizli bir hemşehrimizden öteye, artık siz Ordulu oldunuz.

YAZICIOĞLU: Uzun yıllar Emniyet teşkilatının en alt kademesinden en üst kademesine kadar devlete hizmet ettikten sonra Karadeniz’in şirin bir ili olan Ordu’ya vali olarak atanmama çok sevinmiştim. Bir Karadenizli olmam nedeniyle Ordululara hizmet edecek olmam beni heyecanlandırmıştı. Bu duygu içerisinde Ordu’ya ve Ordululara hizmet etmek için büyük bir şevk ve azimle, gece-gündüz demeden çalıştım. Ordu’ya bir çok kalıcı hizmet kazandırdığım inancındayım. Artık ben de kendimi bir Ordulu olarak görmekteyim. Göreve devam ettiğim sürece de Orduluların beklentisi olan hizmetlerin gerçekleşmesi için çalışacağım.

- Emniyet Müdürü olduğunuz dönemde hafızalara "Komiser Kemal" olarak yerleştiniz. Şimdi ise Ordulular’ın "Kemal Babası"sınız. Bu ifadeleri nasıl yorumluyorsunuz?

YAZICIOĞLU: Emniyet teşkilatında görev yaptığım yıllarda yasadışı bölücü, yıkıcı ve yer altı faaliyetlerine karşı özel eğitimler aldım. Aldığım eğitimler ve edindiğim tecrübe sayesinde, görev yaptığım her unvan ve kademede bir çok önemli operasyonda başarılı oldum. Bir çok önemli operasyonu da bizzat kendim yönettim. Yasadışı örgütlere büyük darbeler vurduk.

Şimdi ise Vali olarak göreve başladığım günden itibaren her ay iki kez düzenlediğimiz "Halk Günleri"nde vatandaşlarımızın her türlü sorunları, sıkıntıları, dertleri ve istekleriyle bizzat ilgilenerek çözüm bulmaya çalışıyorum. Fakir ve yoksul vatandaşlarımıza devletin sıcak elini ulaştırdığım içindir ki bana "Kemal Baba" veya "Vali Baba" diyorlar. Tabi yapılan hizmetlerin karşılığında bu gibi sıfatlarla anılmak güzel ve hoş.

- Susurluk Kazasyndan sonra Kararname ile Ordu Valiliği görevine atandınız. O dönemlerde yaygın basında köşe yazarları çok suçlamalarda ve eleştirilerde bulundu. Hatta eşinize ait olan yalıyı hangi parayla aldığınız eleştirildi. Alaattin Çakıcı’nın aracında bulunan, içerisinde önemli belgelerin olduğu bir çantanın da sizlerde olduğu söylendi. Mahkemeye Susurluk kazasıyla hiçbir ilginiz olmadığına dair defalarca ifadeler verdiniz. Tam 8 yıl aradan sonra ise geçen yyl DYP eski milletvekili Sedat Bucak, kayıp çantayı mahkemeye teslim etti. Böylece olayla ilginiz olmadığı kesinlik kazanmış oldu. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

YAZICIOĞLU: Benim kamuoyunda "Susurluk kazası" olarak bilinen olayla veya olaya karışan insanlarla uzaktan veya yakından hiç bir ilgim veya bilgimin olmadığını daha önce de defalarca ifade ettim. Bu konuyla ilgili gerçekler her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Benim bu konuyla ilgili yorum yapmam da yersiz olur. Türk adaleti bu konuyla ilgili kararını vermiştir.

- Çantadan çıkan evraklar arasında seçkin isimlerin yer aldığı bir fihrist vardı. Bu belgeler mahkeme tarafından korumaya alındı. İleriki zamanlar içerisinde çantadaki belgeler incelendikçe sizin isminiz gündeme yeniden gelirse ne yaparsınız?

YAZICIOĞLU: Onun için böyle afaki ve gerçekdışı konularla ilgili yorumda bulanmak istemiyorum.

- Susurluk ve benzeri konularda aşırı eleştirilerde bulunan, kişisel haklarınıza saldıran gazeteciler ve köşe yazarları hakkında mahkemeye tazminat davası açtınız mı?

YAZICIOĞLU:  Bu konuda bir çok dava açtım ve bunların hepsini de kazandım. Maddi tazminatlar da aldım

- Karadeniz Bölgesi’nde sahile inmeye çalışan terör örgütü mensuplarına karşı da etkin mücadeleniz oldu. Amaçları neydi sizce?

YAZICIOĞLU: Ben Ordu’ya gelmeden önce burada özellikle yüksek kesimlerdeki yerleşim yerlerinde PKK ve DHKP-C örgütlerinin ölümlü ve yaralamalı bir çok eylemi olmuştu. PKK'nın Karadeniz’e inme planlarını bildiğim için bunlara karşı geliştirdiğimiz eylem planlarıyla gerekli tedbirleri ve önlemleri almaya başladık. Terör örgütleri tarafından yıldırılan bölge halkı ile yapmış olduğumuz toplantılar neticesinde devlete güvenerek, devletin yanında yer almalarını sağladık. Böylece terör örgütlerinin psikolojik ve lojistik destek almalarını önledik. Bölgemizin dağlık, ormanlık ve sık bitki örtüsüne sahip olması nedeniyle terör örgütlerinin bu bölgede barınma ve saklanmaları kolay olmaktadır. Örgüt mensuplarının bölgemizde barınabilmeleri için de bölge halkının desteğine ihtiyacı var. Geçmişte bölge halkını korkutarak ve sindirerek bu amaçlarına ulaşmışlardır.

Terörle mücadeledeki en önmeli unsurlardan birisi de istihbarattıyr. Biz de istihbarata önem vererek terör örgütlerinin daha eylem hazırlığı içerisindeyken yapılan operasyonlarla bir çok örgüt mensubu ölü veya yaralı olarak ele geçirildi. Terörü Ordu’nun gündeminden çıkarıp attık.

- Korumalarınızın çokluğundan zaman zaman bazı kesimler şikayetçi oluyorlar. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

YAZICIOĞLU: Gerek Emniyet teşkilatındaki görevim sırasında, gerekse vali olarak görev yaparken darbe vurduğumuz terör örgütlerinin hedefi durumundayım. Dolayısıyla devletimiz de valisini korumak için gerekli tedbirleri almaktadır. Bunda yadırganacak bir durum söz konusu değildir. Ayrıca, ben sağduyu sahibi insanların bundan rahatsızlık duyacaklarını da sanmıyorum. Koruma tedbirleri insanları rahatsyz edecek şekilde ve düzeyde de değildir. Buna son derece dikkat edilmektedir.

- Ordu’ya atandığınız günden beri ’gitti gidiyor’ denildi. Hatta basın sizi Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve Ankara, İstanbul Valiliğine bile atadı. Halen Ordu’da görevinizin başındasınız. Bu atamaları nasıl yorumluyorsunuz?

YAZICIOĞLU: "Her gönülde bir arslan yatar" diye bir tabir vardır. Benim için de Emniyet Genel Müdürlüğü, içimde yatan bir arslandır. Uzun yıllar her kademesinde büyük bir başarıyla görev yaptığım Emniyet teşkilatının başında bulunmak isterdim. Ancak, bu isteğim gerçekleşmedi. Demek ki kısmet değilmiş. Ankara ve İstanbul Valiliğine atanmamla ilgili basında çeşitli haberler yer aldı. Ancak, Valilerin atanmasıyla ilgili tasarruf tamamen hükümetlerimize aittir. Benim bu konuda bir talebim olması mümkün değildir. Beni bu görevlere layık görüp, düşünen insarlara da teşekkür ediyorum.

YILDIZ HABER DERGİSİ
Yayın Tarihi : 29 Mart 2005 Salı 14:13:20
Güncelleme :30 Mart 2005 Çarşamba 14:42:46


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?