Ramazan ayında yüksek kazanç elde etmek isteyen dilencilerin çocukları ön planda tutması dikkat çekiyor.
Türkiye'nin sosyal yaralarından olan çocuk istismarı dilenci ve şebekelerin en önemli kazanç noktası sayılıyor. Çeşitli kurumlar, dilenci ve çocuk dilenciler üzerine araştırma yaparken, dilencilik sektörünün boyutu ürkütüyor. 2004 verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 50 bin dilenci bulunurken, her bin 400 kişiye bir dilenci düşüyor.
Her bir dilencinin aylık ortalama kazancı 750 ile bin YTL arasında değişiyor. Geçen 3 yıl göz önüne alındığında rakam katlıyor. Dilencilik sektöründe bir yılda dönen para milyar YTL ile anılırken, paraların büyük bölümünün dilencilerin cebine gitmediği, dilenci mafyalarının kontrol ettiği ve her türlü kirli işler için finansman kaynağı olduğuna dikkat çekiliyor.
Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) 2004 yılında hazırladığı rapora göre, çocuk dilenciler üzerine yapılan araştırmalarda, dilenci mafyasının adının çok sık çocuk kaçırma olaylarına karıştığı, kaçırılan çocukların sakat bırakıldığı, ilerleyen yaşlarında dilendirildiğine dikkat çekiliyor. Henüz kemik gelişimi sağlanmadan, çok küçük yaştaki çocukların kıkırdakları üzerine baskılar yapılarak bedensel deformasyon oluşturuluyor. Kol veya bacaklar kırılıp, kemiklerin yanlış kaynatılması gibi insanlık dışı yöntemler de kullanılıyor. Çocuk dilenciler, ne zaman ve hangi yöntemlerle sakat bırakıldıklarını çoğu kez hatırlamıyor. Çocukların cinsel taciz başta olmak üzere her türlü işkenceye maruz kaldığı vurgulanırken, doğal olarak bu çocukların ilerleyen yaşlarında toplumdan öç alma duyguları en üst düzeye çıkıyor. Dilencilik mafyası eleman bulamadığında özellikle başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki yoksul ailelerden, aylık kiralama yöntemine gidiyor. Felçli ve engelli çocukların kirası ise iki katı olarak ödeniyor.
Sefalet ve perişanlık içinde yaşayan ve sık sık cinsel tacize uğrayan bu çocukların, istenilen hasılatı toplamadıkları takdirde, işkence dahil her türlü şiddete maruz kalabiliyor. Öldürülme korkusu içindeki çok küçük yaştaki bu çocukların, gerekli hasılatı toplamak için gasp, hırsızlık gibi her türlü yasal olmayan yollara başvurmak zorunda kaldığı yapılan tespitlerde yer alıyor. Yetkililer, dilencilere para verilmemesi konusunda uyarıyor.
Öte yandan, Samsun'da da Ramazan ayının gelmesiyle birlikte dilenci sayısında artış yaşanırken, şehrin birçok noktasında kullanılan çocuk dilencileri görmek mümkün. Ön planda tutulan çocuklar, duygu sömürüsü için en büyük yardımcı olarak kullanılıyor. Vatandaşlar ise bu konuda duyarsız kalınmasına tepki gösteriyor.