22
Şubat
2026
Pazar
TRABZON

Doğu Karadeniz'de nüfus azaldı

2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre, 2 milyon 341 bin kişi olan Doğu Karadeniz Bölgesi'nin nüfusu, 2007 yılı sonu itibarıyla 1 milyon 849 bin 852 kişi olarak gerçekleşirken, aradaki fark 491 bin 287 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) koordinasyonunda il ve ilçelerde yürütülen ADNKS sonuçları bugün açıklandı. Buna göre, 2000 yılında 67 milyon 803 bin 907 olan Türkiye nüfusu, 2007 yılı sonu itibarıyla 70 milyon 586 bin 256 olarak gerçekleşti. Açıklanan sonuçlarda birçok bölge ve ilin nüfusunun 2000 yılı nüfuslarının altında olduğu görülürken, bu azalma Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan 6 ilde de kendini gösterdi.

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Trabzon, Giresun, Rize, Gümüşhane, Bayburt ve Artvin illerinin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre 2 milyon 341 bin olan toplam nüfusu, 2007 yılı sonu itibarıyla 1 milyon 849 bin kişi olarak gerçekleşirken aradaki fark 491 bin 287 oldu. Nüfus rakamlarındaki bu farklılığın en önemli sebebinin önceki yıllarda yapılan çalışmalardaki mükerrer kayıtlardan kaynaklandığı belirtilirken, son açıklanan kesin nüfus rakamlarının illerin başta milletvekili sayısı olmak üzere idari yapılanmalarıyla ilgili önemli değişiklikleri de beraberinde getirebileceği ifade ediliyor.

Bugün açıklanan ADNKS 2007 yılı sonu kesin sonuçlarına göre, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerin nüfusları:

Trabzon'un 2000 yılında 975 bin 137 olan il nüfusu, 2007 yılı sonunda 740 bin 569 olarak gerçekleşirken, aradaki fark 234 bin 568 oldu. Bu farkın, Gümüşhane ve Bayburt illerinin 2007 yılı nüfuslarının toplamından daha fazla olması dikkat çekti. Trabzon il nüfusu, 1980 yılında açıklanan rakam olan 731 bin 45 kişiden sadece 9 bin 524 kişi daha fazla çıkarken, 1985 ve 1990 nüfuslarının da altında kaldı. Trabzon il nüfusu, 1985 yılında 786 bin 194, 1990 yılında ise 795 bin 849 olarak açıklanmıştı.

Giresun ilinde 2000 yılında 523 bin 819 olan il nüfusu, 2007 yılı sonu itibarıyla 417 bin 505 kişi olarak gerçekleşti. Aradaki fark 106 bin 314 kişi olurken, bu fark Bayburt, Tunceli ve Ardahan illerinin nüfuslarından daha fazla oldu. Giresun il nüfusu 2007 yılı sonu itibarıyla 1980 yılı nüfusunun altında gerçekleşirken, aradaki fark ise 62 bin 578 kişi oldu. Giresun il nüfusu 1980 yılında 480 bin 83, 1985 yılında 502 bin 151, 1990 yılında ise 499 bin 87 kişi olarak açıklanmıştı.

Rize'de 2000 yılında 365 bin 938 kişi olan il nüfusu, 2007 yılı sonu itibarıyla 316 bin 252 olarak gerçekleşti. Aradaki fark ise 49 bin 686 kişi oldu. Buna göre 2007 yılı sonu itibarıyla Rize il nüfusu, 1980 yılı nüfusunun 45 bin 6 kişi altında gerçekleşti. Rize il nüfusu 1980 yılında 361 bin 258, 1985 yılında 374 bin 206, 1990 yılında ise 348 bin 776 kişi olarak açıklanmıştı.

Gümüşhane'nin 2000 yılında 186 bin 953 kişi olan il nüfusu ise 2007 yılı sonu itibarıyla 130 bin 825 kişi olarak açıklanırken, aradaki fark 56 bin 128 kişi oldu. Gümüşhane il nüfusu, 1980 yılı nüfusunun 144 bin 366 kişi daha altında gerçekleşirken, il nüfusu 1980 yılındaki nüfusun yarısına bile ulaşamadı.Bayburt ilinin de 1989 yılına kadar bağlı olduğu Gümüşhane il nüfusu 1980 yılında 275 bin 191, 1985 yılında 283 bin 753, 1990 yılında ise 169 bin 375 kişi olarak açıklanmıştı.

Artvin'in 2000 yılında 191 bin 934 olarak gerçekleşen nüfusu 2007 yılı sonu itibarıyla 168 bin 92 kişi olarak açıklandı. Aradaki fark 23 bin 842 kişi oldu. İl nüfusu 1980 yılı nüfusunun 60 bin 905 kişi daha gerisinde çıktı. Artvin ilinde de nüfusta 1980 yılından bu yana sürekli bir azalış gözlenirken, il nüfusu son 4 sayımda sırasıyla şöyle gerçekleşti: "1980 yılında 228 bin 997, 1985 yılında 226 bin 338, 1990 yılında 212 bin 833, 2000 yılında 191 bin 934."

Gümüşhane'ye bağlı bir ilçe iken 1989 yılında il olan Bayburt'un 2000 yılında 97 bin 358 olan nüfusu 2007 yılı sonu itibarıyla 76 bin 609 kişi olarak gerçekleşti. Bayburt il nüfusundaki azalma 20 bin 749 kişi oldu.

iha
Yayın Tarihi : 21 Ocak 2008 Pazartesi 14:48:25


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
hasan v. IP: 85.3.81.xxx Tarih : 22.01.2008 13:59:51

Simdi trabzon un nufusunun %25 i gitmis bir sekilde bunda sasilacak ne varki??Is sahasi olan yerlere gidiyor insanlar dogal olarak bundan da anlasilacagi gibi bilincli bir sürgün var bölgeden.Halkimiz gururlu vakurlu bir sekilde vatan sagolsun deyip gelmeyen yatirimlar eldeki imkanlarin degerlendirilmemesi nedeniyle göcüyor .Bu ülkemiz icin bir cözümmüdür hayirrrrr kesinlikle batida yogunlasan nufusun oralarda olusacak problemleri biliyoruz.Olaylari daha vakit gecirmeden önlem alarak büyük halk hareketlerine dönüsmeden cözme yoluna gitmeliyiz.Dünyayla bütünlesme avrupayla bütünlesme liberal ekonomi diyerek bölgemizdeki tarim ve hayvanciligin bitirilmesi veya alternatiflerin planlanarak uygulanamamasi olayin gercek nedenidir?Siz saniyormsunuz AB birliktir ama aralarinda kedi köpek dalasi hic olmamaktadir ,bunlar bir birliktir ama her devlet kendi halkinin refahi icin maksimum düzeyde diger birlik ülkelerine karsi direnc göstermektedir.Bölgemizde yetisen findik cay tütün bilmiyorum artik baska ne varsa bunlarin bir planlamayla üretimi sürdürülmeli eskisi gibi hayvancilik yaylacilik etkili olarak canlandirilmali bölgede baska yetistirilme imkani olan tarim ürünleri ivedilikle devletin teknik bilgi ve maddi destegiyle harekete gecirilmeli bölgenin ticari hayati yeniden düzenlenmelidir.Yoksa bölge bosaltilarak hic bir sorun cözülemeyecektir olay sadece bugün basiniz agirir bir hap alirsiniz yarin o agri mideye iner oradan gider böbrege yerlesir olay acik ve secik ortadadir.Artik memleketimizin egitimli insanlari bu projelere hükümetimizin organizasyonun ile bu yönde sevk ve idare edilerek planlamalar yapilmali ve bölge yeniden ayaga kaldirilmalidir.Bakiniz ne kadar petrolünüz olursa olsun ne kadar gaziniz olursa olsun ne kdar zengin altin kaynaklarimiz olursa olsun icmeye suyunuz yemege ekmeginiz yoksa bunlar sizin topraklarinizda artik bitmisse sizde bitmissiniz demektir hayat mücadelesi devam edecektir ama yerli mali olmayan halkinin beslenmesini öz kaynaklarindan karsilayamayan toplumdaki öz barisi saglayamayan topragiyla barisamayan bir milletin yasamasi cok ama cok zordur hele hele bu cografyada traktörlerimizin gece gündüz hic durmadan calismasi lazimdir özellikle bölgemizde yasayan halkimiz dogayla barisik bir sekilde yasamayi becermis ender halklardan biridir bunu lütfen göz önünde bulundurun ve insanimizi küstürmeden kirmadan üzmeden bir seylerin yapilmasi sarttir.Tarimda bu bize yeter bu bu kadar yeter seklinde bir acilim yanlistir artik dünya kurakliga dogru gidiyor bundada ülkemizin tarim yapilan yerleri bizde ilk etkilenecek yerlerdir bu sebebledirki kuzeye kayacak olan sicak iklim kusaklari cöl iklimine yaklasacak olan orta ve güney anadolumuz bize acaba karadeniz bölgemizin daha etkili daha planli olarak simdiden ele alinmasini söylemiyormu? bu islerde gec kalamayiz haydi bakalim kolay gelsinnn yayla usagu