DP Genel Başkanlığı'na aday olan eski DP İstanbul İl Başkanı Süleyman Soylu, "61 yıldır bu coğrafyayı ve bu memleketi yöneten büyük bir misyonuz. Hiçbir partinin payandası değiliz" dedi.
Kongre sürecine giren DP'nin 6 Ocak'ta yapacağı 4. Olağanüstü Genel Kurul'u hatırlatarak adaylığını açıklayan eski DP İstanbul İl Başkanı Süleyman Soylu, Tekirdağ'dan başlattığı beyaz yürüyüşte Zonguldak'a ulaştı. Mehmet Ağar'ı ağır bir dille eleştiren Soylu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden DYP ve ANAP birleşmesine kadar birçok kırılma noktasında yanlış kararlar alındığını söyledi.
Zonguldak'ta DP İl Başkanlığı'na gelen Süleyman Soylu, DP Zonguldak İl Başkanı Turgut Hamzaçebi'nin yanı sıra DP Bartın İl Başkanı Muzaffer Yelkenci, DP Karabük İl Başkanı İsak Çavuşoğlu ve çok sayıda partili tarafından karşılandı. Yaptığı konuşmasında Mehmet Ağar ve ekibinin aldığı kararları eleştiren Soylu, şöyle konuştu: "22 Temmuz seçimlerinden önce bir takım kırılmalar yaşandı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde şu kadar da bir insanı bir araya getirmek çok mu zor. İstişare yapıp, 'millet ne diyor?' diye sorulmadı.
Biz ne AK Parti'nin payandasıyız ne de CHP'nin payandasıyız. 61 yıldır bu coğrafyayı ve bu memleketi yöneten büyük bir misyonuz. Hiç birinin payandası değiliz. Ama bizim taban ve tavan kucaklaşmasına daha fazla ihtiyaç oldu. Burada görüş alınırdı. Ona göre karar alınırdı. Köylerde, mahallelerde evlerde, kahvelerde yapılan toplantılarda, dış borçlar, cari açıklar, gayrisafi milli hasılalar, büyümedeki hız ve siyasi görüşmeler tartışılmadı. Halktan kopuk ve tabandan kopuk verdiğimiz bir takım kararların faturası getirildi. Bu tartışılıyor. Anlatılıyor, mücadele ediliyor ama her gittiğimiz yerde, 'Cumhurbaşkanı seçiminde niye böyle ettiniz' deniliyor. Taban bilgisiyle, tecrübesiyle halkın taleplerini, toplumun değişim arzularını en iyi yakalayan unsurdur. Yıllar bizi öyle bir hale getirdi ki, en önemli gücümüz, Türkiye'nin birçok yerinde belli bir noktaya kadar sıvazlandı. Sonra sırt dönüldü. Tam zamanı geldiğinde, görüş alış verişi bulunulması gerektiğinde, her kırılma noktasında, yanlış uygulamalarla bu hale geldik."
Mehmet Ağar'ı isim vermeden eleştirisine devam eden Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Lider tayin edici olmamalıdır. Liderin arkadaşları da biçici, kesici değildir. Onlarda düzenleyicidir, örtücüdür, eksiklikleri gidericidir. Bizim görevimiz milletin partisini yeniden geri vermektir. Siyasetin, demokrasinin ezberini bozacağız. Siyaseti düzeltmek gerekiyorsa, siyaset talimatla düzeltemezsiniz. Siyaset halkla, milletle, doğrulukla, adaletle, hakkaniyetle düzelir. Her kriz iyi yönetilirse bir fırsat çıkarılabilir. Bu partiyi Türkiye'ye yayabiliriz. Denetlenebilir bir politika anlayışı olması gerekiyor. Siyaset, ciddi ve önemli bir iştir. Siyasetçi yalın olmak zorunda. Siyasetçinin her adımı izlenir. Yüreği ve ağzı aynı şeyleri söylemelidir."
CHP, MHP, DEĞERLER ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYOR'
Soylu, AK Parti'nin istikrar söylemleri ile oluşturduğu gerginlik politikaları ile siyaset yaptığını ifade ederken, CHP ve MHP'nin de değerler üzerinden siyaset yapmaları nedeniyle DP'nin yerini tutamayacağını vurguladı. Soylu, konuşmasında, "İktidar, 'ekonomik kırılganlık, demokratik istikrar, siyasi istikrar bozulur' söylemleri ile gerginlik politikaları oluşturuyor" diye konuştu. Bu millete ve halka ulaşabilecek yegane gücün demokratlar olduğunu anlatan Soylu, "Bu misyondur. Ön seçimler gibi siyasi alışkanlıklarını, ocak bucak teşkilatlarını ilk biz getirdik. Önce bir model kuruyorduk. Takip edilen olmaktan çıktık, takip eden olduk" ifadelerini kullandı.
BİRLEŞME ELEŞTİRİSİ
Tüm kırılma noktalarında olduğu gibi birleşme konusunda da tabanın görüşlerinin alınmadığını ifade eden Soylu, öne çıkabilecek problem ve sorunlarında tespit edilememesinden birleşenin sağlanamadığını ifade etti. Birleşmenin 'aldım, verdim' hesabına döndüğünü anlatan Soylu, konuşmasına şöyle devam etti: "Birleşme sağlıklı bir ortamda olmadı. Tabandan eksiklikleri, aksaklıkları yapılmadığı zaman tepedekilerin hesabına döner. Aldım vermeye döner. Aldım verdim hesabı tutarsa birleşme olur. O yüzden milletin hesabı 'aldım verdim' değildir. Milletin hesabı gelecektir. Demokrat Parti kendi iç hukukunu tamamlamak zorundadır. Kurumsal imajımız çok zedelendi."
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Süleyman Soylu, tabanında onayladığı ortak bir isim üzerinde anlaşılması halinde adaylıktan vazgeçebileceğini söyledi. Soylu, kendisinin tabandan yoğun ilgi görmesine rağmen koşulların oluşması durumunda adaylıktan vazgeçebileceğini belirtti. Soylu, gazetecilerin bir sorusuna şöyle karşılık verdi: "Ortak bir isim olduğunda, Demokrat Parti bayrağını yükseklere çıkaracak ve etkin olacak bir açılım olacaksa başka bir isim olursa her fedakarlığı yerine getiririz. Bunlar parti tabanının isteği ile örtüşmelidir. Hangi isim partiyi bir adım daha öteye götürürse biz o konuda hiç çekinmeden çekiliriz."
İL BAŞKANINDAN İLGİNÇ BENZETME
DP Zonguldak İl Başkanı Turgut Hamzaçebi, DP'nin içinde bulunduğu durumu ilginç bir örnekle açıkladı. Süleyman Soylu'ya destek mesajları da veren Hamzaçebi, şöyle konuştu: "Hakikaten, teşkilatlar açısından zor, il başkanları açısından da çok zor bir dönem yaşıyoruz. Yeniden bu partiye heyecan vermek ivme kazandırmak gerçekten zor iş. Genel Başkan adayı olarak da ortaya çıkmak, gönül ve cesaret işidir. Süleyman Soylu'yu cesareti için kutluyorum. Yolu açık olsun. Bizlere düşen görev, yönetici olarak, üst kurul delegelerur tayin edici olmamalıdır. Li olarak, yani genel kurulda oy kullanacak arkadaşlar olarak, bu partiye gönül vermiş, yıllarını vermiş, mücadele etmiş, ezilmiş birçok insanın vebalini taşıdığımızı bilmektir. Bu vebalin bilincinde olmalıyız."
"Biz şoförü olmayan bir aracın içerisinde yola çıkmışız" diye konuşmasını sürdüren Hamzaçebi, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu arabanın nereye toslayacağı belli değil. Uçacak mı toslayacak mı? Bilmiyoruz. Bu arabayı iyi yönetecek, direksiyonu iyi kullanacak, hedefe ulaştıracak arkadaşımızı Genel Başkanı seçmek zorundayız. Bu parti için vebalini ve sorumluluğunu taşıyarak sandığa gideceğiz. Genel Başkanı ve Genel İdare Kurulunu seçeceğiz. Yolunuz açık, gazanız mübarek olsun."
Yaklaşık bir saat süren konuşmanın ardından Soylu, kara yolu ile Bolu'ya gitti.