Çevre kirliliği II. Dünya Savaşından sonra, özellikle 1960lardan sonra, başta sanayisi gelişmiş ülkelerde önemli boyutlara ulaşırken gelişmekte olan ülkelerde de aynı hızla devam etmektedir.
İnsan yaşamı çeşitli dengeler üzerine kurulmuştur. İnsanın çevresiyle oluşturduğu doğal dengeyi meydana getiren zincirin halkalarında meydana gelen kopmalar, zincirin tümünü etkileyip, bu dengenin bozulmasına sebep olmakta ve çevre sorunlarını oluşturmaktadır.
Anayasamızın 56. Maddesinde "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip tir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir" denilmektedir. Bu doğrultuda çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi konusunda devlete ve vatandaşlara çeşitli görevler düşmektedir.
İstanbulumuzda bugün ortaya çıkan sorunların ana nedenlerinden birisi bilgi edinme ve bilinçlenmede karşılaşılan eksikliklerdir. Çevre bilincine sahip olmayan bir insan, yaşadığı dünyayı kendisinden sonra başkalarının da kullanacağını idrak edemez. Halbuki çevre, bize geçmişten kalan bir miras değil; korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere en güzel şekilde devredilmesi gereken bir emanettir.
İnsanoğlu çevre sorunlarına çözüm aradığı süreç içerisinde farklı yaklaşımlar sergilemiştir. Birinci yaklaşım çevre sorunu ortaya çıktıktan sonra onun zararlı etkilerini en aza indirmek yada eski haline döndürmek anlamına gelen tedavi edici yaklaşımdır. Çevre sorunlarını ortaya çıkmadan engellemeye dayanan ikinci yaklaşım ise koruyucu yaklaşım olarak isimlendirilir.
Çevre korumada trend kirliliğin önlenmesine öncelik veren ve daha az kirletici ve atık oluşturan koruyucu yaklaşımın önem kazanması yönündedir. Bizim de hedefimiz geleneksel yaklaşım piramidini tersine çevirerek koruyucu yaklaşım prensibini benimsemek ve uygulamaktır. Kirliliğin önlenmesinin, kirliliğin giderilmesinden daha ucuz ve daha sağlıklı olduğunu kavrayabilmek ise Çevre Bilincinin tam olarak yerleşmesinden geçmektedir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, sağlıklı çevrede yaşama hakkının sağlanabilmesi, çevrenin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere en güzel şekilde devredilmesi için; sağlıklı çevrede yaşama hakkından yana olan herkesi bu konularda duyarlı olmaya, gereken tepkiyi göstermeye ve işbirliğine çağırıyoruz.
Mehmet Arifoğlu-Kenthaber/İstanbul
Yayın Tarihi :
4 Haziran 2005 Cumartesi 09:31:06
Güncelleme :4 Haziran 2005 Cumartesi 15:43:18