7
Şubat
2026
Cumartesi
İSTANBUL

İstanbul'da sağlık Allah'a emanet

Türk insanının sağlık çilesi, alınan her türlü tedbire, çıkarılan her türlü yasaya rağmen bir türlü bitmiyor. AB yolundaki ’yurdum insanı’, hastane kapılarında sürünmekten ne yazık ki kurtulamıyor. Hem de, Türkiye’nin vitrini İstanbul’da...

Kenthaber'i arayan okurumuz Engin Uğur, bayramın birinci günü akşamı şiddetli bir diş ağrısına tutulur. Oturduğu yerin en yakınındaki Haseki Hastanesi'ne atar kendini büyük bir umutla. Ancak hastaneye girdiği anda, umutları adeta söner. Çünkü koskoca Haseki Hastanesi'nde nöbetçi 'diş hekimi' yoktur.

Engin, yaklaşık 15 dakika sonra, yani saat 23.25'te Volkan Konak'ın şarkılarına ilham kaynağı (!) olan Cerrahpaşa'da alır soluğu o acıyla...

Fakat, 'sağlık sistemi' nin kaderi, bir kez ağlarını örmeye başlamıştır. Duydukları karşısında, diş ağrısı, biraz daha artar Engin'in: "Diş doktoru paydos etti hemşehrim..."

Saatler 23.40'ı gösterdiğinde, İstanbul'un en büyük tıp fakültelerinden Çapa'dadır Engin; binbir türlü isyanla...

Artık konuşmakta bile güçlük çekmektedir ağrıdan... Fakat bilemez ki, Levent Kırca parodilerine konu olan ve hastaların karşısına hep o bilinen yüzüyle çıkan sistemin parçası hastabakıcı bu kez farklı bir mekanda dikilir karşısına. Duyduğu ve ağrısını şiddetlendiren sözler yine aynıdır Engin'in:

"Sen özele git hemşherim..."

Saatler gece yarısını çoktan vurduğunda, Şadiye Hatun Kliniği'de ağrısı hafifleyen okurumuzun, sinirleri iyice gerilmeye, uyuşmuş çenesinden, o artık kanıksanmış sözcükler yarım yamalak akmaya başlamıştır:

"Biz AB'ye böyle mi gireceğiz ?"

 

 

 

KENTHABER
Yayın Tarihi : 21 Ocak 2005 Cuma 20:21:25
Güncelleme :21 Ocak 2005 Cuma 20:44:19


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?