7
Şubat
2026
Cumartesi
İSTANBUL

Kene avcıları doğal ortama bırakıldı

Polenezköy Tabiat Ormanı'nda kurulan sülün çiftliği, kene avcıları yetiştiriyor. Doğal ortamına bırakılan sülünler, kene ile mücadelede etkin bir rol üstleniyor. 3 yılda 20 bin sülün yetiştirdiklerini anlatan İstanbul Çevre ve Orman Müdürü Mehmet Emin Birpınar, avcıları da sülünleri avlamaması konusunda uyarıyor. 

Etinin lezzetli olması ve renkli görüntüleriyle avcıların hedefi olan sülünler, son günlerde başka bir özellikleriyle de dikkatleri çekiyor. Menülerinde birinci sırayı oluşturan kenelerden dolayı, sülünler ormanların en popüler ve aranılan hayvanları haline geldi. Sülünlerin, özellikle son yıllarda yoğun bir şekilde avlanmasından dolayı, bozulan beslenme zinciri, kenelerin ciddi bir şekilde artışına sebep oldu. Kendilerini yiyerek en çok tüketen sülün ve keklik gibi kuş türlerinin azalmasıyla ormanları boş bulan keneler hızla üredi ve konu tehlikeli boyutlara geldi.

21 GÜN KULUÇKA, 3 AY YETİŞME SÜRESİ 

İl Orman Müdürü Mehmet Emin Birpınar, sülün çiftliği projesinin 3 yıl önce başlatıldığını ve bugüne kadar 20 bin sülünün yetiştirilerek doğal ortamına bırakıldığını kaydetti. Çiftlikteki çalışmalarla ilgili bilgi veren Birpınar, "15 Nisan - 15 Haziran tarihleri arasındaki dönemde elde ettiğimiz yumurtaları kuluçka makinesine yerleştirerek, 21 gün içinde yavruları elde ediyoruz. Daha sonra bunları belli bir ısıda tutarak, doğaya alıştırıyoruz. Tam olarak doğaya bırakma aşamasına gelene kadar da yaklaşık 3 aylık bir süre geçiyor. Bu sülünler, İstanbul'un faunasında olması gereken hayvanlar. Daha önceleri bu hayvanlar doğada çok miktarda bulunuyordu, fakat avcıların yoğun bir şekilde bu hayvanlara yönelmesi, maalesef sülün popülasyonunu çok olumsuz yönde etkiledi. Biz bu kopan halkaları yerine koymak istiyoruz" şeklinde konuştu.

HEDEF 50 BİN SÜLÜN 

Ormanlarda doğal besin zincirinin, aşırı avlanma nedeniyle bozulduğuna dikkat çeken Mehmet Emin Birpınar, 5 yılda 50 bin sülün yetiştirerek doğaya bırakmayı hedeflediklerini kaydederek şunları söyledi: "Besin halkalarının bir tanesi koptuğu zaman, yerine alternatif bir şey koyamıyorsunuz. Bunun yok olması da, bu hayvanın yediği türlerin çoğalmasına sebep oluyor. Mesela kene gibi hayvanlar bir anda çoğalıyor. Aslında keneler doğal besin zinciri içinde olması gereken bir tür. Fakat çok fazla olduğu zaman da bu sefer tehlikeli hale geliyor. Kenelerle mücadelenin bir şekli de ilaçlama. Fakat her yeri ilaçlayınca da birçok başka canlı da bundan zarar görüyor. Biz buna mekanik mücadele diyoruz ki bu da istenmeyen bir yöntem. Biz bu hayvanları yetiştirdikten sonra, İstanbul'daki çeşitli ormanlık alanlara bırakıyoruz. Bizim hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda 50 bin tane sülünü doğaya bırakmak. Bu şekilde doğal dengenin tekrar yerine geleceğini ve kene probleminin doğal olarak çözüleceğini düşünüyoruz. Bunları yetiştirip salmak bizim görevimiz olduğu kadar, vatandaşlarımıza da iş düşüyor. Bu hayvanları doğada koruyup kollamak hepimizin görevi. Özellikle avcılara sesleniyorum. Bu hayvanları burmayın, bunları vurmak demek kendi geleceğimizi vurmak demek. 50-100 gram et için vurulan bu hayvanın doğada olmamasının getirdiği zararları hepimiz görüyoruz".

.
Yayın Tarihi : 10 Haziran 2008 Salı 15:02:41


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?