Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis gurubu adına açıklamalarda bulunan Avukat Fahri Örengül, Büyükşehir Belediye yönetimini eleştiri yağmuruna tuttu.
Örengül yaptığı açıklamada, Belediyenin denetimden kaçmak için şirketleştiğini, muhalefet partisi olarak hakları olduğu halde 2008 yılı faaliyet raporunun kendilerine inceletilmediğini, 2008 yılı kesin hesabının da inceletilmediğini, İZGAZ’a arazi satışı bu arazinin de Fransızlara adeta yeniden peşkeş çekilmesi demek olduğunu, hala Belsa Plaza’nın taminatının paraya çevrilmediğini, çevrilemiyorsa sorumlular hakkında cezai ve hukuki işlem yapılmamakta ısrar edildiğini, yine perşembe pazarı ihalesi teminatlarının da paraya çevrilmediğini ve birilerinin korunduğunu ileri sürdü.
İl Başkanlığı Konferans Salonunda düzenlenen ve CHP İl Başkanı Rıdvan alkan ile Büyükşehir CHP Meclis üyelerinin katıldığı basın toplantısında açıklamalarda bulunan Örengül “Büyükşehir Belediyesinin Yerel-Sen adlı işverenler sendikasını kurdurtarak kamuya zarar verdiğini, sendikal özgürlükleri ortadan kaldırdığını, Hizmet-İş sendikasına geçiş yapmayanları sürgüne gönderdiğini, TOKİ ile büyükşehir arasında cereyan eden ve 2007 den bu yana devam eden arazi alımı konusunda Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığı sınıfta kaldığını, Çayırova’da büyükşehir belediyesi meclis kararına rağmen imar ve çevre katliamının devam ettiğini, büyük harcamalara rağmen halen trafik sorunun çözülemediğini ve kentin kaynakları boşuna heba ettiğini vurguladı.
Örengül’ün yaptığı açıklamada ağır iddialar yer aldı.
BELEDİYE DENETİMDEN KAÇMAK İÇİN ŞİRKETLEŞMEKTEDİR.
Belediye yönetimi bir çok işi BELDE A Ş, ANTİKKAPI A Ş, KENT KONUT A Ş ve ALTINNAL A Ş gibi şirketlere aktarmak suretiyle meclis denetiminden kaçmakta ve keyfi çalışmayı yeğlemektedir. Aynı anlayış ile tüm itirazlarımıza rağmen yeni şirketler kurmakta ve bu şirketler üzerinden denetimsiz iş yapmaya çalışmaktadır.Son mecliste tüm muhalefetimize rağmen kurulan KOCAELİ KÜLTÜR ve SANAT ÜRÜNLERİ TİCARET A.Ş ile SPOR ETKİNLİKLERİ ve İŞLETMECİLİĞİ TİC A Ş de yine denetimden kaçarak belediye kaynaklarını kullanmanın tipik örnekleridir. Antikkapı AŞ’deki yolsuzlukları yaklaşık iki yıldır tüm Kocaeli kamuoyu merakla beklemektedir .Buradaki gizlilik kararı nedeniyle hiçbir bilgi alınamamakla beraber ciddi yolsuzluk olduğu herkesçe bilinmektedir.Bu şekilde belediye kaynaklarını ticari şirketlere aktarmakta ve muhalefetin denetiminden kaçmaktadır.Belediye adeta şirketleştirilmektedir.
ESASINDA BELEDİYE YÖNETİMİ MECLİS DENETİMİNDEN DE KAÇMAKTADIR
2008 YILI FAALİYET RAPORU TARAFIMIZA İNCELETİLMEMİŞTİR.
Kocaeli Büyükşehir belediyesinin 1 oturumu 29 MART 2009 tarihinde yapılan seçimden hemen sonra 08.04.2009 tarihinde yapılmıştır. Bu oturumlarda komisyon seçimleri vs gibi görevlendirmeler yanında en önemlisi FAALİYET RAPORU görüşülmüş ve faaliyet raporu CHP li meclis üyelerinin muhalefeti ile oy çokluğu ile geçirilmiştir.
Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığının 2008 yılı faaliyet raporu 351 sayfadan ibaret olup tarafımıza BİR GÜN önce verilmiş ve yeteri kadar inceleme olanağı tanınmadan,2008 yılı faaliyetleri mecliste tartışılmadan adeta bir emir komuta anlayışı içersinde gerekli denetimi yapılmadan tüm muhalefetimize rağmen meclisten geçirilmiştir.
2008 YILI KESİN HESABI DA TARAFIMIZA İNCELETİLMEMİŞTİR.
Belediyenin ikinci oturumu 15 MAYIS 2009 tarihinde yapılmış olup bu toplantının en önemli konusu 2008 yılı kesin hesabının karara bağlanmasıdır.Bu husus bu oturumda bütçe plan komisyonuna havale edilmiş ,komisyondaki temsilcimize ancak iki gün önce verilerek konu hemen 22.MAYIS 2009 tarihli oturuma getirilerek tüm itirazlarımıza rağmen kesin hesap da denetimi yapılamadan karara bağlanmıştır.
Kısa zamandaki incelemelerimizde dahi belediye kesin hesaplarında ciddi hataların bulunduğu tesbit edilmiş ve gündeme getirilmiş bulunmasına karşın yine AKP li çoğunluk ile kesin hesap muhalefetimize karşın meclisten geçirilmiştir.
Bu konuda yapılan itirazlarımız zamanında basınla tartışılmış olup itirazlarımızı köşesinde yayınlayarak kamuoyunun bilgilenmesini sağlayan tüm basın mensupları ve köşe yazarına gönülden teşekkür ediyoruz.Her iki konu da Sayıştay başkanlığına iletilmiş olup ,belediye bütçesinin ve kesin hesabın BAĞIMSIZ BİR KURULUŞA DENETLETİLMESİ en önemli önerimizdir.
İZGAZA ARAZİ SATIŞI BU ARAZININ DE FRANSIZLARA ADETA YENİDEN PEŞKEŞ ÇEKİLMESİ DEMEKTİR.
Son meclis toplantısında yeni mahallede üzerinde İZGAZ A Ş nin tesislerinin bulunduğu yaklaşık 8.290 m2 alanlı bir arazinin İZGAZ A Ş ye satışı konusunda CHP grubunun muhalefetine rağmen oy çokluğu ile karar alınmıştır.
Bilindiği gibi İZGAZ A Ş değerinin dertte biri fiyatına satılmış ve satış sonrası da buradan işçi çıkartmaları başlamış ve buradaki çalışma barışı zedelenmiştir.Bu uygulama devam ettikçe şehirdeki işsiz ordusu daha da artacak ve sosyal patlamalar olacaktır.bu hususta Kocaeli Büyükşehir belediye başkanının en küçük bir önlem alma çabasının olmadığı tüm kamu oyu tarafından izlenmektedir.Bu özelleştirme nedeniyle yakında küçük gaz paraları için dahi yurttaşlarımızın gazlarının kesilmelerine maalesef tanık olacağız.
Bu arada da bahsedilen arazi yine İZGAZ A Ş ye ,yani Fransızlara adeta peşkeş çekilircesine komik rakamlara satılacaktır.Şimdi belediye yetkilileri arazinin Devlet ihale yasasına göre satışının yapılacağını ve bu şekilde değerini bulacağını iddia edeceklerdir.Üzerinde İZGAZ ın tesislerinin bulunduğu bir arazi için İZGAZ dışında bir firmanın talipli olması mümkün müdür.Bu ihaleye girecek kişi İZGAZ ı karşısına almayı göze alamayacak ve dolayısıyla bu arazi bu şekilde İZGAZ a çok uygun bedelle adeta bağışlanacaktır.Halbuki bu arazi üzerinde hala HAZİNE nin kıyı kenar çizgisinin içinde ŞERHİ vardır.bu hususlarda uyarılar yapılmasına rağmen hukuk vs dinlemeden satışa ilişkin meclis kararı alınmıştır.
Karardan bir gün sonra Sayın Karaosmanoğlu ile İzgaz yetkililerinin bir araya gelmiş olmaları da bu hususun bir kanıtıdır.Bu satış yapılmamalı,bu arazi gerçek değerinden İZGAZ a kiralanmalıdır.Bu satışın iptali hususunda da meclis grubumuzda çalışmalar yapılmaktadır.
TEMİNATLAR NEDEN PARAYA ÇEVRİLMEYEREK BELEDİYE ZARARA UĞRATILMAKTA, ACABA KİM VE KİMLER KORUNMAKTADIR.
HALA BELSA PLAZA.NIN TAMİNATI NEDEN PARAYA ÇEVRİLMEMEKTE ÇEVRİLEMİYORSA SORUMLULAR HAKKINDA NEDEN CEZAİ VE HUKUKİ İŞLEM YAPILMAMAKTA,KİM VE KİMLAR KORUNMAKTADIR.
Geçmiş dönemde kentimizin ve belediyeciliğin sembol binası BELSE PLAZA CHP den gelen ne varsa satma psikolojisi ile satışa çıkartılmış ve yabancı bir firmaya ihale edilmiş, ancak o firmanın zamanında ödemelerini yapmaması nedeniyle ihale iptal edilmiştir.
Bilindiği gibi kamu kurumları ihale öncesi ihaleye katılan firmalardan bir yasal zorunluluk içersinde kesin ve süresiz teminat mektupları almak zorundadır.Belsa plaza ihalesini kazanarak parasını ödemeyen firmanın teminat mektubunun hemen paraya çevrilmesi de bir yasal zorunluluktur.Teminat mektubu para demektir ve anında paraya çevrilir.İhalenin feshinden itibaren BİR YILDAN daha fazla bir zaman geçmesine karşın hala söz konusu teminat paraya çevrilmemiştir.Bu neden yapılmamaktadır.Firma mı yoksa hatalı teminat mektubu alanlar mı korunmaktadır.
Bunun yapılmaması belediyenin mallarına zarar verilmesi,kamu malının zarara uğratılması olup buna kimsenin hakkı yoktur.Buna neden olanların da şahsi malvarlıkları ile bu zararı giderme zorunlulukları vardır.Ayrıca bunun cezai sorumlulukları da vardır.
Belediye yetkilileri;
• hemen para çevrilmesi gereken teminat mektubunu paraya çevirmeli,
• çevrilmiyorsa teminat mektubunun niteliğini kamu oluna açıklamalı,
• sorumlular kimse tesbit etmeli ve haklarında gerek tazminat ve gerekse cezai soruşturma yapmalıdır.
Bu hususlar sıkça sözlü olduğu gibi yazılı olarak da ısrarla belediye başkanı ve diğer yetkililerinden sorulmasına karşın hala doyurucu bir yanıt alınabilmiş değildir.Kamu oyu açıklama bekliyor.
PERŞEMBE PAZARI İHALESİ TEMİNATLARI NEDEN PARAYA ÇEVRİLMEMEKTE ,KİM ve KİMLER NEDEN KORUNMAKTADIR.
Bilindiği gibi Perşembe pazarı alanının 14.03.2008 tarihli meclis kararı ile satılmasına karar verilmiş olup ihaleyi TABOSAN adlı firma kazanmıştır.Bu firmaya karşı Kocaeli valiliği, CHP yetkilileri ve önemli bir meslek odası ÜÇ temel dava ve ayrıca parsel sahiplerince de bir çok dava açılmıştır.
Davaların açılmasından itibarin BİR YIL gibi bir süre YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI verilmediğine göre :
• bu ihalenin bedeli neden ihaleyi alan firmadan tahsil edilmemiştir.
• İhale bedeli firma tarafından ödenmemiş ise neden ihale feshedilmemiş ve neden teminatlar irat kaydedilmemiştir.
• Bu ihale için alınan teminat mektubunun mahiyeti nedir.
• Bu teminat mektubu çek yada senet ile değiştirilmiş midir.
• neden paraya çevrilmemektedir.
• belediyeyle bu şekilde zarar veren sorumlular hakkında neden cezai ve hukuki işlemler yapılmamaktadır.
BELEDİYE YEREL-SEN ADLI İŞVERENLER SENDİKASINI KURDURMAKLA KAMUYA ZARAR VERMEKTEDİR.
Bilindiği gibi yasal açıdan sendikalar ile belediye başkanları yada görevlendirdikleri kişiler toplu iş sözleşmesine oturur ve çalışma barışı içersinde çalışanların hakları teminat altına alınır.Yıllarca uygulama bu şekilde olmuştur.
Öğrenildiği kadarıyla Kocaeli eski genel sekreteri ve yeni VAN valisi sayın MÜNİR KARALOĞLU ve arkadaşlarının ortak kararı ile YEREL SEN adlı sendika BELSA PLAZA merkezli olarak kurulmuştur.Bu sendikaya üye belediyelerden de ciddi ödenekler alındığı tesbit edilmiştir.
Yapılan araştırmada bu sendikaya sadece Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığının 2005 yılında 39 533 YTL,2006 yılında 154 691 (Yüz ellidört milyar üzerinde),2007 yılında 170.160.Tl(Yüzyetmiş milyarın üzerinde) ve 2008 yılında da 140 283 TL(Yüz kırk milyar.ın üzerinde) ödemelerde bulunduğu öğrenilmiştir.Bu güne kadar yapılan ödeme miktarının 504 667.oo TL (Beş yüz dört milyarın üzerinde-yani YARIM TRİLYON)olduğu anlaşılmaktadır.Diğer belediyelerden alınan bedellerin miktarı ise bilinmemektedir.Bu para eğitim,sağlık gibi bir çok sorunun çözümü için kullanılacağı yerde maalesef sendika yetkililerince kullanılmış ve kamu malına zarar verilmiştir.Ayrıca bu şekilde yarım trilyon gibi bir rakam yine meclis denetiminin dışına aktarılmaktadır.
Sendikanın yetkilileri genel sekreter ve genel sekreter yardımcıları gibi belediye yetkilileri olup aldıkları maaşlar karşılığı başkanın görevlendirmesi ile toplu iş sözleşmeleri görüşmelerini yapmak zorundadırlar.
Bu şekilde belediye yetkilileri ;bir işveren sendikası kurmak suretiyle belediye kaynaklarından TRİLYONA varan kaynak almak suretiyle asli görevlerini ayrıca ödenek almak suretiyle yaparak belediyeyi büyük mali zararlara uğratmışlardır.
Belediye yetkilileri
• bu ödemelerin hesabını kamu oyuna vermeli,
• birer belediye çalışanı olan yerel sen yetkililerinin de buradan aldıkları maaş ve ödenekleri zaman geçirmeksizin kamu oyuna açıklamaları,
• belediye kaynaklarını bu şekilde dolaylı yöntemlerle ele geçirenler hakkında hukuki ve cezai işlem yapılmalıdır.
AKP’Lİ BELEDİYE YÖNETİMİ SENDİKAL ÖZGÜRLÜKLERİ ORTADAN KALDIRMAKTA ,HİZMET İŞE GEÇİŞ YAPMAYANLARI SÜRGÜNE GÖNDERMEKTEDİR.
Son dönemde Büyükşehir belediye çalışanları içersindeki çalışma barışının bozulduğuna,yetkili sendika sorumlularının bu nedenle gösteriler yaptığına,hatta Sendika konfederasyonunun ilimizde yürüyüş ve mitingler düzenlediklerine tanık olmaktayız.Yapılan araştırmada belediye yönetiminin gerçekten sendikal özgürlükleri büyük bir pişkinlik içersinde ortadan kaldırdığı,büyük bir baskı ile çalışanların HİZMET İŞ sendikasına yönlendirdikleri ve çalışanların özgürce sendika seçmelerine engel oldukları anlaşılmıştır.
Sendika değiştirmek zorunda kalan çalışanların hizmet işe gittiklerinde orada tüm bilgilerin belediye tarafından verildiği ve anında istifa ve kayıt işlemlerinin yapıldığı, belediyle meclis salonunun yetkileri bulunmadığı halde hizmet işe açılırken,yetkili sendikanın temsilciler kuruluna açılmadığı hususları artık tüm kamu oyu tarafından bilinmektedir.
Son meclis toplantısında bu husus sayın başkana sorulmuş ,sendika değiştirmeyenlerin yada sendika yetkililerin sürgüne gönderildiği söylenmiş ancak belediye başkanı bunun doğru olmadığını ifade etmiştir.
Şimdi huzurlarınıza getirdiğim ve sizlere ulaştırdığım belgelerden ;
• Belediyede sendikal nedenlerle sürgünlerin olduğu anlaşılmaktadır.
• Bu durumda ya belediye başkanına kendi arkadaşları yalan söylemekte
• Yada belediye başkanı büyük bir pişkinlikle doğruyu söylememektedir.
• Buradan sesleniyoruz..Belediye yönetimi böyle bir baskı yapmamakta ise iç birimlere böyle bir baskı yapılmaması gerektiği konusunda yazılar yazmalı ve
• Çalışanların önüne sandık koyarak gizli oyla bu hususu tevsik etmelidir.
Anlaşılan belediye yönetimi KOCAELİ de önce belediye çalışanları içersinde ve daha sonra da tüm kentte kendi dünya görüşüne uygun tek tip insan yaratma çabasındadır ki bu demokrasiyi kullanarak totaliter bir rejimi getirme anlayışının bir tezahürüdür.
AKP SENDİKA KONUSUNDAKİ KEYFİLİĞİ PARTİLİLERİ LEHİNE KULLANMAKTADIR.
Bilindiği üzere İSU çalışanı Sn NEDİM ARSAL AKP merkez ilçe başkanı olmuştur.Bu şahsın İSU dan kendi istifası nedeniyle ayrıldığı herkesçe bilinmektedir.bu durumda kıdem tazminatı alması mümkün değildir.Buna rağmen AKP yönetiminin tazminat ile ilgili komisyonu toplantıya çağırarak bu kişiye haksız tazminat ödeme çalıştığı,bu ödemenin bir kişinin itirazı nedeniyle yerine getirilemediği öğrenilmiştir.Bu hususta ve örnek başka kararlara ilişkin belgeler sizlere sunulmakta olup ;buradan da anlaşılmaktadır ki belediye yönetimi sendikal özgürlükleri sadece ve sadece partilileri lehine kullanmaktadır.Hatta haksız ödemeleri dahi yapmaya çalışmaktadır.
Yine bu şahsın İSU ya ait telefonları kendi adına kullandığı ,durumun ortaya çıkması nedeniyle telefon numarası aynı kalmak kaydıyla telefonu daha sonra adına kaydettirdiği de ifade edilmekte olup ,hızla bahsedilen bu telefonun ilk alımından itibaren faturalarının kamu oyuna eksiksiz sunulması ile bu şaibenin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
TOKİ İLE BÜYÜKŞEHİR ARASINDA CEREYAN EDEN ve 2007 DEN BU YANA DEVAM EDEN ARAZİ ALIMI KONUSUNDA MAALESEF KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SINIFTA KALMIŞTIR.
Bu husus bir yerel gazetede yayınlandığı için bu hususta ayrıntıya girilmemekte,ancak 2007 yılından bu yana devam eden bu arazi alışverişinde bilinmeyen bir nedenle TOKİ nin korunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuçta ;
a.)HİKMETİYE 10 ada 1 parsel de bulunan 2014662/2027942 hissesi TOKİ ye ait bulunan 20.143.m2 alanlı ve İMAR DURUMUNA GÖRE SOSYAL TESİS ALANI ŞEKLİNDE BULUNAN GM ile
b.) YUVACIK parsel 1542,1543,1646,1651,1652,1653,1654 sayılı ve İMAR DURUMUNA GÖRE ÇOK SEYREK GELİŞME KONUT ALANI ŞEKLİNDEKİ İMARI UYGUN BULUNMAYAN 40 200 M2 ALANLI GM.lu. 654.085.16 YTL yi bulan ve iki yıldır TOKİ de bulunan belediye parasına yine peşin 804.306.84 YTL daha ödeyerek 1.458.392 ooYTL gibi fahiş bir fiyata ilk anlaşması gibi taksitle değil peşin paraya meclis kararı ile maalesef tüm itirazlarımıza rağmen almıştır.Yani belediye yönetimi kendisi dışında kimseyi dinlememekte,meclisi bay-pas etmekte ve hatalı meclis kararlarları alınmasında ısrar etmektedir.Bu satışın amacı,mahiyeti,yasal dayanağı anlaşılamamış olup ; bu kararın da ortadan kaldırılması içen yargı yoluna gidilecektir.
ÇAYIROVADA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MECLİS KARARINA
RAĞMEN İMAR ve ÇEVRE KATLİAMI DEVAM ETMEKTEDİR
Çayırova belediyesinin almış bulunduğu 06.03.2007 tarihli meclis kararı ile ÇAĞDAŞ KENT adlı kooperatifin ilave inşaatlar ve ilave katlar yapmasına izin verilmiş ,belediyenin bu kararı Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığının 15.06.2007 tarihli meclis kararı ile ortadan kaldırılmıştır.Bütün bunlara rağmen iki yıldır ö bölgede çevre ve imar katliamı devam etmekte ,AKP li Çayırova belediyesinin bu konudaki duyarsızlığına ,aynı duyarsızlıkla Kocaeli büyük şehir belediye başkanlığı tarafından göz yumulmaktadır.Büyükşehir belediye başkanlığı bu şekilde kendine yakın belediye yönetimini korumakta imar ve çevre katliamına ortak olmaktadır.bu uygulamanın hemen durdurulması gerekmektedir.
BÜYÜK HARCAMALARA RAĞMEN HALEN TRAFİK SORUNU ÇÖZÜLEMEMİŞ, KENTİN KAYNAKLARI BOŞUNA HEBA EDİLMİŞTİR
Şehrin içinden geçmekte bulunan transit yol üzerinde kaynağının karayollarından alınması gereken bir çok yol ve köprü çalışması yapılmış,belediye kaynakları heba edilmiş bulunmasına rağmen hala trafik sorunu çözülememiştir.İnsanlar bu uygulama ile yollarını şehre nereden gireceklerini şaşırmaktadır.Yollara ve köprülere yapılan harcamaların miktarlarının ve işlerin kime verildiklerinin ciddi bir şeffaflık içersinde kamuoyuna açıklanması gerekmektedir.Büyük projelerin kent ile tartışılmadan hayata geçirilmesinin kente bu şekilde büyük faturaları bulunmakta olup belediye yönetiminin hale ders almadığı anlaşılmaktadır.
CHP yönetimleri bu kentte trafik dışındaki tüm ana sorunları çözmüş olup ALTI yıldır hala metro gibi toplu taşıma araçlarının kullanımı ve ciddi projelerle trafik sorununun çözülmemiş bulunması,kentin talihsiz yönetimi dışında bir gerekçe ile izah edilemez.