Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği 1. Kitap Fuarı açıldı.
İnterteks Fuar Alanı'ndaki organizasyona; 88'i yayınevi, yerel gazete, dergi ve radyolardan oluşan toplam 114 kuruluş katıldı.
Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu yaptığı konuşmada, "Fikirlerimizi olgunlaştıran, toplumu kaynaştıran varlığımız kitaplardır. Özellikle Kocaeli halkının daha fazla kitap okumasını diliyorum. Biz Türk toplumunu kalkındırmak istiyorsak, daha önemli ufuklara yol almak istiyorsak kitap okumalıyız. Bu fuarla birlikte kitap okuyanların sayısında da artış olacağı inancındayım. Burada birçok yayınevi kitaplarıyla, yazarlarımız da görüşleriyle halkla buluşacak" dedi.
Stantların yayınevlerine bu yıl ücretsiz tahsis edildiğinin altını çizen Başkan Karaosmanoğlu, "Bu hizmeti Kocaeli halkının ayağına getirmekten dolayı mutluyuz. Ailelerin de kitap okuyarak çocuklarının kitap okuma alışkanlığı kazanmalarına katkı sağlamaları gerekiyor" şeklinde konuştu.
Milletvekili Fikri Işık da okumanın önemine dikkat çekerek, "Zamanın verimli kullanılmasını istiyorsak kitap okumalıyız. Okuyarak öğrenme çağına geçiriyoruz. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Kocaeli'nin bir bilim kültür sanat merkezi olarak anılmasını istiyoruz" dedi.
Burdur'un, OKS başarı oranında 4 yıl önce 27. sırada yer alırken bugün ilk sıralara gelmesinin altında öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırılmasının yattığını belirten Işık, "Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden konuyla ilgili bilgi aldım. Bir saat süreyle evde televizyon ve interneti kapatarak anne, baba ve çocukların kitap okuduğunu öğrendim. Tüm Kocaelili ailelerin özellikle bu konuya dikkat etmesini diliyorum. Bu şekilde Kocaeli'nin başarı oranının artacağına inanıyorum" diye konuştu.
Vali Gökhan Sözer de kitap okuma oranının son yıllarda arttığına işaret ederek, "Büyükşehir Belediyesi, ilk defa düzenlediği kitap fuarıyla önemli eksikliği gidermiş, kitaba ulaşmak isteyenleri bir araya getirmiştir. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.
Açılış kurdelesi protokol mensupları tarafından kesildi. Ardından Başkan Karaosmanoğlu ve beraberindekiler kitap stantlarını gezdi. Karaosmanoğlu, Büyükşehir Belediyesi standına geldiğinde vatandaşların büyük ilgisiyle karşılaştı.
Vali Gökhan Sözer, milletvekili Fikri Işık, İl Başkanı Zeki Aygün, Başkan Dr. Nevzat Doğan'a, "Çalışınca Oluyor" isimli kitabını imzalayan Karaosmanoğlu, vatandaşlara da kitap imzaladı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "100 Yıllık Kocaeli Fotoğrafları" ve "6 Bin Yıllık Müzik Aletleri" sergileri de büyük ilgi gördü. Vatandaşlar, çoğu hiç yayınlanmamış fotoğrafları merakla inceledi. Ayrıca çoğu unutulmaya yüz tutmuş bir dönemin gözde çalgıları da fuarda teşhir edildi. Kocaeli halkı, adlarını dahi duymadıkları müzik aletlerini hem görme hem de dinleme imkanı buldu. Yazarların kitaplarını imzalayacağı fuara vatandaşların ücretsiz taşınacağı bildirildi.
Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türklerin Avrupa'daki siyasi kavgalara, iç meselelere karışmadığını belirterek, "Türkler olmasa, Romen ulusu, Ukrayna ve bugünkü Ermenistan olmazdı. Macaristan sadece katolik olurdu" dedi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ilkini gerçekleştirdiği Kitap Fuar'nda "İstanbul'un fethi ve fetih kültürü" konulu konferans veren ünlü tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Türkiye'nin gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ortaylı'yı çoğu ayakta 500 kişi dinlerken, ünlü tarihçi konferans sonunda okurlarının kitaplarını imzaladı.
Prof. Ortaylı, "29 Mayıs Türkiye tarihinde çok önemli bir gün. Birincisi fütuhat bakımından ateşli silahlara dayanan bir galibiyettir. Daha önce de ateşli silahlar kullanılmıştır ama ilk kez Türkiye bu kadar hakimdir. Bunun ardından İran ve Mısır'la yapılan Yavuz Sultan Selim dönemindeki savaşlar Rönesans dönemi ordularına has ateşli silahların geniş ölçüde kullanımına ait daimi ordunun teshisidir. Türkiye İmparatorluğu'na bir üstünlük vermiştir. Çünkü ateşli silahları İtalyan Renösans devletleri yeterli kullanamadılar. Macaristan bunu kullanma isteğindedir. Bunu tek yapabilen Türkiye olmuştur. Maliyesini ve sistemini buna göre ayarlamıştır"dedi. Devlet teşkilatında ve saray hayatında mektepte anlatıların aksine mütevazi hayatın etkin olduğunu söyleyen Ortaylı, "Sanayileşme dediğimiz şeye Türkiye adım atmıştır. Yüzde 90'ı köylü olan bir imparatorluk için fazla sayılan tersane, dökümhane ve tophaneler göze çarpmaktadır.
Ancak burada Türk cemiyeti sanayileşmek için bir karakter kazanmıştır. Anadolu'nun hayatında zenginlik dönemi değildir. Zenginlik dönemi; eski Roma İmparatorluğu, Selçuklular demokrasidir. Osmanlı devrinde Anadolu askeri bakımdan en mükemmel ve örgütlü devirdir. İstanbul'da yeryüzünün en büyük başkenti Roma, Türk İmparatorluğu'nun başkentidir. Türkler Roma ismini kullanıyorlar. Fatih'in bundan sonraki tasarımı İtalya'daki Roma'dır. Ancak Gebze'de vefat etmiştir. Eğer bu vaka olmasa ertesi gün Diliskelesi'nden İtalya'ya Anadolu üzerinden geçecektir. Bugünkü İtalya'nın topuk kısmı o dönemde fethedilmiştir. O dönem başkent sefildir. 1204 Haçlı istilasından sonra. Bu yağmalanan eserler Avrupa'nın muhtelif yerlerindedir. Rum patriğinin bazı kemikleri bile yeni verilmiştir" şeklinde konuştu.
"TÜRKLER OLMASAYDI BAZI DEVLETLER OLMAZDI"
"Eğer Türkler olmasaydı bazı devletler olmazdı" diyen Prof Dr İlber Ortaylı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Roma'da enteresan bir hayat vardır. Muhtelif dinler vardır. İstanbul doğu ve batının birleştiği noktadadır. Batıdan Yahudiler göz etmeye başlamışlardır. Avrupa'da yahudiler için hayat hakkı yoktur. O dönemde Hıristiyan Türkler var. Yahudiler birkaç dil konuşuyorlar. Bugünkü mozaik gibi değildir. Mozaik demek, ayrı dili konuşan etnik grubun o dilde iyice okuyup yazması bilimini yapması demektir.
Türkiye'deki mozaik lafları boştur. O dili konuşmak, yazmak edebiyat yapmak mozaik oluşturur. Herkes aklından çıkarsın. Böyle bir mozaik yoktur. Eğer Türkler olmasaydı Macaristan sadece Katolik olurdu. Türkler Avrupa'daki siyasi kavgalara ve iç meselelerine karışmıştır. Macaristan'da protestanlığı tutmuştur. Türkler olmasa Romen ulusu olmazdı. Romen grupları yaşamazdı. Eğer Osmanlılık 1. Cihan Harbi'nde yıkılmasaydı bugün başka bir Arabistan ortada olacaktı. Osmanlı idaresinde memur ve alim sınıfı yetişecekti. Herşeye rağmen Araplar kendi dilleri ile ayaktadır. Türkiye ile çok iyi geçinirlerse istikbalde tekrar düzelirler. Türkler olmazsa Ukrayna olmazdı. Bugünkü Ermenistan olmazdı. Bunlar imparatorluğun oluşturduğu kalıntılardır. Bu ayrı dünyada herkesin kendine göre payı vardır."
"OSMANLI'DA TEVAZU VARDI"
Ortaylı, Anadolu'nun zenginliğinin sadece askeri konumda olduğunu belirterek, "Bizim bugün idaresiyle görevli olduğumuz saray fevkalade güzeldir. Etrafındaki parklar bahçeler güzeldir. Bir ihtişam bir renk vardır, ama büyüklük yoktur. Bir Kremlin değildir. Kanuni Sultan Süleyman koca camileri yapıyorsun bu sarayı da bir adam et dememiştir Mimar Sinan'a. Hürrem Sultan'ın zorlamasıyla Harem'i Topkapı'ya taşımışlardır. Burada bir tevazu vardır. Bu tevazu kendisini kışlalara camilerde göstermiştir. Bizim saraylar da doğru dürüst yemek ziyafetleri bile verilemez. Dolmabahçe de çok ihtişamlı değildir. Bizim askeri konumumuz zengindir"dedi.
Ortaylı sözlerini Türkiye'nin yaşadığı gelişime dikkat çekerek tamamladı. "Türkiye askeri bir medeniyettir. Müessesenin temelinde askerlik gelir. Türkiye'de yerleştirilmesi gereken buradaki rasyonizmdir. 150 senenin içinde ilmi dalda Türkiye büyük atılımlar yaptı. Tıp ödülü alacağımızı yerli yabancı herkes söylüyor"şeklinde tamamladı. Prof. Dr İlber Ortaylı konuşmasının ardından fuardaki imza gününde kitaplarını imzaladı.