Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç.Dr. Halil İbrahim Bulut, bazı Alevi kesimlerin din kültürü dersiyle ilgili taleplerini değerlendirdi.
30 akademisyenin görev yaptığı 'Alevilerin Dünü Bugünü' adlı projenin koordinatörlüğünü yürüten Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç.Dr. Halil İbrahim Bulut, Alevilerin din dersi ve cem evleriyle ilgili talepleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Din kültürü dersinde İslam'ın temel kodlarının verildiğini belirten Doç.Dr. Halil İbrahim Bulut, "Din kültürü dersi, mezhepler üstü olarak hazırlanan kitaplarla veriliyor. Din kültürü kitabının a mezhebi ya da tarikatına göre hazırlandığı iddia edilemez. Tüm mezheplerin üstünde, tarikatların üstünde, din kültürü kitaplarının hazırlanmış olduğunu görüyoruz. Bu kitaplarda İslam'ın temel kodları veriliyor. Kendisini müslüman olarak kabul eden herkes bu derslerde İslamiyet'in temel özelliklerini, ibadetlerini ve inançlarını öğrenebilmektedir" dedi.
Din kültürü dersinin kaldırılmasına yönelik taleplere de değinen Bulut, şöyle konuştu: "Alevilerin bazı kesiminin din kültürü dersinin tamamen kaldırılmasına yönelik talepleri var. Bu doğru bir talep değil. Avrupa ve dünyadaki devletlere baktığımızda din kültürü dersinin bir şekilde var olduğunu, her devletin kendi çocuklarına dini öğretmede en azından bilgi kültür seviyesinde verme taraftarı olduğunu görüyoruz."
Diğer kesimin din kültürü dersinde Alevilik ve Alevi taleplerine yer verilmesi talebinin aslında makul bir talep olduğunu anlatan Bulut, sözlerine şöyle devam etti: "Son zamanlarda hazırlanan din dersi kitaplarında bu coğrafyada yaşayan müslümanların ortak değeri olan Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre gibi değerlerimize yer verildiğini görüyoruz. Ancak, Alevi önderleri ya da Alevi anlayışına daha fazla yer verilmesi, bazı kesimleri rahatsız edebilir. Türkiye'de bazı tarikat ve mezhep mensupları bizim
önderlerimize ya da anlayışımıza da yer verilsin şeklinde bir iddiayı getirebilir. Bu da üzerinde durulması gereken bir husustur."
Bulut, cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesine yönelik taleplere ise şöyle karşılık verdi: "Alevilerin cem evlerinin cami gibi ibadethane olarak kabul edilmesi talebi var. Aleviler cem evlerine gider orada ibadet eder, Sünniler de camiye gider orada ibadet eder şeklinde bir söylem ayrıştırıcı bir söylem. Tehlikeli bir söylemdir. Bütün Müslümanların ibadethanesi camidir. Ama bunun yanı sıra bazı tarikatlar ya da grupların birtakım dergahlarında ibadet yapılmasına kimse karşı çıkmaz. Cem evlerinin caminin karşıtı ibadethane olarak kabul edilmesi bizi bölüştürür ayrıştırır."