21
Şubat
2026
Cumartesi
SAKARYA

Hasarlı binalar sorunu çözülmedi

SAKARYA'DA 11 YILDIR HASARLI KONUT SORUNU ÇÖZÜLMEDİ

17 Ağustos Marmara Depreminin 11. yıl dönümünde Sakarya'da hasarlı binalar sorunu çözülemedi. İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Başkanı Hüsnü Gürpınar, depremin üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen hasarlı binalar sorununun çözüme kavuşturulmadığını ve bu binaların potansiyel tehlike olduğunu söyledi.

Sakarya'da depremin üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen depremin izleri hâla duruyor. Depremde Adapazarı'nda 8 bine yakın bina az hasarlı ve orta hasarlı olarak zarar gördü. Depremin hasar verdiği Adapazarı Tığcılar Mahallesi ise depremin izlerini hâla taşıyor. Bazı binaların yan durduğu, bazı binaların üzerinde oluşan çatlaklar ve bazı binaların ise tamir edildiği dikkatlerden kaçmıyor.

İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Başkanı Hüsnü Gürpınar, depremden bu yana çözülemeyen sorunların başında hasarlı binalar sorununun geldiğini, söz konusu binaların büyük sıkıntı oluşturduğunu söyledi. Gürpınar, konuyla ilgili açıklamasında "Bizim ilimizde en önemli gördüğümüz sıkıntılardan bir tanesi bugüne kadar daire bazında çözülemeyen 979 ve ruhsat alıp ta iskan almayan bununla beraber bin 358 konut var. Bunların bir defa da çözümlenmesini ikinci ve belki de birinci öncelikle üstünde hassasla

durduğumuz noktalardan bir tanesi de depremin az hasarlı veya hasarsız atlatmış çok katlı yapılarımız. Bu yapılarımızın üzerinde biz önemle duruyoruz. Durmamızın sebebi de depremlerden sonraya hazırlıklı olmaktır" dedi.

Yapı stoğunun depreme hazır hale getirilmesi gerektiğini anlatan Gürpınar, şöyle konuştu: "Bizim ilimizde bu konutlarla ilgili bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmadı. Bu gezdiğimiz mahallede gördüğümüz çok katlı yapıların bir çoğu aynı pozisyonda ve bunların önümüzdeki tarihlerde olacak depremde nasıl hareket edeceğini hiç kimse garantisini veremez. Biz bunların bir potansiyel tehlike olarak görüyoruz."

Hasarlı yapıların bir an önce depreme hazırlıklı olmak adına yürürlükte bulunan 2007 deprem yönetmeliği şartlarını sağlayacak şekilde gerekli onarım ve güçlendirme yapılmasını arzu ettiklerini ifade eden Gürpınar şunları söyledi: "İlimizdeki en büyük potansiyel tehlikelerden birisi bu. Bir diğer husus ta depreme hazırlıklı olmak adına yasalarda gerekli düzenlemelerin yapılmasını işte inşaat mühendisliği alanında yetkin mühendislik yasasının çıkmasını 4708 sayılı yapı denetim yasasının noksanları

giderildikten sonra 1 Ocaktan itibaren tüm Türkiye'de uygulanacak bunu olumlu karşılıyoruz."

Depremden bu yana 19 ilde pilot olarak uygulanan yapı denetim yasasında bir sürü aksaklık olduğunu anlatan Gürpınar, sözlerine şöyle devam etti: "Ve bu aksaklık giderildikten sonra tüm Türkiye'de uygulanmasının daha faydalı ve yararlı olacağını düşünüyoruz. Bir önemli diğer husus ta müteahhitlik sektörünün disiplin altına alınması. Yani çünkü güvenli yapı yapmanın sac ayaklarından bir tanesi yapım aşamasıdır. Bu yapım aşamasının da bir disiplin altına alınması, ve sicilinin tutulması gerekir. Bugün

Türkiye'de müteahhitlik sektörü maalesef herhangi bir disipline sahip olmadan önüne gelen herkesin yapabildiği sektör. Bunun gelişmiş ülkelerde olduğu gibi disiplin altına alınması ve kontrol altına alınmasını istiyoruz. Bir de depreme hazırlıklı olmak anlamında yapı stoğunu iyileştirmek anlamında genel bütçeden her yıl bir pay ayrılmasını istiyoruz. Depremlerden sonra olacak olaylara tedbir almaktansa deprem olmadan gerekli tedbirler almak ve depremi en az zararla ve kayıpla atlatmaktır."

Gürpınar, depremin kader değil bir doğa olayı olduğunu, depreme karşı gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Sakarya'da az hasarlı yani makyaj yapılan değil de az hasarlı veya hasarsız dediğimiz depremi atlatan çok katlı yapılarımız var. Bunların sayısı bina bazında 7 bin 500, 8 bin tane civarındadır. Yani bunlar hakikaten ciddi anlamda tehlike. Bu tehlikenin giderilmesi için çalışma yapılması gerekir. Çünkü bu binaların önümüzdeki tarihlerde yaklaşan İstanbul depremi veya

bizim ilimizde de yaklaşmakta olan depremde nasıl hareket edeceğini kimse garanti veremez. Şunu unutmamak lazım. Depremden uzaklaştıkça yenisine yaklaşıyoruz. Bizim bölgemizde 25 -30 yıllık periyotlarla deprem oluyor ve bugün 11. yılını kutluyoruz. 15- 20 sene zaman zarfında bu depremi tekrar yaşayacağız. Yani bu bilinen bir gerçek. Bunu önlemenin engel olmanın bir tedbiri yok."

Dolayısıyla her zaman deprem olabileceğini anlatan Gürpınar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Deprem diye bilinen gerçeğe hazırlıklı olmak lazım. Şunu da özellikle belirtmek istiyorum. Deprem bir doğa olayıdır. Deprem bir kader değildir. Yanı doğa olaylarına karşı insanlar nasıl tedbir alıyorsa yağmura, kara ve rüzgara karşı nasıl tedbir alıyorsak deprem de bir doğa olayıdır. Kader olarak görmemek lazım. Buna karşı olmadan önce tedbirlerimizi almak gerekir. Bunun birinci ve tek şartı güvenli yapılar yapmak ve

mevcut yapı stoğumuzu da güvende bulundurmaktır."

Vatandaşlar ise depremin üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen izlerinin bulunduğunu belirterek, "Değişen şeyler de var tabi değişmeyen durumlar da var. Depremin üzerinden 11 yıl geçti. Yalnız onun kalıntılarını biz hâla görmekteyiz. Yamuk eğri duran binalar olsun, yıkılmayan yarım kalan binalar olsun maalesef 11 yıl geçmiş olmasına rağmen, keşke bu tür binalar olmasa, bunları görmeyi istemeyiz. Bu 11 yıl zarfında yıkıntıların kalmamış olması gerekiyor. Hoş görüntüler değil öğrencilere kiraya veriliyor. Bazı

binalar dıştan boya badana yapılarak tabi içi tam görülmediği için bu anlamda sağlam görünen binalar gerek ailelere gerek öğrencilere verilebiliyor. Biz uzaktan gelen zavallı öğrencilere acıyoruz. Yıkıyorlar, süslüyorlar, püslüyorlar, hokkabaz gibi yapıyorlar. O binaları öğrencilere veriyorlar. Kendi evlatlarını oturtsunlar, vicdanları varsa."

SAKARYA'DA 11 YILDIR HASARLI KONUT SORUNU ÇÖZÜLMEDİ
SAKARYA'DA 11 YILDIR HASARLI KONUT SORUNU ÇÖZÜLMEDİ
SAKARYA'DA 11 YILDIR HASARLI KONUT SORUNU ÇÖZÜLMEDİ
İHA
Yayın Tarihi : 16 Ağustos 2010 Pazartesi 14:11:01
Güncelleme :17 Ağustos 2010 Salı 09:42:33


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?