Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkan vekili Mustafa Kaplan, dünyada yaşanan global dalgalanmanın beraberinde getireceği durgunluk nedeniyle yeni pazarların önem kazanacağını belirterek, KOSGEB olarak şirketlerin pazar araştırma faaliyetlerini desteklemek için yeni çözümler üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Sakarya Genç İşadamları Derneği'nin (SAGİAD) Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlediği panele konuşmacı olarak katılan Kaplan, yaptığı konuşmada küresel mali krizi ve rekabet koşullarını değerlendirdi.
Kaplan, küreselleşmeyle birlikte şirketler arası rekabetin yoğunluk kazandığını ifade ederek, "Dünyayı ve işletmemizi iyi okumamız lazım. İşletmemizi ve dünyayı okuyamıyorsak dünyayla rekabet etmemiz mümkün değil. Bu açıdan üniversitelerdeki bilgi kaynakları inanılmaz bir fırsat. Üniversite ve işletmeler arasında çeşitli işbirlikleri yapılması gerekiyor. Üniversite ve işletmeler arasındaki işbirliğinden ortaya çıkan sinerjiden her iki taraf da daha fazla yararlanmış olacak. Türkiye'de işsizlik olduğundan bahsediliyor. Aslında Türkiye'de iş gücü arzı ile iş gücü talebinin buluşmaması durumu söz konusu. Arz ve talep örtüşmüyor. Arz ve talebin örtüşmesi için üniversitelere ve iş dünyasına önemli görevler düşüyor" dedi.
Rekabet edebilmek için işletmelerin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemeleri gerektiğini belirten Kaplan, "Kendi işletmemizi iyi okumamız lazım. Ne kadar verimli üretim yapıyorum? Gücüm ne? Bunları iyi gözlemlememiz lazım. Birkaç yıl öncesine kadar satış fiyatını belirlerken maliyet+kar: satış fiyatı diyorduk. Şimdi öyle diyemiyoruz. Dünyadaki işin piyasası ne kadar? Ben ne kadara satıyorum? Maliyetim ne kadar? Bu kavramlar çok önemli hale geldi. Enflasyonist ortamda satamasak da problem olmuyordu, stokta da dursa kar ediyorduk. Şimdi ise stok maliyeti ortaya çıktı. Sermayeyi bağlamak çok önemli hale geldi. Karlar düştü ve maliyetlerdeki en ufak hareketler bile çok önemli hale geldi. İşletmeyi okuyabilmek demek bu demektir" diye konuştu.
Kaplan, ABD'de başlayarak gelişmiş ülkelere de sıçrayan küresel dalgalanmanın herkesi etkilediğini ifade ederek, "Krizden kurtulmak için gelişmeleri yakından takip etmemiz gerekiyor. Dalgalanma sonrasında küresel bir durgunluk yaşanacağı kuvvetli bir biçimde dillendiriliyor. Bunun artık ihtimalden çıktığını düşünüyorum. Dünyada şu anda yaşanan sıkıntıların durgunluğa sebebiyet vereceği aşikar. ABD ve AB ülkelerinde tüketim ister istemez kısılabilir. Tüketimin kısılması demek ihracatta daralma olacak demektir. Bu daralmayı karşılamak için yurt içi ve yurt dışında alternatif pazarlar bulmamız lazım. KOSGEB olarak şirketlerin pazar araştırma faaliyetlerini desteklemek için yeni çözümler üzerinde çalışıyoruz. İş adamlarını iş gezilerinde destekliyoruz ve ulaşım giderlerinin bir kısmını karşılıyoruz" dedi.
2009 yılında hizmet sektörü ve ticaret erbabının destek alması için kanuni düzenleme yapılacağını vurgulayan Kaplan şunları söyledi;
"Bu kanuni düzenleme hizmet sektörü ve ticaret erbabı için iyi bir açılım olacak. Küresel dalgalanmada kredi maliyetleri artacak. İster istemez bankalar daha sağlam kalmak için biraz daha zor kredi verecek. Kredi faizleri de küresel etkiden dolayı yükselecek. Bu yıl kredi faiz desteklerinde çok çeşitli modellere geçtik. Kıt kaynaklarımızla işletmelerin bir nebze olsun rahatlamasını sağlamak için çalışıyoruz. KOBİ'lere proje bazlı, terzi usulü esnek modellerle destek olmayı arzuluyoruz. KOBİ'lerimizden de bu konuda proje desteği bekliyoruz. Geliştirdikleri proje ve önerileri bizlerle paylaşsınlar. Ar-Ge projelerine yeni dönemde nitelikli destek vereceğiz. Ar-Ge faaliyetine giren şirketlere 200 bin YTL'ye kadar teşvik desteğimiz var. Ar-Ge projeleri bizim için çok önemli. Yeni dönemde esnek destek modellerini hayata geçireceğiz."