Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof.Dr. Numan Kurtulmuş, mayın tasarısının geri çekilmesinin SP'nin bir başarısı olduğunu söyledi.
Sakarya'nın Akyazı ilçesinde 7 Haziran'da yapılacak belediye seçimleri öncesinde partisinin adayı Hasan Akcan'a destek vermek için Akyazı'ya gelen Kurtulmuş, belediye aile çay bahçesinde partililerle bir araya geldi. Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Kurtulmuş, Hakkari'de gerçekleştirilen 6 askerin şehit olduğu terör saldırısını kınayarak, "Türkiye'de huzurun barışın olmasını istemeyen, kardeşliğin sağlanmasını istemeyen kişiler, yeniden bu terör olayını gündeme getiriyorlar" dedi.
Yıllardır devam eden bu vahim durum karşısında büyük üzüntü yaşadıklarını anlatan Kurtulmuş, şunları söyledi: "Şehitlerimize Allah'tan rahmet yakınlarına baş ağlığı diliyorum. Gerçekten hazin bir tablo ve bu tablo Türkiye'de neredeyse yıllardır tekrarlanıyor. Ümit ediyoruz ki bundan sonra yaşanmayacağı tedbirlerin alınması lazım."
ORTADOĞU PROJESİNİ HERKES İYİ BİLMELİDİR
Terörün bitirilmesi için herkesin Ortadoğu'da olup bitenleri çok iyi anlaması gerektiğini belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Özellikle genişletilmiş Ortadoğu projesinin uygulamaya konulduğu andan bu yana Ortadoğu'da halklar arasında milletler arasında fitneyi sokmak isteyen bir takım güçler bu bölge insanlarının etnik bakımdan mezhebi bakımdan dini bakımdan farklılıklarını körükleyerek bu bölgede bütün unsurlarıyla insanları birbirlerine sokmak istiyorlar. Bunu bölgeyi bölüp parçalayarak maalesef tamamıyla inisiyatifsiz hale getirdiği insanlarla bu bölgeyi parçalamak amacındalar. Buna karşı uyanık olmak lazım."
Kurtulmuş, Geniş Ortadoğu Projesini anlamadan ve bunun ne manaya geldiğini Türkiye için Ortadoğu için derin bir coğrafyaya sahip olan bölge için ne anlama geldiğini anlamadan terörü engellemenin mümkün olmadığını söyledi.
Terörün Türkiye'nin iç sorunlarından kaynaklanan bir sonuç değil aslında bölgesel, küresel bir takım siyasetlerin Türkiye'ye yansıması olduğunu anlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Bu şekilde görmek gerekiyor. Bu anlamda bütün tedbirlerimizi alarak bu bölgede selametin huzurun ve barışın adresi olan bir Türkiye'yi inşa etmekten geçiyor. Bunun yolu da bu ülkede yaşayan 72 milyon vatandaşımızın tamamını ekonomik bakımdan refahtan pay alabilir hale getirebilmemiz gerekiyor. Bu bölgede bu ülkede yaşayan
insanlarımızın tamamının özgürlüklerini alabildiğine genişletmemiz gerekiyor."
TERÖR TÜRKİYE'DE HUZURU BOZMAK İSTİYOR
Terörün kaynağını oluşturan siyasi ekonomik sebeplerin ortadan kaldırılması gerektiğini anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ümit ediyorum bütün bu olaylarda başta hükümet olmak üzere Türkiye'deki siyaset çevrelerinin bir kere daha meseleyi geniş kapsamlı düşünmesine vesile olur. Türkiye'de terör ciddi şekilde sona erer. Kuşkusuz herhangi bir terör olayı bir amacı olmaksızın yapılmaz. Yani teröristler, terörün arkasındaki güçler sadece terör örgütü değil onları bir maşa olarak kullanan güçler
kimlerse bu güçlerin mutlaka bir amacı var. Bu saldırının bir amacı var. Bu saldırının zamanlamasından öte ortak amacı nedir Türkiye'de huzurun barışın kardeşliğin talan olmasıdır. Bu anlamda Türkiye'de de Türk Kürt kardeşliğidir. Bu bölge insanlarının birlik ve bütünlüğünün önünde en büyük engel de terör saldırılarıdır."
Saldırının zamanlamasına dikkat çeken Kurtulmuş, şunları söyledi: "Türkiye'de demokratik reformların hızlandırılması gerektiği ve herkesin inandığı sivil demokrat bir anayasanın kabul edildiği bir döneme de gelmesi hiç kuşkusuz bir tesadüf değildir."
MAYIN TASARISI
Mayın tasarısının geri çekilmesinin partisinin bir başarısı olduğunu belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Mayınların temizlenmesi konusu aslında kendi halinde giden bir tartışmaydı. Parlamentonun içerisinde bir gündemdi. 22 mayıs tarihinde geçen hafta Cuma günü Saadet Partisi olarak çok geniş kapsamlı bir basın toplantısı yaptık. Bu toplantıda sürece ilişkin gördüğümüz çelişkileri çok ciddi sakıncaları ve partimizin tekliflerini kamuoyuyla paylaştık. Çok şükür bu toplantıdan sonra da ciddi bir şekilde kamuoyunda hareketlenme oldu. Arkasından geçen Salı günü TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı milletvekili ve eski bakan arkadaşlarımızla ziyaret ettik. Konuya ilişkin dosyamızı kendisine takdim ettik. Endişelerimizi, gördüğümüz sakıncaları da kendilerine ifade ettik. Arkasından da hem parlamentoya bir çağrıda bulunduk. Hem de sayın Cumhurbaşkanına bir çağrıda bulunduk. Çünkü bizim ziyaret ettiğimiz gün yasanın dört maddesi yasalaşmış, iki madde bunlar yürürlülük maddeleri görüşülmek üzereydi. Çok şükür sevinerek ifade ediyorum ki bizim parlamentoya yaptığımız yasayı geri çekin bir kere daha düşünün teklifi AK Parti grubunun da bir yerde baskıları AK Parti'nin de en azından isteksiz olduğunu ortaya koyması dolayısıyla dün Milli Savunma Bakanı tarafından hükümet adına bu görüşülmekte olan yasa tasarısı tekrar müzakere talebiyle geri çekildi."
Numan Kurtulmuş, dolayısıyla çağrılarından birinin yerine gelmiş olmasından fevkalade sevinçli olduklarını söyledi. Bu yasanın böyle oldu bittiye getirilemeyeceğini anlatan Kurtulmuş, şunları söyledi: "Olağanüstü sakıncaları var. Biz bu konu ile ilgili önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanımızdan bu hafta içerisinde randevu talep ettik. Görüşlerimizi kendisine de ileteceğimizi dosyamızı kendisine de teslim edeceğimizi ve eğer bu yasa yasalaşırsa cumhurbaşkanımızın millet adına milletin tepkilerini göz önünde
bulundurarak bu yasanın veto olmasını kendisinden talep ettik. Bir kez daha bu konuyu konuşacağız ama bugün geldiğimiz noktada yasa tasarısı geri çekildiğine göre bu partimiz açısından ciddi önemli bir adımdır."
SAADET PARTİSİ ANA MUHALEFET PARTİSİDİR
SP'nin ana muhalefet partisi olduğunu belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "26 Ekim 2008 kongresinde bizim söylediğimiz bir söz vardı demiştim ki 'bugünden itibaren Saadet Partisi ana muhalefet partisi olmuştur.' Birkaç konuda bunu Saadet Partisi ortaya koydu. Bunu bir büyük iftiharla söylüyorum bizim amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir. Milletin hayrına olan ne varsa bunu söylemek bunu temin etmek milletin zararına gördüğümüz her türlü konuda da hükümetin ya da hükümetlerin karşısında
milletin sözünü yerine getirmektir. Bu uslupla devam ediyoruz. Birkaç örnek vereyim Gazze işgal olduğu zaman SP'nin yaptığı büyük Çağlayan mitingi Türkiye kamuoyunun hareketlenmesine vesile olmuş ve zannediyorum sayın başbakanın Davos'ta Şimon Perez'e fırça atmasının psikolojik altyapısını oluşturmuştur. Bu bizim için önemli bir başarıdır." Kurtulmuş, mayınların temizlenmesi, o arazinin tarımsal üretime açılmasına ilişkin yasa tasarısının da geri çekilmesinin Saadet Partisinin önemli bir başarısı olduğunu söyledi.
Milletimiz adına bunun büyük bir başarı olduğunu anlatan Kurtulmuş, şunları söyledi: "Böyle bir sonuç alındıktan sonra bu sonuçta katkısı olanlara teşekkür ediyorum. Gerek muhalefet partilerine gerek iktidara düzeltilmek üzere geri çekmesine teşekkür ediyorum ancak bu yasanın da sonuna kadar takipçisi olacağımızı ifade ediyorum. Geri çektiler bizim açımızdan bu iş bitmiş değildir. Teşekkür ederiz ama sonuna kadar bu yasayı takip edeceğiz başka vesile ve başka bir zamanlamayla bu yasanın parlamentonun bir
şekilde gündemine gelmesine asla razı olmayacağız."
O SÖZ BAYKAL'IN KENDİ GÖRÜŞÜDÜR
Numan Kurtulmuş, CHP Lideri Baykal'ın "ellerini tetikten çeksinler affı konuşalım" sözlerini şöyle değerlendirdi: "O Baykal'ın kendi görüşü. Bunu hangi bağlamda söyledi. Ben konuşmasını incelemiş değilim. Konuşmasını inceledikten sonra konuya ilişkin görüşlerimizi söyleriz."
Af konusunu da değerlendiren Kurtulmuş, konunun geniş kapsamlı bir konu olduğunu bir takım çözümler yapılmadan konunun gündeme getirilmesinin yanlış olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bu konu Türkiye'nin meselesi özellikle Güneydoğu ile ilgili özel bir mesele bu konuda kapsamlı olarak görüşlerimizi söylüyoruz. Türkiye'nin ister doğu güneydoğu meselesinde ister kürt meselesi deyin ister PKK meselesi deyin bu konunun dört tane farklı tarafı vardır. Bunlardan bir tanesi doğu bölgemizin ekonomik geri kalmışlığıdır."
Doğu bölgesini karış karış bildiklerini anlatan Kurtulmuş, şunları söyledi: "Bu ekonomik yoksulluk olduğu sürece terörün altyapısı sürekli var olacaktır. İkincisi terör konusudur terör artık sadece bir terör örgütünün tek başına bir eylemi olmaktan çıkmış uluslar arası güçlerin bölge insanını bölüp parçalamak için kullandığı bir uluslar arası araç haline gelmiştir. Dolayısıyla Türkiye Aktütün katliamı bize bunu öğretmiştir. Türkiye kendi meselelerinin güvenliğini fevkalade ciddi bir şekilde yeniden
sınırlandırarak yapılandırarak teröre karşı tepkilerini alması lazım. Üçüncüsü bu bölge içerisinde yaşayan insanlarımızın haklarının taleplerinin karşılanmasıdır bu konuda özgürlüklerin bireysel özgürlüklerin olabileceğince artırıldığı yeni bir siyasal süreç ve hukuki reforma ihtiyaç var. Bu sadece doğuda sınırlı değil bütün Türkiye'de ciddi bir çalışmaya ihtiyaç vardır. Bir takım gelişmelerin anayasal dayanakları olmadığı müddetçe geliştirilmeleri sürdürülmeleri mümkün değildir. Dördüncüsü de Türkiye'de kamu görevlilerinin özellikle doğu ve güneydoğuda kamu görevlilerinin davranışlarıdır. Yani neredeyse Türkiye doğu Anadolu bir mahrumiyet bölgesi ya da sürgün bölgesi olarak algılıyor."
Oralarda bir takım insan hakları ihlalleri olduğunu bildiklerini anlatan Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti: "Dolayısıyla Türkiye bu dört anlamda şartlarını iyileştirmeden sadece pansuman tedbirlerle çözümün mümkün olmadığı kanaatindeyiz. Dağdakilere dağdan şehre inin çağrısı yapmak güzel bir şey de bir daha insanların dağa çıkmayacakları ortamın hazırlanmasıdır. Bunun da geniş kapsamlı bir bakış açısı ile hiç kimsenin eteğindeki taşı saklamadan açıkça bunların ortaya konularak kardeşlik içerisinde birlik bütünlük içerisinde tüm bölgenin bütünlüğü içerisinde bu sorunların çözülebilmesi lazım. Bunun çözümü için milletin çocuklarını dağa kaçıran o gerekçelerin o zihnin o alt yapının bütünüyle ortadan kalkması lazım."
YEREL SEÇİMDEN BAŞARILI ÇIKTIK
Konuşmasının sonunda yerel seçimleri de değerlendiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı: "Yerel seçimlerde iyi bir ivme yakaladık. Oyumuzu artırdığımız gibi milletimiz tarafından yüzde 50 bir oy almış gibi bir teveccühe kavuştuk. Kampanya döneminde ve seçim sonrasında milletimiz tarafından büyük ilgi gördük. Akyazı'da Hasan Akcan kardeşim seçimi almasına rağmen kaybetmiştir. Bunları geride bıraktık yeniden seçimi almak için çalışacağız. Akyazılılar Hasan Akcan'ı farklı bir sonuçla Akyazı Belediye
Başkanı olarak seçecektir."