23
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Dünya Savaşı bitmedi…

Etrafımız hala toz duman.

ABD Irak’ta hala suç ortaklarıyla birlikte kısmi soykırıma devam ediyor…

İran ile de kapıştı kapışacak…

Suriye konusu şimdilerde durulmuş gözüküyor..

Her an Pakistan ile sorun çıkabilir.

Şimdi saydığımız bu ülkelere şöyle tarihsel süreçte bir bakalım.

Şu anda çemberin dışında gibi duran Pakistan ile Türkiye’nin dostluğu dünyaya örnek olacak bir dostluktur.

İran, 1980 İslam devriminden sonra zaman zaman sıkıntı yaşadığımız ama hiçbir zaman düşman olmadığımız bir ülke…

Irak, Saddam döneminde bile ilişkilerimiz hiçte kötü değildi..

Suriye, artık dostluk adına çok şeyler üretebildiğimiz ülke… Vatandaşlarımızın çoğu akraba…

Irak, İran Pakistan üçlüsüne bakın…

Bunlar CENTO ülkeleri…

Yani Bağdat Paktı üyeleri…

Gerçi Irak 1958’de CENTO’dan ayrıldı, ancak ilişkilerini hep sıcak tuttu…

Tarihsel sürecin bir başka boyutu ise Osmanlı İmparatorluğu…

Suriye ve Irak bir Osmanlı’nın sınırları içindeydi.

Birde işin başka bir boyutu daha var..

Filistin…

Şöyle bir düşünün neden sadece bu bölge…

Ve neden Türkiye’nin çok hassas olduğu bölge…

Biraz geriye gidelim…

Ulu Önder Mustafa Kemal İstiklal Savaşı’nı kazanır…

Lozan’da barış antlaşması imzalanır. Bu antlaşma Türkiye’nin kurucu antlaşmasıdır. Taraf ülkeler imzalar..

Ancak savaşta taraf olmayan bir ülke Lozan Antlaşması’nı parlamentosuna sunar.

Bu ülke ABD’dir..

Ve Lozan antlaşması ABD Kongresi’nde reddedilir…

Yani ABD Türkiye’nin kuruluşunu tanımaz…

Yıllar sonra ABD Türkiye’ye büyük elçi göndermek ister. Çünkü o dönemde İnönü ABD’ye “Türkiye’nin hızlı kalkınma Planı” adı altında bir plan sunmuştur.

Hem plan reddedilir, hem de Türkiye’ye büyükelçi gönderilmesi…

Kongre’ye göre ABD hala Türkiye’yi tanımamaktadır.

Ve yine Kongre’ye göre, pekte bilinmeyen Wilson prensipleri ve Wilson haritası hala güncelliğini korumaktadır.

Ve kongreye göre; Lozan’a rağmen 1. Dünya savaşı henüz bitmemiştir…

Çünkü Lozan’ın sonuçları ABD’nin çıkarlarına değildir…

Ancak dönemin ABD yönetimi Türkiye ile defacto ilişki kurmak istemektedir.

Amiral Biristol, ABD’nin Türkiye’deki ilk temsilcisi sıfatı ile Ankara’ya gelir…

Ankara heyecanlıdır.. ABD Türkiye’ye büyük elçi göndermiştir… İlişki başlamıştır ve gerisi gelecektir.

Oysa bu tanımla yanlıştır.,

Çünkü Amiral Biristol Türkiye’ye büyükelçi sıfatı ile değil, ABD hükümetinin gözlemci yüksek komiseri sıfatıyla gelmiştir..

Hala aklımı kurcalıyor.

Yoksa bugün de bizim büyükelçi sandıklarımız ABD nezdinde hala Amiral Biristol’ün. unvanına mı sahip?

ABD, Osmanlı’nın paylaşımından kendisine pay çıkarılamamasını çok içerlemiş olacak ki önce Balkanlarda Yugoslavya üzerinde oynadığı oyunu ve kendisine yeni bir arka bahçe üretmesiyle noktaladı.

Dikkat orası bir Osmanlı toprağıydı..

Şimdi sıra Orta doğu’da… Önce Irak… Sonra İran ve Suriye, sonra…

ABD son Osmanlı egemenlik alanını kendi arka bahçesine çevirinceye kadar bu savaş sürecektir..

Çünkü, bu alan hala Türkiye’nin aksi ne kadar iddia edilirse edilsin “etki alanı” içindedir.

Türkiye bu bölgede tümüyle etkisizleştirildikten sonra ancak bu savaş biter..

Veya…

İşte o veya dan sonrası biraz fazla ileri gitmek olur…

Bu konuya yakında daha geniş bir şekildi bir dizi ile değineceğiz..

Yayın Tarihi : 7 Mayıs 2006 Pazar 12:24:33


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?