23
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Olumsuz bir Ecevit efsanesi

Yazmak zamanı geldi...
Bir ricaydı...
Söylenen şey şu:
Ölünün ardından konuşulmaz...
Bence en büyük yanlış bu...
Eğer konuşulmasaydı tarih yazılamazdı...
Eğer konuşulmasaydı, tarihteki yanlışlardan ders alınamazdı...
Herkesin eleştirel bir yönü vardır.
Toplayıp çıkaracaksın.
Eğer faydaları, zararından fazlaysa o övgüye değer..
Aslına bakarsanız her insanın övgüye değer yönleri vardır. Elbette yergiyi hak eden yönleri de...
Konumuz Bülent Ecevit...
O bir efsaneydi.
1962'lerde parlayan 1978'lerde siyaset sahnesinden silinen bir yıldız...
2000'li yıllarda dış destekli bir parlama ve sonra toptan yok oluş...
Kısaca; Türk siyasetinin ölümünden sonra parlayan yıldızı...
Her nedense bu parlama garip bir şekilde AKP iktidarına rastladı.
Şöyle bir düşünün Rahmetli, başka bir parti iktidarında vefat etseydi, böylesine devlet töreni yapılabir miydi ve devlet mezarlığına defnedilebilr miydi?
Ecevit siyaset sahnesinde de, yaşama veda ettikten sonra da her nedense "anti laik güçlere" faydalı oldu..
Oysa Ecevit "laik kimliği" ile ön plandaydı.
1974'te kıbrıs çıkartaması yapıldığında Türkiye'nin yasalarca "anti laik olduğu belgelenmiş" MSP ile iktidar ortağıydı.
Böylece Ecevit "antilaiklerin de Türkiye'de iktidar olabildiğini" gösterdi. Onları bir ölçüde siyaseten akladı.
Ölümünde Rahşan Hanım yine o meşhur inadını gösterdi ve cenazesini devlet mezarlığına defnini istedi. Ama istediği eşi ile birlkte devlet mezarlığına gömülmesiydi. An azında bize gelen duyumlar böyle.
Zaten bu duyumların doğruluğu gazete haberleriyle de teyit ediliyor. Rahşan Hanım bu kez evinin karşısındaki ODTÜ bahçesinde iki kişilik mini bir mezarlık istiyor.
Ne anlama gelir bu...
Şimdiden sonuç bilinemiz ama, Rahşan Hanım ilk teklifi şu an için kısmi bir şekilde geçerli.
AKP ikitidarı hemen "evet" dedi...
Şu anda "antilaik yapısı" ve "devlete karşı işlediği suçlardan ev mahkumu" Erbakan da Devlet Mezarlığı'na gömülme izni verildi.
Tarihin hiçbir döneminde böyle bir "görmemezlik" olamıştır...
Ecevit bir efasane miydi?
şimdi herkes sakız gibi korno halinde bunu söylüyor...
Eğer efsane ise, Türk milleti niye sadece yüzde 1.5 oy vererek onu tasfiye etti.
Benim gençlik yıllarım Ecevit üretimi yokluklar zincirleriyle geçti...
Sokaklarda sadece Rahşan-Bülent Ecevit ikilisinin kaprisi nedeniyle arzulanan "Büyük koailisyon"un kurulmaması ile ortalık kan gölüne döndü..
Ecevit'in "demokratik sol(!)" tanımlaması gençlik tarafından daha sert bir sol anlayışla yansıyınca, sokaklar kan gölüne döndü.
Hepimiz bugünlerin dehşetlerini bu "ideolojik iç savaşı" korkuyla izledik yaşadık kimi zamanda katıldık.
Biri "Sokaklar yürümekle aşınmaz" dedi, rahmetli Ecevit ise "Demokratik solda ezen de, ezilen de olmayacak" diye yumuşak Marksist mesajlar verdi.
Oysa o koalisyon kurulsaydı, ölen binlerce aydın genç bugün yaşasaydı Türkiye hangi noktada olurdu.
Söylevle icraat birbirine karışınca, Türkiye içinde çıkılmaz bir kuyuya düştü..
Söylevle icraat karışınca diyorum, işte kanıtı.
Ecevit laisizmin yılmaz savunucusu olduğunu söylüyordu.
Ama bir Nurcu bir cemaat lideri olan Fetullah Gülen'i savunuyordu.
Erbakan'la ortaklık yaparak şeri güçleri iktidara getirdi, 12 Mart generallerinin kapattığı 62 imam hatip lisesini öğretime açtı, aynı dönemde İslam Kalkınma Bankası ile ortaklık anlaşması imzaladı.
Hangisi laik bir uygulamaydı.
12 Eylül günü CHP gemisini terk eden oydu...
12 Eyül sonrasında birleşmeye çalışan solda adı "Bir Bölen"e çıktı. Yaşamı boyunca rakibi olan Demirel ise "Bir Bilen" olarak anıldı..
Ama bir tarfını da görmemezlikten gelmemeli.
Ecevit solcuydu. Türkiye'de sağcılar kendileri gibi düşmeyen herkese "komünist" der ve "enternasyonalist" olmakla suçlardı... Ecevit solcuların da milliyetçi olabileceğini gösterdi... Tabii Ecevit solculuğunu ne kadar solculuk diyebiliriz o da ayır bir tartışma konusu...
Son ikitidar döneminde ise 1970'li yıllarda ortalığı kan gölüne döndürmekle suçlanan partiyle iktidarı paylaştı.
Akıllar karıştı. Bizi şaşırtan ve yanıtı bulamadığımz şu soru soruldu:
Madem ortak olunabiliyordu 1975'li yıllarda niye ortak olmadığnız da binlerce gencin kanı aktı?
Ecevit bir efsaneydi...
Demokrattı. Ama Rahşan Ecevit, parti içindeki çok sesliliği, çok başlılık olarak niteliyordu ve Ecevit bu konuda sessizdi.
Kimilerine göre; Ecevit Avrupa Birliği'nin kapısını açan adamdı.
Balık hafızalıyız; unutmuşuz, 1977'de AB'nin, Türkiye ve Yunanistan'ı aynı anda birliğe alalım çağrısını "Onlar ortak biz pazar" diye reddetmemiş miydi?
Ecevit'in çağrıyı reddettiğinde sadece bir ekonomik entegrasyon söz konusuydu.
Oysa "evet" dediği gün siyasi bir teslimiyet belgesine imaz atmıştı.
Hangisi doğru...
Evet...Ecevit Kıbrıs fatihi...
Türk Ordusu'nun Kıbrıs'a çıkması hem yasal hem de insani boyutuyla doğruydu.
Ama harekat sadece askeri anlamda olmaz, siyasi sonuçlarını da iyi belirlemek gerekir.
Siyasi sonuçları belirlememiş bir askeri harekatın bedelini bu halk yıllardır ödüyor.
Tek olumlu hareket ise Haşhaş konusundadır...
Gerçi onun sonucunda Türkiye ekonomik ve askeri bir ambargo yedi. Bunu da herkese "kıbrıs ambargosu" diye sattılar..
Ama Haşhaş konusu o amabargoya rağmen doğru bir karardı.
Türkiye'nin "devlet gibi devlet" olduğunu belirten tarihimizdeki son belgedir..Ayrıca, sosyal demokrat duruşunu körtopal da olsa sürdürmesi olumlu hallerinin içindeydi.
Adı bir yolsuzluğa karışmadı.
Gerçi siyasi pazarlıklar yaptığı Tanuju Cılızoğlu'nun kitabında belgeleriyle de yayınlansa diğerlerin yanında devede kulak kalıyordu.
Ve en önemlisi mütevazı kimliğiydi.
Dürüstlük kavramına ise katılmıyorum. Ecevit dürüst bir kimlikti. Bu doğru, ancak dürüstlük bir kazanım değildir. Ancak Türkiye'nin kirli siyasi haritası içinde dürüstlük bir hasletmiş gibi gösterildi.
Yazık.
Evet Ecevit bir efsaneydi..
Bizim de efsanemiz bu kadar işte...
Ecevit'e Tanrı'dan rahmet diliyoruz...
.........
NOT: Rahşan Hanım'ın inadı Bülent Bey'in cenazesini sabahtan akşama kadar dolaştırdı. Bir cenaze tam 6 gün defnedilemedi.
Bu da Rahşan Ecevit inadının bir somut göstergesi


Yayın Tarihi : 11 Kasım 2006 Cumartesi 19:12:38


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?