28
Mayıs
2024
Salı
ANASAYFA

OYAK ve boykot

Fransa'nın "Ermeni Soykırımı yoktur" demeye hapis cezası getirmesine Türkiye beklenen tepkiyi göstermedi veya gösteremedi.

Bazı aklı evelllerde tepkinin ölçü ve sınırlı olmasını talep ettiler.

Ne demek ölçülü ve sınırlı...

Bu ölçülü ve sınırlı tepki, sizin bu işi kabullenmeye başladığınızın bir adımıdır.

Nitekim Hollanda'nın bu kararı alışına tepki göstermeyince, "bu soykırım safsatası"nın baş mimarı Fransa cesaretlendi.

Hadi Hollanda'nın uluslararası Arena'da etkisi ve yetkisi pek yok...

Ya Fransa...

Türkiye'de özellikle kamuoyunun bu işe tepkisiz kalması "abartılı bir tepki göstermemesi" -altını çizerek söylüyorum abartılı bir tepki göstermemesi-öncelikle Ermeni diasporası'nı cesaretlendirecektir...

Kaba kuvvetten elbette yana değiliz...

Ancak bu Avrupa faşizimin değişik yöntemlerle Türkiye'ye baskı kurma yöntemidir.

Faşizme direnen 1968 kuşağı -ki bazı döneklerden söz etmiyoruz- şimdi birinci sınıf tüketici durumundadır.

Artık direniş elbette topla tüfekle, silahla olmayacaktır...

O, o zaman da yanlıştı, şimdi de yanlış olur..

Ama vatandaşın elinde üretimden ve tüketimden gelen dünyanın en önemli silahı mevcut...

Bu silah atom, hidrojen bombalarını gölgede bırakacak bir silah...

Tüketimden gelen bir silah diyorum..

Öncelikle Türk kapitalizmi bu silaha karşı güçsüz kalacak Fransız ortaklarına baskı yapacaktır...

Gelin önce işe boykottan başlayalım...

Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tüm Fransız mallarını boykot edelim.

İkinci silah üretimdir.

Türkiye'de Türk-Fransız ortaklığı bir sürü şirket var...

Bu şirketler üretimi durdurmalı, işçileri acilen greve gitmelidir.

Türk ekonomisi bu işten zarar görecek diyenler çıkabilir..

Elbette zarar görecek...

Ama böyle yapmazsanız göreceğiniz zarar daha büyük olacaktır...

Türkiye güdük bir devlet olma yolunda hızla ilerliyor...

Sizi böyle palavralarla güçsüz bırakıp dünyanın geleceğinde Türkiye faktörünü silip atmaya çalışıyorlar...

Hep söyledik.

Ne "1. Dünya savaşı" bitmiştir, nede "2. Dünya savaşı..."

Savaş sürüyor ve Türkiye adım adım siper kaybediyor..

Bu nedenle Fransa'daki karar önemli...

Üretimden gelen güç dedik...

Şimdi gelelim asıl konumuza..

Fransa'nın Türkiye'deki en büyük üretim gücü hangisi...

Sıkı durun şimdi...

OYAK...

OYAK, Renault'un Türkiye'deki büyük ortağı.

Bu sayede Fransızlar ordu ihalelerine hep yakın...

Niye yakın?

Çünkü, OYAK Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sivil uzantısı olarak biliniyor...

Durum böyle olunca da Türkiye'de hiç bir güç OYAK'ın bu garip konumunu tartışamıyor... (bu ilk tartışma)

Bu da demokrasimizin özürlü tarafı... (Çünkü benim kafam bir silahlı kuvvetlerin sivil uzantısı da olsa TSK rumuzununun ticarete katılmasına basmıyor ve anlamıyorum. Bu durumu da acil düzeltilmesi gereken önemli bir yanlışlık olarak tanımlıyorum)

Fransa'nın aldığı bu faşist karara en demokratik tepki OYAK'tan gelmeli.

Önemli bir ekonomik kayıp diyenler çıkacaktır.

İnanın kararın alındığının ertesi günü o kayıp bir başka ülke tarafından doldurulur...

Hem de anormal tavizlerle doldurulur..

Hiç kuşkunuz olmasın...

Aslında bu konu biraz daha geniş ve çok tartışmalı...

Bunu burada kesmek istiyorum...

Ama en azından Büyükanıt Paşa'dan Fransa'ya böylesi sert bir yanıtı bekliyorum...

Aksi taktirde çok geç olacak..

Unutmayın Türkiye'deki Renault üretimi durursa, o Fransız firmasının ve Fransa'nın ekonomik itibarı tüm dünyada sarsılır..

Farkında değil misiniz?

Adamlar bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor..

Haydi Büyükanıt Paşa... Karar senin elinde...

Çünkü askerlikte emir-komuta zinciri vardır..

Batır şu Fransızı...

Onlar sonra "Renault soykırımı"ndan söz etsinler...

OYAK'ın durumunu sonra tarıtışırız...

Yayın Tarihi : 18 Ekim 2006 Çarşamba 11:01:45


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?