23
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Şimdi yandık...

Şimdi yandık...

Hem de iki kere yandık.

Selçuk’un hemen kıyısından başlayıp, tepelere Meryem Ana’ya doğru yayılan o muhteşem orman karalara büründü. Kör olası, eli kırılası bir hain ister bilerek, ister kazara yüreğimizi ateşe verdi. Yüz yılların ürünü doğa harikası bir doğal orman yandı kül oldu…

Gazetelerde fotoğraflarını gördüm kuşbakışı yangın yerinin…

Yeşilin karalara nasıl bürüdüğünün dehşetini gördüm…

Evet aklıma geldi şimdi yandık…

Ben iki kere yandık diye düşünmüştüm ki, Sabah’tan Yılmaz Özdil’in komplo teorisini okuyunca anladım ki 3 kere yanmışız..

Nasıl mı?

İşte nasıl yandığımızın tarifçesi;

1-)Önce o güzelim orman yandı. Selçuk’un tüm doğal güzelliği bir dehşet ve vahşet alanına dönüştü.. Yangın alanında binlerce hayvan canlı yanarak can verdi. O kibriti kim çaktıysa bir trilyon kere Allah belasını versin… O kim veya kimlerse biliniz ki kendileri cinayetten sanıktır…

2-)Yangın tam Meryem Ana’ya gelirken durdu. Gazeteler öyle yazıyor. 1.5 kilometre kala ateşin feri gitmiş… Tabi bu canla başla çalışan canlarını hiçe sayan, elindeki ilkel imkanlarla yangını söndürmeye çalışan itfaiye teşkilatının ve onun kahraman –evet kahraman diyorum ve bu kesinlikle hamaset değildir- erlerinin başarısıdır. Ancak hıristiyan yobaz onu öyle demeyecek ve “Meryem Ana’nın gücü yangını durdurdu” masalını anlatacak bunda bir hikmet arayacak.

Yakındır bu “ilahi söyleme!” duyarsınız.. Burada kalırsa iyi senaryo. Bu akın akın Selçuk’a turist gelecek demektir.

Ama burada kalmazsa şu sözü de duyacaksınız;

“Müslüman Türkler hıristiyan değerleri korumayı beceremiyor. Biz koruyalım”

Abartılı mı?

Hayır… İstanbul için söylenenleri bir hatırlayın.

Ne dediler?

Hıristiyan değerleri korumak için İstanbul uluslararası bir kent olmalı ve yönetimi uluslararası bir kuruma devredilmelidir. Aynı şeyi Hz. İbrahim’in memleketi (Güneydoğu Anadolu) için Avrupa Birliği önermedi mi?

Dileriz yanılırız…

Ama hazırlıklı olmakta fayda var.

Gelelim üçüncü varsayıma; Yılmaz Özdil’in varsayımına…

3-) Doğrudur. Papa gelecek ve Meryem Ana’yı ziyaret edecektir. PKK baştan bir dehşetli turizm propagandasının önünü kesmiş olabilir. Ama bu kesme harekatı 2. madde için de iyi bir kaynak teşkil edecektir. Hatta o “ilahi söylemi” Papa’nın ağzından bile duyabiliriz. Şunu unutmayın Papa doğal olarak çok iyi bir katoliktir.

Ve bağnaz Katolik inancına göre –ki Ortodokslarda değişik açıdan aynı görüştedir ve kendilerini hala dinsel anlamda Türklerin esiri olarak görürler- Türkler Avrupa’nın hıristiyan değerlerini yok etmişlerdir. Şimdi ise kırılası bir el Meryem Ana’yı yakmaya kalkmıştır…

Evet gördünüz değil mi?

Bu komplo teorilerinin ilk maddesi kesin doğru. Yangın bir sabotajdır..

Kim yaptıysa eli kırılsın. Çünkü söyleyecek başka sözümüz yok nasıl olsa yakalanmayacak. Belki göz boyamak için bir keçi çobanını birkaç gün içerde tutabilirler…

Bu bir sabotajdır, bu kesin dedik…

Neden mi dedik…

Çünkü yine aynı gazetelerde bir haber ve fotoğraf vardı.

O bölgede sıcaklık 50 derece, nem oranı yüzde 89…

50 derece sıcaklık yangın için gerekli bir sıcaklık. Orman ve orman dibindeki kuru otlar kızışıp kendiliğinden alev alabilir.

Ama herkes bilir ki nem oranı yüzde 90 ise bu olasılık neredeyse sıfıra iner… Çünkü o otlar doğal olarak havanın nemini alır ve ıslanır yanma şansı son derece azdır…

Bu bilgide .bir kaç gün önce ajanslara düşen bir haberden alındı. Çünkü orman yangınlarının az olmasının nedeni olarak açıklandı…

Bir başka not da yangının birkaç yerden başlamış olması…

Sonuç Türkiye için milyonlarca dolar zarar..

Kaybolan doğal hayat…

Yok olan hayvanlar…

Türkiye’nin kaybolan itibarı..

Ve birde bu kor olası bu korkular.

Bu bir paranoyamı…

İnşallah öyledir..

Yayın Tarihi : 22 Ağustos 2006 Salı 18:53:47


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?