Lübnan konusu ortalığı kasıp kavuruyor...
Takip ediyoruz...
Türk askeri oraya gitmeli mi?
Belli ki hükümet yine birilerine söz vermiş askeri oraya gönderiyor...
Ve yine belli ki; ordu bu gidişattan pek memnun değil. Büyükanıt’ın "biz gitmiyoruz gönderiliyoruz" sözlerin altında bu yatıyor...
Şunu diyebiliriz; asker sivil otoritenin emir komutası altındadır..
Doğrudur...
İtirazımız yok..
Ancak sivil otorite, ya hiç bir şey bilmiyor, ya da biliyor zoraki olarak bilmezlikten geliyor...
Dikkat ettik...
Lübnan'a gitmesin diyenlerin gerekçesi ne...
"Hizbullah'ın silahsızlandırılmasında önemli bir rol oynayacaksınız? Gizli görev sanırım bu…
Oysa bu muhalefet, Filistin'de seçim kazanan Hamas lideri Türkiye'ye geldi diye ayağa kalkmamış mıydı..
O zaman bu hükümete Hamasçı damgasını vurdular...Şimdi Hizbullah’ı koruma görevi muhalefete verilmiş...
Hizbullah, Lübnan'ı İsrail'den koruyor...Gerekçe bu mu...
Hayır...Çünkü aynı Hizbullah, Filistin'de de aynı işi yapıyordu...
Siyaset dürüstlük işidir...
Muhalefetinizi haklı gerekçelere oturtmak zorundasınız...
Lübnan olayı ile şehit anaların isyanı birleşince dehşetli bir toplumsal muhalefet başladı...
Bu AKP için kötü sinyal...
Tansu Çiller'e de aynı eleştireler gönderilmişti...
Tüm bu gelişmeleri takip ettik...
Ve Lübnan'a asker konusu bizim de ilgi alanımızda...
Türkiye Lübnan'a asker göndermeli mi?
İki pencereden de bakalım.
1-) Göndermeli, çünkü;
Eski bir Osmanlı toprağı Lübnan’da Türkiye'nin tarihsel sorumlulukları var. İsrail Lübnan çatışmasını bir de başka gözle bakın. Her ikisi de Osmanlı'dan üremiş devlet. Yani Osmanlı'nın çocukları... Ancak İsrail üvey kardeş... Sonradan üreme... Üvey kardeş diğer kardeşleriyle dalaşma halinde...
Türkiye Osmanlı'nın varisi olarak bu olaya müdahale etme durumunda.
Peki durum böyle mi?
Elbette hayır...Gidiş bu gidiş değil, talimatı emirli bir gidiş...
Yani yanlış...
Aynı pencereden görünen ikinci durum ise, Türkiye Özalizm’i devam ettirip gizli gizli "Büyük Osmanlı Projesi"ni (BOP) yeniden yeşertebilmek için oralara gitmeli mi?
Yanıt yine hayır...
Bu bizim talebimizle değil, Osmanlı'dan üreme olduğunu kabul ettiğimiz ülkelerin talebiyle olur. Bu bir nevi Comenvelt veya Avrupa Birliği gibi sadece güç birliği şeklinde olabilir...
Öyle bir talep de yok...
Son soru...
Peki Lübnan bizi çağırdı mı ülkesine...
Yanıt yine hayır...
O halde bizim işimiz ne Lübnan'da...
Hiç bir haklı gerekçemiz yok... Göndermeli desek bile, bir gerekçe üretemiyoruz...
2-)Göndermemeli...
Niye diye sorduğumuzda kimsenin beklemediği bir gerekçemiz var... bu işin sonunda Sözde Ermeni Soykırımı iddiaları bir kez daha gündeme gelecek...
Neden mi?
Anlatalım...
Soykırım iddiasında bulunan Ermenilerin büyük bölümü Lübnan'da oturanlardır.
1915 yılındaki tehcir olayında yaklaşık 650 bin Ermeni trenle bindirilmiş ve 400 bini aşkını Lübnan'a yerleştirilmiştir. (bu rakamlar Ermeni liderlerinden Bogos Paşa'nın belirttiği ve Paris antlaşmasında kayda geçen rakamlardır. Ermeni Bogos Paşa bu belgeyi imzalamıştır. Oysa bu belgede ölüm rakamlarının bile oldukça abartılı olduğu bilinmektedir)
Şimdi Lübnan'a konuşlanacak Türk Barış gücü kesinlikle Ermeni tacizine uğrayacaktır.
Eğer bizimkiler yanıt verirse "sözde soykırım iddiaları" bazıları tarafından dehşetli bir şekilde gündeme getirilecektir...
Bizimkiler yanıt vermez ve bir askerimiz oralarda şehit olursa bu kez içerde tepkiler hızla büyüyecektir...
Yani barış üretmeye değil yeni bir sorunun başlangıcını yani yeni bir çıban başını üretmeye gidiyoruz...
Türk askeri Lübnan'da ki ateş arasına atıldı ve sıkıştı...
Dileriz askerimiz kazasız belasız oralardan çıkar gelir...Aksi halde onulmaz yaralar açılacaktır...
Bir Ermeni'ye sıkılan kurşun tüm dünvayı ayağa kaldırır...
Neden mi?
Çünkü inanışa göre, dünyada Hıristiyanlığa ilk kabul eden kavim Ermenilerdir. Özelikle Ortodoks camia için bu çok önemli...
Yoksa bu soykırım iddiası nereden çıktı sanıyorsunuz..
Ermeni-Yahudi dostluğu var mıdır sorusuna ise, ikisi de birbirini yalnız yakalasalar gözlerini oyarlar dersek abartmamış oluruz...
Bunun dinsel bir gerekçesi var, biraz önce zikrettik...
Ayrı bir durumda şu...
Lübnan Osmanlıya ilk ayaklanan vilayetlerden... Hıristiyan olan Beyaz Arapların İngiliz işbirliği ile Osmanlıya yaptıkları unutulmaz.
Tüm bu gerekçeleri saydıktan sonra Türk askeri Lübnan'a gitmeli mi?
Yanıtını siz verin...
Yayın Tarihi :
12 Eylül 2006 Salı 11:29:13