Yaz bitti bitecek…
Dışarıda tam bir sonbahar yağmuru var...
Soğuk… Sanki kış habercisi…
ABD’li bilim adamlarının hazırladığı bizimde köşemizde kısmen yer alan rapor gerçekleşti.
Çok sert bir kışın ardından kısa süren ama ortalığı yakıp kavuran bir sıcaklık…
Cehennem sıcakları…
Sonra bir gece yatıyorsunuz, sabah uyandığınızda sonbahar gelivermiş…
Pek rastlanır bir durum değil…
Neden..
Neden’i basit…
Duyarsızlığımızı, hassasiyetimizi kaybettikte ondan...
Her ne kadar bizim “ziyaları kendilerinden menkul iki ayaklı lambalarımız” “hassasiyetin” zararlı olduğunu söyleseler de biz tam tersini düşünmekteyiz…
Son bir hafta da 3 olay bizi çok derinden yaraladı.
Bu kadar duyarsız bir toplum nasıl olduk?
Sorunun cevabını ürkerek veriyorum
Galiba “ziyaları kendilerinden menkul iki ayaklı lambalar” bu işi bozdular ve tüm “hassasiyetlerimizi rafa kaldırmayı” başardılar…
Duyarsız bir toplum olduk..
Duyarsız toplum ilkel bir topluluktur…Bu saptamayı lütfen not ediniz.
Gelelim 3 konuya.
1-) Geçtiğimiz hafta Bodrum, Kuşadası, Selçuk, Fethiye’de gibi turizm bölgelerimizde başlayan yangınlar, günlerce sürdü…Eskiden kovasını alan vatandaş bu kez kahvede pişpirik oynamaya devam etti..
Kimi tanıklara göre, yangın başladığında ihbarı alan bazı kamu kurumlarının yöneticileri “bizim görev alanımız değil” diyerek baştan savmışlar…
Kahvede pişpirik oynayan vatandaşta, “bize ne devletin görevi demiş”
Bunun adı nedir?
Yangın nasıl çıktı. Bilen yok…
Sonra TV’lerde görüntülü bir haber…
İnandırıcı gibi, olması yüksek…Ammmmmmaaaa…..
İşte ammmmmaaaa görüntüde saklı…
Habere göre; ormanın içinden yüksek gerilim hattı geçiyor. Rüzgar gerilim hatlarını birbirine değdiriyor ve çıkan kıvılcım ormanı yakıyor..
Bu makul ve akla yatkın bir senaryo…
Ama ortada bir garabet, TV muhabiri trafonun başında “yangın tam buradan çıktı” diyor ama görüntülere bakınca ortalık yemyeşil….
Yani kıvılcım çıkmış ve 1 kilometre öteden yangın başlamış…
Olur mu olur yani(!)
Aklımıza gelen soru şu…
Turizm Bakanlığı bu her bölgeye ilave 100 bin yataklık tesis düşünüyor. Ama bildiğimiz kadarıyla ağaç olmayan tek bölge yok…
Bu yanan bölgeler yeniden ağaçlandırılacak..
Acaba ne kadarı…
Bu bölgelerin bir kısmı bu otellere tahsis edilebilir mi?
Olmaz olmaz demeyin, zamanını bekleyin…
Cümle alem “YTL ve $” peşinde olduğundan hassasiyet falan kalmayabiliyor…
Kimi bizim görevimiz değil diyebilir, kimi kahvede pişpirik oynayabilir…
Devlet mi ne yapıyor…
Bilmem…Zaten hiç bilemedim…
Xxxx
Gelelim ikinci ve üçüncü konumuza…
Bir arkadaşımıza gösterdiğimiz hassasiyetten dolayı birkaç gündür Mimar Sinan Balık Festivali’ne gidiyoruz.. Onunla beraber olmak zorundayız…Yalnız kalmamalı…
Birkaç gün önce yine oradayız ve bir anons duyduk…
4 ve 1.5 yaşında iki kız çocuğu kaybolmuştur…Bulanların insaniyet namına…
Peşinden saz ekibi…
-Hani yada benim 50 gram parsam…
Sıra gecesi yapıyoruz…Kimsenin kaybolan çocuklarla ilgilendiği yok…
Oysa bundan birkaç yıl önce olsaydı; o sahnede kendini sanatçı sanan türkücü programı keser etrafı polis doluşturur, her yer didik didik aranırdı…
Ve o çocuklar o gece bulunmadı…Sonuçtan da bilgim yok…
Eee….Türkücülere, şarkıcılara sanatçı derseniz ağzı laf bile yapmayan kişileri kanaat önderi seçerseniz toplu işte bu noktaya gelir…
“Hani yada benim 50 gram pastırmam…
Çocukta kaybolsa ben o işlere aldırmam”
İşte... inanç duyarlılığı geliştireceğini iddia eden bir iktidarın yarattığı Türkiye…
Ve bu sessizliğe seyirci kalan birileri….(yani ön sıradaki protokol)
Abartma mı diyorsunuz..
Buyurun neyi, ne kadar abartmışız…
30 Ağustos Zafer Bayramı günüde aynı yerdeyiz. Sahnede ezik duygulu şarkıcı,. Bu ezikliğini paraya tahvil etmeyi becermiş şarkı kılıfında bas bas bağırıyor…
“Telefonun ucundaki şerefsiz”
Ahali (güruh mu demek lazım) çığlık çığlığa…
Adam şarkı söylüyorum diye bağırmaktan helak oldu biraz soluklandı… O sırada 10 yıl marşı çalmaya başladı…
Adam, “Şerefsiz” deyince çıldıran o “ahali”den tık yok…
Zafer Bayramı kimin umurunda…
Oysa şimdi bu zaferin 84 yılını kutladık…
İşte bir ülkenin kazandığı ve özgürlüğe giden yoldaki en büyük başarıya gösterdiğimiz saygı, duyarlılık ve hassasiyet..
Nasıl bir toplum ammaaa.
Yüreğiniz yanmaz mı…
Xxx
Son bir not daha…
Zafer Bayramı tüm ulusumuza bazılarına inat kutlu olsun..
Bu bayram büyük coşkularla kutlanmaya değer en güzel bayramlardandır…
Yayın Tarihi :
31 Ağustos 2006 Perşembe 18:48:56