23
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Zürih Zirvesi ve gizli rapor

Geçtiğimiz günlerde bir yazımın altına internette dolaşan bir paragrafı eklemiştim...

İddiaya göre “Brüksel Hükümet ve Başkanlar Zirvesi Sonuç bildirgesi”nin 23. maddesi Türkiye’nin parçalanmsına yönelik bir maddeydi...

Çok eleştiri aldı...

Bana gelişte çıkış noktası Ankara’ydı ve bu iddiayı ilk noktadan teyit etirme gereğini duydum... “TBMM” çıkışlı olduğunu söylediler... Daha sonraki aramalarımda ise numara hiç cevap vermedi...

Kimliği bizde saklı bu kişi önemli biri...

Daha sonra internet sayfalarına girdim, aradığım şeyi bulamadım...

Ardaığım şey Brüksel Zirvesi’nin sonuç bildirgesiydi..

Aslına bakarsanız Çerçeve Antlaşması’nın da tam metni yoktu...

Şaşarıdm...Şaşarıdım, çünkü Türkiye’nin en büyük Medineyit Projesi diye takdim edilen bir konuyla ilgili Dışileri Bakanlığı’nın bile sitelerinde metin minik bsir özet halindeydi..

İlginç...

Bu ilginçliiği gören sadece ben değilim tabi...

Eski Başbakanlardan Ferit Melen’in oğlu Prof. Mithat Melen, Haber Türk’te katıldığı Aynanın Arkası programı’nda ağzından bir söz kaçırdı.

Ancak Melen’in daha önce yaptığı açıklamalar ise daha çarpıcı.

“Ben stajımı AB’de yaptım. Müzakereleri izledim. Nasıl yaplıdğını bilirim”

Yani Prof. Melen ben b.u konuda Türkiye’deki en yetkin iki üç kişiden biriyim dedi ve ekledi;

Ekleme mealen şöyle:

“Benim bildiğim İngilizceye göre, bu metin Güney Doğu’da kurulcak bir Kürt Devletini tanıyın diyor”

Bir arkadşımız Prof. Melen’e ulaştı ve sordu... Melen, o e-posta’nın kendisine de geldiğini, ama ciddiye almadığnı söyledi...

TV’deki sözlerini sorunca da

-Evet, o cümleyi söyledim...Ama ben hukukcu değilim...

Bunun tercümesini yapmak istemiyorum...

Bu e-posta aslında 2-3 ay önce düştü ekranlara...

Kimilerinene göre kamuoyu hazırlanıyordu, kimilerine göre ise palavraydı...

Hiç kimse bunun bir “gizli madde olabileceği” kuşkusunu taşamıyordu.

Taşımamamasıda son derece doğaldı...

Bir birlik bünyesine aldığı bir ülkeyi parçalama noktasına gireblirmi..

Dikkatimi çeken bir başka olay ise, bazı “kişiler” AB’yi öyle ateşli savunmaya çalışmıyorlardı.

Hata öylesine eleştiriler yöneltiyorlardı ki, biz o denli eleştiriye pek başvurmamıştık..

Ne oldu...

Bilmem..Cevabını o kişiler verecek...

Ancak birkaç gün önce Cumhuriyet Gazetesi’nde bir röportaj yayınlandı...

Röportajda başlık “Türkiye’de bir iç savaş tehlikesi” olduğu...

Kısaca artan olayların Türkiye'yi iç çatışmaya sürükleyebileceği belirtiliyordu.



Cumhuriyet'te yayımlanan ELÇİN POYRAZLAR imzalı haber Türkiye’de çodk tartışılmadı...

Belkide gizlenenen bu ani çarkın nedeni de bu...

Belkide o sözünü ettiğimiz 23 madde “rezervli gizli madde olarak” kalacak...

Neden mi...Aşağıda ki roporta alıntılarını okuduktan sonra daha iyi anlayacaksınız...

“İç savaş çıktı... Dış destekli bir çabayla bi iş sonuçlandı...”

Şimdi dikkat... Bu komplo teonrisin dikkatle okuyun ve tuzağı daha iyi görün...

Kurulacak devlet dünyanın en zengin devleti olmaya aday bir devlettir...

Bu devlet elbetteki Aşağı Mezopatamya ile birleşecektir...

Aşağı Mezepotamya petrol zengini, yukarı mezapotamya ise Parran Ovası ile zenginleşimiş bir akarlura ver barajlar üylkesi...”

Yani hem yukarıda, hemde aşağıda para var...

Amerika Kuzey Irak Kürtlerine Irak’ı bir Künrt devleti olarak teslim etti...

Ama Barzani- Talabani ikilisinin gözünde Irak yok...kuzey Irak ve GAP var...

ABD Kuzey Irak’taki PKK’ya neye dokunmuyor sanıyorsunuz...

İşte tüm bunlar olursanın hukuki gerekçesi hazırlanıyor...

Şimdi sadece bu bölümünü okuyacağınız 123 sayfalık rapor “gizli iç bilgilendirme raporu” 123 sayfanın içinde neler yazdığı pek billi değil...

Bilmemiz istendiği kadarı anlatılmış..gerisi hala muaamma...

İşte haberden kıs alıntılar:

“BRÜKSEL - Avrupa Birliği (AB), Türkiye'deki terörün olumsuz siyasi sonuçları olacağı ve ülkenin iç çatışmaya sürüklenebileceği endişesini taşıyor. Cumhuriyet' in ulaştığı AB Komisyonu'nun Türkiye'ye yönelik ''Katılım Öncesi Aylık Genel Değerlendirme Raporu'' nda, uzun sürecek bir terör ortamında ordunun siyasi gündeme egemen olacağı, ülkenin içe kapanabileceği, reformların yavaşlayacağı ve Türkiye'nin iç çatışmaya sürüklenme riski bulunduğu yolunda görüşler ifade ediliyor. Komisyonun Türkiye'nin yaz dönemindeki siyasi ve ekonomik değerlendirmelerinin ayrıntılı bir biçimde yer aldığı ve eylülde bazı Avrupa Parlamentosu (AP) üyelerine gönderilen iç tüketime yönelik 123 sayfalık gizli belgede, terör, ifade özgürlüğü ve insan hakları başta olmak üzere Güneydoğu'daki durum, sivil-asker ilişkileri, dernekleşme, kültürel haklar ve vakıflar yasası konularında Türkiye'deki durum inceleniyor. Türkiye'de terör sorununun ele alındığı raporun giriş bölümünde Türkiye'de Avrupa'nın genel olarak PKK'ye destek verdiği görüşünün hâkim olduğu belirtiliyor. Türkiye'de siyasi ortamın daha da kötüleşmesinden kaçınmanın gerekliliğine işaret eden raporda böyle bir dönemde Ermeni meselesi konusunda ısrar edilmemesi gerektiği görüşü iletiliyor.”

Raporun terörle ilgili maddesi şöyle:


Terör: Türkiye'de son dönemde yaşanan siyasi belirsizliğe dikkat çekilen raporda, terör saldırılarının arttığı ve Güneydoğu'da askeri operasyonların yeniden başladığına işaret ediliyor. Erdoğan'ın bölgede yaptığı açıklamalarına ''siyasi bir risk aldığı'' yönünde yorum getirilen raporda, Türk devletinin kırmızı çizgilerinin ''tek devlet, tek ulus, tek bayrak'' olduğu işaret ediliyor. Ordu: YAŞ, Milli Güvenlik Kurulu'na yönelik olarak gelişmelerin ayrıntılı olarak yer aldığı belgede, Türkiye'de liberal çevrelerin AB karşıtı 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon' un görevine Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ' un gelmesini memnuniyetle karşıladıkları belirtiliyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkük' ün ''ılımlı, demokrat, AB destekçisi'' olarak tanımlandığı belgede, Özkök'ün İslami çevrelerde beğenildiği ve Kemalistler tarafından eleştirildiği ifade ediliyor. Belgede Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt' a yönelik olarak ''katı çizgide'' olduğu yorumu getiriliyor.

Raporun Kıbrıs’la ilgili bölümüde ilginç. Raporda, Ankara Anlaşması ek protokolünün imzalanmasına yönelik olarak AKP hükümetinin ''Çok tartışmalı bir adımı göze batmadan idare ettiği'' yorumu getiriliyor. Hükümetin bu olay için uzun süredir medya ve kamuoyunu hazırladığının ifade edildiği raporda, Türk basınında ek protokolün imzasının yankılarının tahmin edilenden daha ılımlı olduğu söyleniyor.

Raporun bir paragrafı ise dahada ilginç... Hatta bu bölümü siz hatırlayacasınız... Sıcak para ile ilgili yazdıklarımızla rapor bire bir örtüşüyor...Yani Türkiye’de ekonomik iyileşme sadece bir makyaj olduğunu AB’nin gizil raporu ortaya koyuyuor... Ülkede özelleştirmenin arttığına dikkat çekilen raporda, 2005'in ilk çeyreğinde ekonomik etkinliklerin azaldığına işaret ediliyor. Türkiye'nin bütçe açığının büyüdüğüne vurgu yapılan raporda, yabancı yatırımcılar için Türkiye'nin bir ''sıcak para'' ülkesi olduğu ifade edilerek ticaret açığının bu ''sıcak para'' ile finanse edildiği bildiriliyor.

Şimdi tüm bu bilgiler ışığında internette dolaşan 23 maddenin var olması veya olmaması sizce neyi değiştirir...

Elin oğlu diyor ki; Türkiye iç savaşa doğru gidiyor...

Başka söze hacet varmı...

Ama yanılıyor...

Biz bu işi kendi aramızda zsize inat en barışçı şekilde çözeriz...

Senin AB’in seni olsun...

Biz gerçek ve art niyetsiz. ABD ve onun yalakısı Almanyea ve İngiltere’nin mertce oynadığı bir barış Avrapısı istiyoruz...

İşte o AB’ye hepimiz koşarak gireceğiz...

Korkmayın serbsat dolaşım hakkıda istemeyiz...

Yeterki siz tarihinizle barışın...

O tarih nedeniyle intikam peşinde koşmayın..

Biz düsturumuzu hala değiştirmedik...

Yurtta sulh...Cihanda sulh...

Kemalizim geleceğin dünyasını böyle çiziyor...

Hani o sizin askıya almak istedğiniz kemalizm...

Yayın Tarihi : 17 Ekim 2005 Pazartesi 12:19:38
Güncelleme :27 Aralık 2005 Salı 15:19:13


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?