19
Mart
2026
Perşembe
BÜROKRASİ-BÜROKRAT

Kadrolaşma yok mu?

Hürriyet'ten Şükrü Küçükşahin, Tayyip Erdoğan'ın, kadrolaşma iddiaları ile ilgili sözlerine başka bir iddia ile cevap verdi. İşte kadrolaşmanın boyutu:

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Ertuğrul Özkök’ün kadrolaşma iddiaları ile ilgili sorusuna, "Bunu kabul etmem mümkün değil" diye yanıtladı.

TSE, Odalar Birliği’nin de etkin olduğu kamu kuruluşlarından biri.

Bu nedenle önceki başkan Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kenan Malatyalı görevini mayısta Konya Ticaret Odası Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil’e bıraktı.

Şimdi bir bakalım, böylesi bir kurumda bile kadrolaşma nasıl?

1996’da Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın özel kaleminde çalışan Aziz Yılmaz, RP kapatma davasından siyasi yasaklı çıkan Şevki Yılmaz’ın ağabeyi.

Refahyol’dan sonra kamudan ayrıldı; iki yıl önce, 59 yaşında TSE’ye döndü.

Ama Ankara’da gören olmadı, görevini hep Gebze’de yaptı.

TEDVİREN ATAMA

Yılmaz, 26 Şubat’ta, Malatyalı’nın olmadığı Yönetim Kurulu toplantısında, Denetim Merkezi Başkanlığı’na koşulları uymadığı için tedviren atandı.

Kendisi hálá Gebze’de oturmaya ve oradan çalışmaya devam ediyor.

Bu işin görev yeri Ankara olmasına rağmen Yılmaz’a tanınan bu ayrıcalığın bir nedeni olmalı. TSE Personel Yönetmeliği’ne göre, bu göreve atanan kişi, tercihen İngilizce, Almanca veya Fransızca bilmeli; en az dört yıllık üniversite diplomalı; standardizasyon, kalite, belgelendirme, laboratuvar, meteoroloji ve benzeri konularda bilgi ve deneyim sahibi olmalı.

Bu durumda Başbakan bir sordursa; orada, bu niteliklere uygun, dört yıl dirsek çürütmüş, kurumda yıllardır çalışan kimse yokmuş da, bir tek iki yıllık mezun Yılmaz mı bulunmuş?

Kurumu yakından izlediği bilinen Başbakan, TSE’nin Yönetim Kurulu’na da Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürü Hüseyin Tekin’i atadı.

Ardından kardeş Ahmet Tekin Denetim Kurulu üyesi yapıldı.

Acaba Başbakan bu atamayı etik, verimli, adil, işlevsel buluyor mu?

Çiçeği burnunda Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ise Denetim Kurulu’nun diğer üyesi oldu; şanslı doğrusu, tanıdıklarla çalışacak.

Hürriyet/Şükrü Küçükşahin
Yayın Tarihi : 28 Temmuz 2008 Pazartesi 18:03:03


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
İzzet Kütükoğlu IP: 85.104.150.xxx Tarih : 14.08.2008 16:13:11

Siyasi kadrolaşma ülkeyi mahfeden, devleti işlemez hale getiren, görevini yapmak isteyen devlet memuruna engel olan, devlet memurunu gayrı ahlaki işlere bulaştıran, ülkenin ve milletin zarar gördüğü bir hastalıktır. gelmiş geçmiş bütün hükümetler kadrolaşmışlardır. işlerine gelmeyen bürokratları görevden alıp, emir kulu, yandaş, aynı zamanda sırdaş kişleri makamlara atamışlardır. Şu hükümet bu hükümet ayırımı yapmak cehalettir! Üstüne üstlük " her hükümetin kendi bürokratı ile çalışması doğal sayılmalı." şeklinde fasit anlayışlar gelişmiştir. Peki bu yanlış uygulama nerede yol buluyor? TC anayasasında bürokrat vali atamalarına dair bir hüküm yoktur. İlgili maddde: yürütmeile ilgi 128. maddedir. !28. madde çok önemli bir madde olmasına karşın yok hükmünde düzenlenmiş bir maddedir! bu maddede mealen denilir ki; Devlet işleri memurlar ve diğer çalışanlar ile görülür, bunların atanmaları kanunla belirlenir! Bu şu demektir: Anayasa yapıcısı diyorki, devlet işlerini bürokratlar yürütür. bunların nasıl atanacağı benim umurumda değil! Koskoca ülkede herkes hükümetin kadrolaştığını söyler durur. ama hiç kimse anayasanın ilgili maddesine bakmaz. 128 madde şeytanın yattığı yerdir! anayasanın sadece 128. maddesini mükemmel hale getirerek farklı bir Türkiye var etmek mümkündür. Bu konudaki görüşlerimin detayını, "Seyir defteri atilla ilhan sanat kültür vakfının sitesinde bulabilirsiniz. Saygılarımla.